kapat
23.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL


SAVAÅž AY


Dekoru tutukla ÅŸairi sustur!..

Geçmiş olsun ey ahali. Az kalsın bölünüyorduk. Şükür ki son anda kurtulduk. Hakkari'de her an uyanık bazı devlet görevlilerimiz büyük bir felaketin eşiğinden döndürttü hepimizi. Bakın duyun da sarsılın Hakkari'de Mahir Günşiray'ın yönettiği Gavara adlı oyun oynanıyordu. Burada kullanılan dekorda bir sineklik vardı. İşte sayın görevliler bu sinekliğin sarı kırmızı ve yeşil olduğunu görür görmez "bölücülük propagandası he mi?" diyerekten duruma ve dekora derhal el koydular.

Cimbom n'olcek?..
Ayrıca Günşiray'ı da savcılığa çağırıp hesabını sordular bu densizliğin. Bu hassasiyetin trafik lambaları konusunda gösterilmesini ve aynı renklerle yanıp sönen bu bölücü sinyalizasyon araçlarının da derdest edilmesini bekliyoruz. Ayrıca Cimbom'a maçlarını çayır çimende değil, toprak zeminde oynattırmalarını diliyoruz.

İzmir fırtınası da atlatıldı
Bir başka müjde ise İzmir'den geldi. Orada da değerli ozan Ahmet Telli hakkında okuduğu, kendine ait bir şiirden dolayı dava açıldı. Telli 3 Kasım öncesinde Ege Üniversitesi bahçesinde öğrencilerle sohbet sırasında, bir şiirini okumuş ve Bornova Savcılığı "kamu kurumunda propaganda yaptığı" gerekçesiyle hakkında soruşturma açmıştı. Çünkü Telli milletvekili adayıydı. Orada kendi yazdığı şiiri bile okusa izinsiz propaganda yapmış oluyordu.

AB umudu topraÄŸa
Şimdi Ahmet Telli dostumuz aynen Mahir Günşiray gibi duruşmalara çıkıyor ve bölücü ya da propagandist değil, sanatçı olduklarını ıspatlamaya çalışıyor. Nur içinde yat Can Baba (Yücel) sen de bir şiirinde "koğuşu basan 'kara'ların saksıdaki sardunyayı nasıl tutukladığını" anlatmıştın. Yakındır biz bu kafalarla AB umutlarımızı da toprağa veririz, yan yana komşuluk edersiniz. Nur içinde yat.

Bakan güvence verdi
Ankaralı hanım okurumuzun şikayetini anımsayın. "Anıtkabir önünde bir beyaz minibüs yanına yanaşmış, içindekilerden biri bu hanımın üzerine elindeki pet şişeyi boşaltmıştı." Plakanın bir sivil polis ekibine ait olduğu iddia ediliyordu. Yazımın çıktığı gün hem de sabah saatlerinde İçişleri Bakanı Aksu aradı. "Çok üzüldüm Savaş kardeş. Elimizden geleni yapacağız. O hanımı da ben en kısa zamanda ziyarete gideceğim" dedi. Bakan kapattıktan hemen sonra bu kez Emniyet Genel Müdürü aradı. Dedi ki "Okudum ve çok sarsıldım. Araştırınca o plakanın 1998 yılına kadar polise ait özel bir plaka olduğunu tespit ettik. Gerisini birkaç gün içinde çözeriz." Hassasiyetleri hoşuma gitti. Ama esas mutluluğu suçlular yakalanıp cezalarını alınca yaşayacağız.

Şiire saygı
Hadi bu kadar laf etmişken Ahmet Telli'nin şu meşum şiirini de paylaşalım sizinle. Nasılsa seçim yasakları çoktan bitti. Kimse bize "ne propaganda yapıyon len?" demez.

Hâlâ koynumda resmin
"Sımsıcak konuşurdun, konuşunca

Irmak gibi, rüzgar gibi konuşurdun

Yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki

Çiğdemler, güller, mor

menekşeler açardı

Sımsıcak konuşurdun, konuşunca

Hâlâ koynumda resmin.

Dağları anlatırdın ve dostluğu

Bir ceylan gibi sekerdi kelimeler

Sesini duymasam çölleşirdi dünya

Dağlar yarılır ırmaklar kururdu

Bulutlar çökerdi yüreğime

Hâlâ koynumda resmin.

Gün akşam olur elinde kitaplar

Ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin

Bir kez bile unutmadın merhaba demeyi

Ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin

Bir dostun vurulduğu gün

Hâlâ koynumda resmin."

KIYMIK

KISA KALDI
Rüştü tırnaklarını kesmeseydi penaltıyı kurtarıyordu!..


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır