kapat
27.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

Naim Türkiye'de

Uzun ve riskli bir yolculuğun ardından Naim Süleymanoğlu olarak Türkiye'dedir. Artık yeni bir hayat ve şampiyonluklar vardır önünde

14 Aralık 1986...Türkiye gazetelerinin manşetlerinde o gün şu başlıklar yer alır; "Selam Türkiyem", "Süleyman Vatanında", "Şampiyon halterci bize sığındı!" "Süleyman özgürlüğe uçtu" Evet, yeniden Naim Süleymanoğlu'dur adı!..

İşte, zorlu, uzun ve tabii ki riskli bir yolculuğun sonunda 32 kısım tekmili birden bir iltica öyküsüdür yaşanan! Her şey geride kalmıştır. Sadece Türkiye değil, hem Bulgaristan hem Batılı ülkeler "dünya şampiyonu haltercinin" casusluk operasyonlarıyla süslü bu iltica serüvenini mercek altına alır!

Batı ülkeleri, soğuk savaşın da etkisiyle Naim Süleymanoğlu olayını kampanya halinde sosyalist sistem aleyhine çevirir..

KÖYÜNE KAHRAMAN GİBİ DÖNDÜ
Bu arada dönemin başbakanı Turgut Özal da operasyona damgasını vurmuş, olmanın rahatlığıyla hem fırsatı kaçırmaz. Naim'i manevi oğlu ilan eder, her gittiği yere, meydanlara, toplantılara götürür, "cep herkülü"nü yanından hiç ayırmaz!

Sonraki yıllarda..

Hayat, ona Türk milli takımı forması altında dünya halter literatürünü sarsan ve bir daha erişilmesi güç şampiyonluklar verecektir tabii.

Ve hayat ona uzun yıllar boyunca ambargolu bulunduğu için gidemediği köyüne, kendi ifadesiyle ilticasından 11 yıl sonra kahramanlar gibi gitmek de nasip edecektir. Öyle bir köydür ki bu, hastaneye yetişemediği için mezarlığında doğduğu, iltica ettiği için Jivkov tarafından cezalandırılıp yolu suyu elektiriği yapılmayan bir köydür. Ama şimdi artık Naim'le anılacaktır!

Evet..

Onun hikayesi "ağırlıklara kafa tutan bir sporcu"nun özeti değildir sadece. Bu ağır hikayede...

Gizemler, bilinmezlikler, otoritelerle dolu bir sistemin iç çelişkileri, dış yansımaları da var. Bu sistem etrafında yıllarca oynanan Batı entrikaları da.

SONRAKİ YILLAR...
Daha 16 yaşında elde ettiği dünya şampiyonluğu da! Ve bu ilk büyük başarılar karşısında şımarmama hali de!

Hala kırılamayan ve kimseye kısmet olmayan rekorların öyküsü de. Yani üç kez olimpiyat şampiyonluğundan dokuz kez dünya şampiyonluğuna kadar!

Ve bu hikayede yine bu tutku sonucu "sen dördüncüyü de elde edersin" diyen dost sözlerinin rüzgarıyla sahiden de dördüncü kez olimpiyatlara katılan bir haltercinin sıfır çekme hezimeti de var!

Şöhretli olmanın çelişkileriyle, magazin rüzgarına kapılmakla, özel hayat belirsizlikleriyle sürüp geçen, bazen hatalarla, bazen de şöhretinin doruğundareklam oyunculuğuna soyunmasıyla devam eden yıllar da.

Bulgarlar'a örtülü ödenekten para
Özal, Naim için 1 milyon 250 bin dolar verip spora dönmesini sağladı. Naim, "Şimdi Ortega için bile 22 milyon dolar ödeniyor" diyor.

* Hemşerilerinin Türkiye'ye akınında nasıl bir payın var?

Dönemin başbakanı... 89'un ilk aylarında evde saat 830, telefon çaldı. O zaman ben de Ankara'da oturuyorum. "Ne yapıyorsun işin yoksa çay içelim" dedi. Ben de "Efendim evde oturuyorum, televizyon seyrediyorum" dedim. Hemen atladım arabama, gittim konuta. Başbakanlığa. Başbakanımız şunu sordu "Bu duvarlar çok karıştırıyorlar ortalığı, kaldırsam sınırları, kaç kişi gelir ?" Ben "İki milyondan fazla Türk var" dedim. "Onların hepsi gelir. Çingeneler de gelir, Bulgarlar da gelir"dedim. "Bulgarlar niçin gelsin ki" dedi. "Onlar burayı kullanırlar, Avrupa'ya Amerika'ya giderler" dedim. "Aklıma gelmemişti"dedi.

* Sahiden Amerika'ya mı giderler?

"Evet, çünkü sonuçta orada Bulgaristan'da bir baskı vardı. Sonunda oradaki rejimde yıkıldı. Ertesi gün televizyon seyrediyoruz, haberlerde sayın başbakanımız konuşma yapıyor. "Sınırı açıyorum" dedi. Hatırlarsanız yüzbinlerce insan, çantasını kapıp Kapıkule'ye koşmuştu. Tabii ki zor günlerde buraya gelenler oldu. Sonra geri dönenler oldu. Öyle bir dayanışmamız olmuştu rahmetli Turgut Özal'la.

* Örtülü ödenek meselesine gelirsek...

İngiltere'de Olimpiyat toplantısı yapılıyordu.. Benim Türkiye adına yarışmam için, Türkiye'yle Bulgaristan'ın anlaşması lazımdı.. Olimpiyat Başkanı 'Naim şu ya da bu biçimde yarışmalıdır' diyordu. Hep birlikte Londra'da oturduk. Ajanlar diplomatlar, bizimkiler herkes orada! Bana sordular Bulgarlar. 'İltica mı ettin kaçırıldın mı.' Ben Türkçe konuşuyordum ve kızıyorlardı bana. Hatta toplantıyı terkedeceklerdi. Sonunda Bulgarca konuştum, iltica ettiğimi, baskı içinde olduğumu falan. Onların derdi "biz seni yetiştirdik, bunun karşılığı olması lazım" diyorlardı..

* Sonunda bir para ödendi onlara..

Evet, bir milyon ikiyüzelli bin dolar ödendi.. Rahmetli Özal parayı verince 'Naim yarışabilecek mi' diye sordu. Evet cevabını alınca, para ödendi ve olimpiyatlara katıldım.

* Örtülü ödenek yani..

Örtülü ödenek lafı ilk kez burada açıklandı. Daha önce ne olduğu bilinmiyordu. Bonservis gibi bir şey oldu yetiştirme parası aldılar. Aslında benim olimpiyatlara girmemi istemiyorlardı. Şampiyon olacağım, basın toplantısı yapıp rejim aleyhine konuşacağımı düşünüyorlardı. Bütün meseleleri buydu, ama sonunda parayı alınca çaresiz kaldılar, kabul ettiler. Tabii tüm bunlar benim daha çok sorumlu olmamı sağladı. Aslında düşünüyorum da benim için 1 milyon dolar ödenmiş, şimdi bir Ortega için 22 milyon dolar ödenebiliyor!

* Sonunda her şey geride kaldı. Şampiyonluklar, olimpiyatlar.. Çok alışmıştın görkeme, şimdi biraz sıkılıyorsundur!

"Tabii her şeyin bir sonu var.. Ama yine spordan kopmadım. Şimdi hem Türkiye hem Dünya Halter Federasyonu Asbaşkanı'yım. Dünyayı gezip duruyorum. Genç haltercilerin yetişmesi için uğraşıyoruz. İstanbul'daki günlerde çocuklarımla ilgileniyorum! İyiyim yani!

İşte cep herkülü
Evet, Bu hikayede, asrın göçlerinden birinin ayrıntıları da var. Kapıkule'nin açılması halinde Bulgaristan'dan göçüp gelen yüzbinlerce Müslüman Türk'ün çarpıcı öyküsü de. Ve bu öyküde Naim Süleymanoğlu'nun nasıl kilit bir rol üstlendiğinin ilginçliği de.

Evet, kısacası bu hikayede.

Bütün zamanların halter şampiyonu Naim

Süleymanoğlu'nun, yani erken yaşlanan ve bu yaşlılığa dair şaşkınlığı devam eden bir cep herkülünün, çok uluslu bir sporcunun.

Bir yudum öyküsü var!..

Nebil Özgentürk'ün hazırlayıp sunduğu Bir Yudum İnsan-Naim Süleymanoğlu belgeselinin tekrarı, 29 Haziran Pazar saat 15.00'te atv'de


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır