|
 |
|

AHMET HAKAN
Küçük şeyler
Laila'nın işletmecisi Şefik Öztek'e soruluyor "Türklerin eğlence anlayışını nasıl değerlendiriyorsunuz?" Yanıtlıyor "Oryantalizm ruhumuzda var, dolayısıyla müziğimizde de var". Soruyu soran şaşırıyor ama nezaket kurallarını zorlamamak için "nasıl yani?" diyemiyor. Sadece şöyle diyebiliyor "Oryantalizmi nasıl tanımlıyorsunuz siz?" Şefik Bey, Laila'yı meşhur etmenin verdiği güven duygusuyla sorudaki "oryantalizm kavramından pek çakmıyorsunuz galiba" imasını dikkate almadan bildiğini okumaya devam ediyor "Ruhumuzda var, müziğimizde var. Oryantal bir parça duyduklarında eller havaya oluyor yani..." (Tempo dergisi. Son sayı)... Şimdi ben ne yapmalıyım? Yapıcı olup, Şefik Bey'e "yeni başlayanlar için oryantalizm" dersi mi önermeliyim? Yıkıcı olup 'cahil cesareti'nden mi söz etmeliyim? Siz karar verin..
* İstanbul Üniversitesi 550 yaşındaymış! Bu nedenle üniversite bir dergi çıkarmış. Buraya kadar her şey normal... Anormal durum derginin kapağını çevirdiğinizde ortaya çıkıyor. İlk sayfada Atatürk'ün resmi yok. Onun yerine Rektör Kemal Alemdaroğlu'nun fotoğrafı ve "Nice 550 yıllara" yazısı var... "Ne var bunda? Olabilir, unutulmuştur, atlanmıştır, neden çıkıntılık yapıyorsun?" diyebilirsiniz. Tamam, kabul... Hatta sizin hatırınız için üçüncü sayfadaki Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün orada ne aradığını da sormayalım. Ama herhalde Kemal Alemdaroğlu'nun hamiliğinde çıkan bir dergide, İstanbul üzerine de olsa Murat Belge ile yapılmış bir söyleşinin varlığına kafayı siz de takarsınız... Ne! Bunu da mı normal buluyorsunuz. Peki o zaman derginin son sayfalarında Necip Fazıl'ın İstanbul şiirinin yer aldığını belirteyim de biraz şaşırın... Yine mi şaşırmadınız. O zaman bana şunu söylemek hakkı doğar Hepimiz Kemal Alemdaroğlu'nu yanış tanıyoruz.
* Yorgun gözlerle kanallar arasında dolaşırken TGRT'de yayınlanan "Ebru Gündeş Show"a takıldım. Bir de ne göreyim İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, Ebru Gündeş'in konuğu... Ne güzel! Başkan anlatıyor, Ebru Hanım da tıpkı benim gibi can kulağıyla dinliyor. Gürtuna'yı dinlerken beni bir şeylerin rahatsız ettiğini fark ettim. Yok, hayır söyledikleri çok güzel şeylerdi İstanbul'dan, milletimizin ne kadar yardımsever olduğundan, kıt imkanlara karşın yapılan hizmetlerden filan söz ediyordu... Takıldığım bambaşka bir şeydi Çok apolitik bir siyasetçiyle karşı karşıyaydım! Sinirlenmeyen, tek bir karşıtı bile yokmuş gibi yapan, sinir bozucu bir şekilde sinirleri alınmış bir adam... Bana sahici değilmiş gibi geldi... Bilmiyorum, belki yanılıyorumdur.
* Tayyip Erdoğan'ın Ankara'daki evinin bulunduğu semte "Subayevleri" diyorlarmış. Daha önce de dikkatimi çekmiş ve içimden "tatsız bir şaka gibi" diye geçirmiştim. İşte bu "Subayevleri" semtinin ahalisi Başbakan'la komşu olmanın kıvancını yaşıyor. Erdoğan da bu kıvancın yaşanması için elinden geleni yapıyor. Son olay şu Semt pastanesinin bahçesinde komşularla dondurma yendi, kucakta da bir komşu çocuğu.. Fotoğrafa bakınca "Erdoğan halkla temas işini iyi biliyor"şeklindeki yargım güçlendi.
* Emre Altuğ, Aktüel'e soyunmuştu ya... Bu olayın 'ulvi' nedeni, geçen gece "Beyaz Show"da ortaya çıktı... Meğer Emre Altuğ, AKUT yararına soyunmuş! Nasuh Mahruki ile birlikte programa çıktılar ve bu tarihi (son zamanlarda tarihi sözcüğünü ne çok kullanıyoruz!) açıklamayı yaptılar. Beyaz ne mi yaptı? Güldürmek için fazla zorlanmadı.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|