kapat
23.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL


Zor bir konu

Türkiye, AB'ye uyum paketleriyle evinin içine epey derleyip toparladı.

Şimdi sıra zorlu bir adımı atmaya geldi Doğu ve Güneydoğu'daki dağlarda Ankara'dan haber bekleyen bir avuç genci düze indirmeye. Ve bir de Kuzey Irak'ta sayılarının dört-altı bin arasında olduğu söylenen Türkiye'den gitmiş gruba silah bıraktırıp "yurda dön" çağrısı yapmaya...

Biliyoruz; kolay değil. Ancak kanlı bir sayfanın çevrilmesi, normalleşme sürecinin tamamlanması için bu adımı atmak şart, hatta kaçınılmaz.

Üstelik Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu bağışlama kararını almak için hiçbir zaman bugünkü kadar rahat, güçlü, özgüveni tam ve de demokratik bir konuma sahip olmadı.

Allah'ın bildiğini kuldan saklamanın anlamı yok. AB ve ABD de Türkiye'den toplumsal barışı tamamlama sürecini başlatacak bir adım atmasını bekliyor. Bu beklentilerin bir süre sonra tavsiye, hatta telkin düzeyine varacağı da sır değil.

Nitekim ABD'den gelen mesajlar da bu anlattıklarımızı doğruluyor. Haberlere göre, Kuzey Irak'ta, Talabani'nin denetimindeki bölgede bulunan Dalakoga kampında PKK-KADEK Başkanlık Konseyi üyeleri ile bir araya gelen ABD heyeti, "Silahları bırakıp Türkiye'ye dönmeleri durumunda, bölgelerinde güvenli yaşamalarını ve siyaset yapmalarını sağlayacak ortamı oluşturma" sözü verdi.

Kerkük'te görevli bir albayın başkanlık ettiği ABD heyetinin, PKK-KADEK'lilere "Türkiye'de mevcut hakların daha da genişletilmesi için biz de devrede olacağız. Gerekirse bir genel af da gündeme getirilebilir" sözü bile verdiği belirtiliyor.

Cesaret vermeliyiz
Peki, Türkiye bu koşullar ve gelişmeler çerçevesinde nasıl bir adım atabilir? Pişmanlık Yasası çıkarsa hem yetersiz kalır, hem de kıyameti koparır.

Pişmanlığı sildik. Onların istediği "genel af"ı hayli uzunca bir süre kimse aklından bile geçiremez. Adalet Bakanlığı "Yuvaya dönüş" adıyla ikisinin ortasında, kapsamı henüz tam çizilmemekle birlikte lider kadrosu elini kana bulamış olanlar dışında herkese kapıları açan bir yasa tasarısı üstünde çalışıyor.

Ancak iktidardan da, muhalefetten de Adalet Bakanlığı'nı cesaretlendirecek bir işaret henüz gelmiş değil.

Tabii işaret yokluğu, bunun kapalı kapılar ardında tartışılmadığı anlamına gelmiyor. En azından iktidar partisinde... Öyle olsa AK Parti'nin güçlü isimlerinden İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, KADEK'in organı Özgür Gündem gazetesine şu gerçekçi değerlendirmeyi yapar mıydı

"Pişmanlık Yasası'nın sorunları çözeceğini düşünmüyorum. Genel af da bir yoldur. Sosyal gerginlikleri biraz bertaraf etmek, insanları rahatlatmak, sosyal barışı sağlamak, demokrasi içerisinde hürriyetlerden tam faydalanmak için birçok yol vardır. Gerginliklerin devamına, Türkiye'de insanların kamplaşmasına, birbirlerine parmaklarını uzatarak hain-düşman ilan etmesine karşıyım. Ben bütün siyasi aflardan yanayım. Fakat geçenlerde hükümetin üst düzey yetkililerinden biri siyasi konjonktürün buna müsait olmadığını ve bunu düşünmediklerini söyledi. Hükümetin havası buysa ve genel bir kamuoyu havası meydana gelmemiş, böyle toplam bir formül geçerli olmayacaksa, hiç olmazsa siyasi af, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi doğrultusunda yeniden yargılama olmalı. Pişmanlık Yasası'ndaki gibi, kişinin haysiyetini ayaklar altına almakla değil; haysiyete, insan şerefine saygı gösteren prensipler dahilinde, hiç olmazsa tek tek ele alalım."

Türkiye gerçekten kritik günlerden geçiyor.

Bu zor süreçte hepimiz ama hepimiz sağduyuyla davranıp, ülkemizin huzurlu yarınları için, hükümete ve devlete yardımcı olmalıyız...

Mesajlarınız için: esafak@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır