|
 |
|

MANSUR FORUTAN
Canım acımadı
Geçen günkü yazımda bir güzellik salonuna gidişimden söz etmiştim.
Şükürler olsun ki güzellik anlamında bir sorunum yok. Dolayısıyla güzellik salonuna da pek ihtiyacım yok. Ancak gelin görün ki maruz kaldığım yoğun baskılar sonucunda yarıresmi bir ziyaret kaçınılmaz oldu.
Böyle musibetler kadınların başlarının altından çıkar. Garibim erkekler de çaresiz boyun eğer. Hiç delikanlı adam kalem kaşlı olmaya heves eder mi.
Hangi erkek vücudundaki üç beş kıldan tüyden utanır.
Kadın milleti işte, erkeği maymuna çevirmeyi başardı sonunda. İkibinlerin Türkiye'sinde gururumuz utancımız olmuştur artık ve ne acıdır ki bendeniz de bu oyuna gelmiş durumda.
Daha önce yazdığım gibi sakallarım gür, sert ve doğal sınırlarının dışına çıkmaya pek hevesli.
Bendine sığmaz ve gözümün altına kadar çıkar.
Madem davaya ihanet ettik, gereken önlemler alınsın o zaman.
Epilasyon teknolojisi de sürekli kendini yenilermiş. Zaten bu epilasyon değilmiş. Anlattılar ama pek anlayamadım. Heyecandan kafam basmadı.
Tek anladığım en ileri teknoloji uygulanacakmış.
Emeği geçen mühendisleri kutlarım.
Benden önceki delikanlı kaşları inceltip, "apoletleri" söktürme çalışmaları içinde. Benim yaşlarda heybetli bir girişimci. Sonradan öğreniyorum, oturdukları sitenin havuzuna girdiği anda diğer site sakinleri homurdanmaya başlıyor, mümkünse aynı anda havuzda olmamaya özen gösteriyorlarmış. Küçük çocuklar adamı gördüğünde ağlamaya başlıyorlarmış.
Garibim gururu incinmiş ve haklı olarak temizlenmeye karar vermiş.
Kaşları hakkında bilgi edinemedim. Bir rivayete göre, gözleri ceylan olduğu için, kaşlarının da keman olmasını karısı istemiş. O da madem battık tam batalım demiş.
Güzellik uzmanım Olcay Hanım yüzümü dikkatle inceliyor. Kendisine sadece gözlerimin altındaki fazlalıkların yok edilmesini istediğimi söylüyorum.
Daha aşağı inmesi durumunda Viet-Kong gerillalarının hayatı güçleştireceği, girdiği anda bir daha çıkamayacağı konusunda uyarıyorum.
Ses çıkartmayıp incelemeye devam ediyor.
Burnumun üzerinde bir iki yaban tüyü tespit ediyor ve şiddetle yok edilmesi gerektiğini söylüyor.
Neden olmasın diye karşılık veriyorum.
Ensemin de acil bir müdahale programına ihtiyacı olduğunu ifade ediyor. "Hay hay buyurun dükkan sizin".
Ve müttefiklerin Normandiya'ya çıkartma yaptığı günden bu yana gerçekleşmiş en büyük çıkartma harekatı başlıyor.
Güvenlik gerekçeleriyle gözüme kaynakçı gözlüklerinden takılıyor. Ve dünya artık masmavi...
Çok sıkıntılı ve uzun süreceğini düşündüğüm bu harekat topu topu beş dakika sürüyor. Işın tabancasının uygulandığı bölgeler sadece sinek ısırması şiddetinde acı veriyor.
"Git ve bir ay içinde bir daha gel".
Temizliğin gerçek anlamda, yani kesin ve kalıcı bir çözüm sağlaması için işlemi iki kez yaptırmam gerekiyormuş.
Madem ki başlattık, madem ki delikanlılığa ihanet ettik, tabii ki bitireceğiz.
Artık yepyeni bir benle hayata devam edeceğim.
Ve artık gereksiz "yüklerden" kurtulmuş, sağlıklı bir birey olarak vatandaşlık görevlerimi yerine getirme mutluluğunu yaşayacağım.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|