|
 |
|

Başkan Bush'un gizli krallığı
Neo-Con'ların babası olan Leo Strauss, hükümetleri 'Gizli Krallar'ın yönettiğini söyler. Bush da bugün bunu gerçekleştirdi
Filozof, gerçeği öğrendiğinde onun ağırlığına katlanabilen kişidir ve dünyada sayıları bir hayli azdır. Yani ender bulunan bir insandır. Nietzsche'nin 'Üstün insan' dediği varlıktır.
Gerçek ne mi? Söyleyelim Tanrı yoktur. Gerek birey, gerekse tür olarak insan, evrenin umurunda bile değildir... Ne ahlak vardır, ne iyilik, ne de kötülük... Toplumun ezici çoğunluğu bu gerçeği kabullenebilecek ve kaldırabilecek yetenekte değildir. Çünkü o gerçekle yaşamak, başka türden insanlara özgü bir özelliktir.
SOYLU ALDATMACALAR
Ezici çoğunluk ise Nietzsche'nin 'sürü' ya da 'esirler' dediği sınıftan kişilerdir. Onların eli kırbaçlı bir baba tanrıya, ölümden sonra cezalandırılma korkusuna, iyilik ve kötülük kavramlarına ihtiyaçları vardır. Çünkü bu imgeler, bu hayaller olmasaydı, çıldırırlar, isyan ederlerdi. Bu da herhangi bir sosyal düzenin gerçekleştirilmesini imkansız duruma getirirdi. İnsan bir üstün varlığa inanma ihtiyacıyla yaratıldığına ve asla değişmeyeceğine göre, sonuna kadar böyle gidecek demektir.
O sürüye, ihtiyacı olan dinsel, ahlaki ve diğer inançları üstün insan, filozof sağlar. Ancak kendisi tüm bunların saçma olduğunu bilir. Nietzsche bu üstün insanları 'Ateist rahipler' diye tanımlıyordu. Ben de yalanlarının 'Soylu aldatmacalar' olduğunu söylüyorum... Filozoflar her türlü faydalı insanı kullanırlar. Buna 'Centilmenler' de dahildir. ('Centilmen' sözcüğüne daha sonra ABD'nin en ünlü düşünürlerinden Allan Bloom açıklık getirecekti. Socrate'ın yargılanmasını konu alan bir denemesinde, onu kurtarmaya çalışan öğrencilerinden 'Centilmenler' diye söz edecekti...)
BİZ YÖNETİYORUZ
Ancak bu Centilmenler batıni (gizli) bilgilerle değil zahiri (herkese açık) bilgilerle yetiştirilir. Onlar tanrıya, dine, ahlaka, yurtseverliğe, kamu yararına inanacak şekilde eğitilir. İçlerinden bazıları devlette üst makamlara gelir. Tabii bu kavramların ya da erdemlerin yanı sıra, bütün bu iyi şeyleri kendilerine öğreten filozoflara da inanmayı sürdürür.
Politikacı olarak bir yerlere gelen bu Centilmenler, yaşamlarının sonuna kadar filozofların tavsiyelerine kulak vermeye devam ederler. Hükümetlere yerleştirilen bu Centilmenler sayesinde, dünyayı aslında biz filozoflar yönetiriz. Ben buna 'Gizli Krallık' diyorum..."
Hayır; bir sapkının, bir divanenin zırvaları değil bunlar.
Ya ne? Neo-Con'ların dünya (ve inanıyorlarsa öbür dünya ya da yaşam ötesi) ile ilgili düşüncelerini, ayrıca bağlı oldukları tüm erdemleri ve değerleri kalıba döken filozof Leo Strauss'un görüşleri.
İster inanın, ister inanmayın ama 1973'te ölen Leo Strauss'un o "Gizli Krallığı", Bush döneminde ABD'de gerçek oldu.
STRATEJİNİN TEMELLERİ
Neo-Con'lar, Leo Strauss'un insanda labirentte kaybolmuş duygusu uyandıran yapıtlarından ve öğretisinden iki unsuru dünyanın düzenini değiştirecek stratejilerinin temeli yaptılar
1-Siyasal rejimler her çağda, her yerde insanları biçimlendirir. Modernlik, demokrasinin temelinde yer alması gereken ahlaki değerleri, erdemi reddeder. Akıl ve uygarlığa dayalı tüm değerlerden vazgeçer. İşte bütün bunların sonucu dünyamız 20'nci yüzyılda iki diktatörlüğe tanık oldu. (Bir not Strauss diktatörlük yerine, o çok sevdiği Antik Çağ'ın, Socrate ve Eflatun'un söylemlerinde kullandıkları, özellikle Eflatun'un Devlet adlı yapıtında uzun uzun irdelenen "Tiranlık" kavramını kullanmayı tercih etti.)
Peki bu tiranlıkların sorumlusu kimdi veya neydi? Cevap "Mutlak iyi"nin varlığını kabul etmeyen, tarihsellik ve görelilik.
Oysa dünyada "kötü"lerin yanı sıra "iyi" rejimler de vardı. İyi rejimlerin asli görevi de kötülere karşı kendilerini savunmaktı. Strauss, ABD'deki rejimi bazı "şerh"lerle "Varolan rejimlerin en az kötüsü" diye tanımlıyordu. Hemen "şerh"lerini de belirtelim "Çıkarı, erdemin önüne koyuyor." Yani bencil.
