kapat
23.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL


ABDURRAHMAN YILDIRIM


Dünya borsalarının dönüşü

İstanbul Borsası'nın yönünü yukarı çevirip çevirmeyeceği konusunda gözler öncelikle yabancılara çevrilidir. Çünkü piyasanın yüzde 35'i yabancıların elindedir. Bu büyüklüğün etkisiyle geçmişte her büyük yükseliş veya düşüş hareketini tetiklediklerinden dolayı yabancıların piyasa üzerinde belirleyici etkisi vardır.

Sondan başlayalım.

2000 Ocak ayında yabancıların yoğun satışları son büyük düşüşü başlattı. Aynı yabancılar 1999 yılında ciddi alıcıydılar ve borsanın tarihi zirve yapmasında katkıları büyüktü.

1998'de Rusya krizi nedeniyle yaptıkları satışlar piyasayı dip yaptırdı.

1994 krizinden sonra hemen Türkiye'ye gelmediler ama üç yılı aşan yükseliş döneminde yine alıcıydılar. 1997 Ekimi'ndeki büyük çöküşü de Asya krizi nedeniyle yabancı satışları başlattı.

1989-90 çıkışında yabancı yatırımcılar büyük pay sahibiydi. İlk kez Türkiye piyasasını keşfediyorlardı. Körfez krizi ile yine satıcı olarak piyasanın kaderini belirlediler.

Üstelik yabancı işlemleri yerli oyuncuların yaptıkları al gülüm ver gülüm işlemleri değil, gerçek işlemler. Piyasaya katkısı daha çok. Bu yönüyle sadece küçük yatırımcılar ve yerli kurumsal yatırımcılar değil, büyük oyuncular tarafından da gelmeleri dört gözle bekleniyor.

* 2000 sonrası engelleri- Yabancı yatırımcıların Türkiye'ye gelmelerinin önünde 2000 sonrasında bazı engeller çıktı.

* Bu engellerden biri 2001 krizi. Krizle Türkiye dalgalı kura geçti. Dalgalı kur, yabancı portföy yatırımcıları için piyasa riski yanında bir de kur riski almaları demek. Üstelik içinde bulunduğumuz dönemde olduğu gibi, yerli paranın değerli hale geldiği dönemlerde bu risk büyüdüğü için, yabancıları caydırıcı etki yapıyor.

* Krizin bir başka etkisi, şirketlere verdiği zarar. Batan şirket sayısı 30'un üzerinde ve toplamın yüzde 12'si düzeyinde. Mali bünyesi bozulanların ne olacağı da belli değil. Yani 2001 krizi ile şirketler devalüasyon, yüksek faiz ve pazar kaybı şokunu aynı anda yaşadılar. Yedikleri bu vurgunda kârları azaldı ya da kâr eden şirketler azaldı.

* Banka hisselerine devlet tarafından bedelsiz şekilde el konulması piyasada sistem riski yarattı. Bu da piyasaya güvenin kaybolmasında etkili oldu.

n Dünya sermaye piyasalarında 2000 çöküşü sonrası başlatılan reform hareketlerine Türkiye gerekli hızda uyamadı. Başta ABD olmak üzere, şirketlerin temmettü dağıtması, iyi yönetişim, muhasebe ve kamuyu bilgilendirme standartlarının yükseltilmesi henüz Türkiye'de gerçekleştirilemedi.

* Yabancıların Türkiye piyasasına gelmesinde en önemli engel ise sermayenin gelişmekte olan pazarlardan çekilerek anavatanına dönmesi, hisse senedi piyasalarının moda olmaktan çıkması ve dünya borsalarındaki genel düşüşlerdi.

* Beklentiler iyi- Şimdi bu engellerden biri ortadan kalkmak üzere. Bunun işaretleri var ancak henüz kesinleşmiş değil. Siyasi ve ekonomik gelişmeler bu konuda belirleyici olacak. Olumsuz gelişmelerin gündeme gelmesi piyasaların yine dip noktalarına geri dönmesine pekala yol açabilir. Borsalarda 2000'de başlayan genel fiyat düzeltmesinin devamını getirebilir.

Ancak şu anda yapılan değerlendirmeler ve görünüm olumlu. Dünya borsaları son iki üç ay içinde ciddi bir toparlanma içinde. Bitişikteki grafikte görülebileceği gibi, yüzde 30-40'lar düzeyinde artışlar söz konusu.

* Borsaların genel toparlanmasında Irak Savaşı'nın çok kolay atlatılmasının etkisi büyük.

* Yine savaş nedeniyle yükselen petrol fiyatlarında meydana gelen düşüşler, iyimserliğin bir başka nedeni. Üstelik Irak petrolünün dünya pazarına çıkmasıyla bu düşüşün devam edeceği tahmin ediliyor. Bunun da etkisiyle dünyada büyüme beklentisini artıyor.

* Dünya ekonomisinin motoru durumundaki ABD'de henüz verilerde iyileşme yok, ancak ileriye yönelik beklentiler iyileşmeye var.

* Rusya avantaj mı?- Gelişmiş borsalarda başlayan bu hareketlenmenin gelişmekte olan piyasalara kısmen de olsa yansıyacağı tahmin edilebilir.

Üstelik Rusya Borsası'nda yabancıların kâr realizasyonuna gitmesi bekleniyor. Geçmişte Rusya ile Türkiye piyasalarının birbirini izlediği de biliniyor. Buradan çözülecek fonların Türkiye'ye gelmesi bir ihtimal. Bu konuda piyasada spekülasyonlar yapılıyor.

Ancak bunun için Türkiye'nin öncelikle IMF ile gözden geçirme eşiğini aşması ve devalüasyon beklentisini kırması gerekiyor.

Buradaki fırsatın kullanılması bile, hükümet icraatlarına bağlı.

* Sonuç- "Korkunun bir yararı vardır, ama korkaklığın yoktur" Gandi

Mesajlarınız için: ayildirim@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır