|
 |
|

VEDAT BAYRAM
Engelliler Spor Tesisi'ndeki gerçek
Bir süre önce Beykoz Çavuşbaşı'ndaki bir araziye Cüppeli Hoca namı ile tanınan bir zat tarafından kaçak inşaatlar yapılır.
Devlet daha sonra bu araziye el koyar ve spor alanı olarak dizayn edilmek üzere spor müdürlüğüne devreder.
Spor müdürlüğü de SİT bölgesi olduğu için çivi çakılmaya müsaade edilmeyen bu alanı imar kanununa uygun bir şekilde duvarlarla çevirir ve bilahare mevcut binalarından faydalanarak halka, atletlere ve özürlülere yürüyüş ve koşu parkurları planlar.
Birinci işlem tamamlanır, ikinci işlem içinde çok ciddi paralara ihtiyaç yoktur çünkü çevre düzenlemesi ve parkurların açılması önemlidir. Kaldı ki il bütçesi de bunu yapmaya müsaittir.
10 Haziran Salı günü bir gazete haberindeki "Kaçak Külliye'deki Spor Tesisi Fos Çıktı" başlığı ve "Temel atma göstermelikti" ifadesi idarecilerin acemiliği hususundaki endişelerimi artırdı ve aklıma bir fıkrayı getirdi
Zamanın birinde ekabir insanların çoğunlukta olduğu bir köye bir imam tayin olur. İmam bakar ki namaz vakti camiye gelen giden yok, merak eder ve halka sorar. "Ey cemaat pırıl pırıl caminiz var niye gelip gitmezsiniz?" Halkın arasından çıkan biri, "Hocam geliriz gelmeye de bu Allah'ın soğuğunda ayakkabıları çıkar,el yüz yıka bize zor gelen budur" diye cevap verir.
Hoca, "Bundan kolay ne var! Abdessiz de namaz kılınır" der. Bunu duyan köy halkı bundan böyle akın akın camiye gelmeye başlar.
Gel zaman git zaman hocanın tayini çıkar.
Yeni gelen hoca insanların abdest almadan camiye geldiğini görünce onları kovduğu gibi eski imam hakkında da soruşturma açtırır. Bu sırada köy halkı camiye gelip gitmez. Müfettişler gelir eski imam çağrılır ve sorgu başlar "Neden abdestsiz namaz kıldırdınız?"
Hoca "Vallahi müfettiş bey bu köyün eski durumu şimdiki gibiydi, kimse camiye gelmiyordu. Ben halka camiye gelmeyi öğrettim, benden sonra gelen de abdest almayı öğretsin" der.
Efes'in onuncu ÅŸampiyonluÄŸu
Türkiye deplasmanlı basketbol liginde nefes kesen bir final! Bir Efes, bir Ülker! Uzayan süreç, sık yaşanmamış bir mücadele;
Şampiyonluğun son maça belirlenmesi ve;
"EFES PİLSEN'İN ONUNCU ŞAMPİYONLUĞU"
Girişte anlattığım gibi Türkiye Ligi kuruldu kurulalı, böyle bir final yaşanmamışır.
Kutluyoruz.
Kutlarken de bir iki hassas noktayı Türk sporu adına işaret etmeden geçmemeliyiz...
Efes için 2002-2003 sezonu Ağustos 2002'de İtalya'nın Bormio kasabasındaki kampla başlayıp 11 Haziran 2003'te mühiş bir mücadele sonucu "ŞAMPİYONLUK" la son bulmuşur.
Türkiye'deki şampiyonluk mücadelesi dışında bu işin 2. bir boyutu da mevcuttur.
Efes Pilsen Türk basketbolunun dünyaya açılan pencerelerinden biridir.
Bu pencereden bakıldığında Efes'in "AVRUPA'DA EN BAŞARILI TÜRK TAKIMI" olma sevda ve mücadelesini sürdürdüğünü görürsünüz.
Efes 1993 yılından beri Avrupa'da sürdürdüğü bu nurlu mücadeleyle karvizitinin 2. yüzündeki ünvanını da kazanmışır.
H İşte Efes gerek Türkiye'deki basketbola katkıları;
H Gerekse Avrupa'daki en başarılı "TÜRK TAKIMI" profili ile iki boyutlu önemli bir görevi başarı ile ifa etmektedir.
Türk insanı, Türk sporu ve basketbolu adına böyle bir mücadeleye taraf olarak mührünü vuran başta 1976 yılından beri bu kulübun başkanlığını yapan
Sn. Tuncay Özilhan'ı
Ve diğer yöneticileri, teknik menajerler, idari ve mali sorumluları, sağlık kurulları ve sevgili kardeşim Engin Özerhun'u gönülden kutlarım.
Kapan Ömer'le başlayan ve en genç Valentin Pasal ile sonlanan kadroyu ve kadrosunu çok iyi yöneen Baş antrenör OKTAY MAHMUDİ'yi yardımcı antrenör ve kondisyonerlerini
Kısacası;
Sn. Başkan Tuncay Özilhan'dan malzemecisine TÜM EKİBİ yürekten kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum.
Mar 2003'e amamlanan aksimde ki Devle Spor müzesinin açılış için beklediğini Biliyormuydunuz?
100 gönüllü 100 esis kapsamında Yıldırım DEMİRÖREN arafından Mar 2003'e amamlanan çim sahanın açılış için beklediğini
Biliyormuydunuz?
Gençlik ve Spor Vakfı seçimlerinde Rüzgar Ekmenin daha sonra fırınalara neden olacağını Unutmayınız!
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|