İşte Strauss'un bu görüşünden yola çıkan Neo-Con'lar kötü rejimlere o yeni ve ünlü tanımı getirdiler "Şer güçleri." Buradan da "Mutlak iyi"yi temsil eden sistemin, yani ABD'deki rejimin, kendi güvenliğini ve dünya barışını korumak için -askeri operasyonlar da dahil, hatta en başta olmak üzere- müdahale hakkına sahip olduğu sonucuna varmaları zor olmadı.
2-Demokrasi zayıf kaldığı sürece, "Tiranlığa" karşı direnme gücüne sahip olamaz. Demokrasi kendi adaletini uygulamak, kabul ettirmek için güçlü olmak zorunda. Güçlü olmak demek, aynı zamanda karşı tarafın güçsüz kalmasını sağlamak demek. Hatırlayın; dizinin bundan önceki bölümlerinde anlattığımız Sovyetler Birliği'nin çöküşüne yol açan Reagan dönemi politikaları neydi? Özetle tekrarlayalım
"Dehşet dengesi", nükleer güçlerin eşit düzeyde kilitlenmesinden başka bir işe yaramıyor. O halde ABD'nin teknoloji ve silah üstünlüğünü sağlamak için, gerekirse "Akıllı bombalar" kullanarak "Sınırlı nükleer savaş"tan kaçınmamak, korkmamak gerek.
Böyle bir savaşta ABD'nin "düşman"ın, yani Sovyetler Birliği'nin nükleer füzelerinden korunması için uzayda kalkan öngören "Yıldız Savaşları" projesini hayata geçirmek şart. O politika Paul Wolfowitz ile Richard Perle'nin eseriydi.
Yine hatırlayın; dizinin bundan önceki bölümlerinde anlattığımız Neo-Con'ların geliştirdiği ve "Bush doktrini" adı verilen strateji neydi? Onu da özetle tekrarlayalım
* Dünyayı yeniden düzenlemek (Demokrasiyi gezegenin tüm ülkelerine kabul ettirmek), barış ve güvenliği egemen kılmak (Mutlak İyi'nin düzeni) için gerektiğinde hiç tereddüt etmeden önleyici savaşlar açıp düşman rejimleri ("Kötüler" veya yeni ifadeiyle "Şer güçleri") devirmek.
* Askeri hegemonyayı (ABD'nin silahlı gücünün mutlak egemenliğini) korumak (Çünkü "Mutlak İyi", o güçlerin yurdu olan ABD.)
Strauss'un bir hayli zor, ağır ve karmaşık felsefesini Neo-Con'ların uygulamada ne kadar basitleştirdiklerini görüyor musunuz?
Neo-Con'lar, Strauss'un pınarından su içtiler
Strauss, bir politikacı kuşağı yarattı. Başkan Bush'u etkileyen isimlerin hepsi ondan beslendi
İzninizle Neo-Con'ların hemen hemen tümüne, inanmadığı öbür dünyadan hükmetmeye devam eden bu sıradışı düşünürü, Strauss'u tanıtalım.
Leo Strauss 1899 yılında Almanya'da, Hesse eyaletinde Marbourg yakınlarındaki Kirchhain kasabasında tutucu bir Yahudi ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Marbourg ve Hamburg üniversitelerinde okudu.
Jacobi üstüne hazırladığı doktora tezinden sonra Fribourg Üniversitesi'nde bir yıl geçirdi. O dönemde o üniversitede Husserl ders veriyordu, Heidegger de asistanıydı.
Strauss 1932'de Almanya'yı terk etti, 1938'e kadar Paris ve Cambridge'te yaşadı, sonra ABD'ye göç etti.
1949'a kadar Sosyal Araştırmalar Yeni Okulu'nda ders verdi, sonra Chicago Üniversitesi'ne geçti. 1968'e kadar orada kaldı. Ve nihayet mesleğini de hayatını da Men's College ile Saint-John's College'de onursal profesör olarak noktaladı. 18 Ekim 1973 tarihinde Annapolis'te öldü.
Leo Strauss 1953-1973 döneminde, özellikle Şikago Üniversitesi'nde ders verdiği yıllarda bir ideolog ve politikacı kuşağı yetiştirdi. Hayır, yarattı. Bugün Neo-Con dediğimiz ve Başkan Bush üstünde sınırsız etkiye sahip -o hepimizin ezberlediği- isimler, Strauss'un pınarından su içtiler.
Strauss geriye bir düzine kadar eser bıraktı. En ünlüleri arasında şunları sayabiliriz Siyasal Felsefe Nedir, Şehir ve İnsan, Antik ve Modern Liberalizm.
Ancak Strauss'u Strauss yapan 1953'te yayınlanan yapıtı oldu Doğal Hukuk ve Tarih. Çünkü insanın düşüncel evrimini bu kitapta bir teoriye oturtuyordu. Antik ve modern doğal hukuklar arasındaki farkları vurgulayarak yola çıkıyor, bu farklılıkların günümüzdeki insan hakları kavramlarının oluşmasını sağladığını söylüyor, oradan da tarihsellik, görelilik, hukuksal pozitivizm gibi kavramlarla işin nasıl çığırından çıktığını anlatıyordu.
Leo Strauss'un eserlerini okumak da, anlamak da hem çok zor. Ancak şunu söyleyebiliriz O, Antik Çağ'daki Socrate'ın ve Orta Çağ'daki Makyavel'in günümüzdeki izdüşümü.
YARIN
* Allan Bloom'un derslerini izleyen Richard Perle ve Paul Wolfowitz kendilerinden nasıl söz ettirdiler?
* Leo Strauss'un öğrencisi Neo-Con'lar düşünsel etkinliği sağlamak için ne yaptılar, nasıl hazırlandılar?
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|