|
 |
|

YAVUZ SEMERCİ
Fındıkta Erdoğan'a akıl veren kim?
Türkiye fındık avantajını kullanamıyor. Son 13 yıldır fındığın kentali (100 kilo) sadece geçen yıl 200 doların altına düştü. Bu yıl da düşük kalacağı anlaşılıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanları arasında yer alan, bu işi iyi bilen (Cüneyd Zapsu gibi) kişiler ile düşük fiyatlar arasında bir bağlantı olabilir mi?
Evham mı yapıyorum?
Fındık fiyatlarının düşük kalması üreticilerin gelir seviyesini düşürürken, Türkiye'nin her yıl 500 milyon dolar zarar etmesine yol açıyor. 2002'de 220 dolar ortalama ile 234 bin ton fındık ihraç ettik. 535 milyon dolar döviz geldi. 400 dolara satabilseydik, 940 milyon dolar gelir elde edecektik.
Ordu ve Giresun'un tamamı, Trabzon, Samsun, Sakarya ve Bolu'nun neredeyse yarısında, (250 bin aile) yılda yaklaşık 500-550 bin arasında kabuklu fındık toplanıyor. Bu da 250-270 bin iç fındık demek. 13 yılın ortalamasına göre her yıl 200 ile 250 bin ton fındık ihraç ediyoruz. Dünyanın en büyük çikolata üreticisi Nutella'nın (Türkiye temsilcisi bir dönem Zapsu'ydu) Ferroro firması ise en büyük alıcı konumunda. Her yıl 50 bin ton fındık alıyor.
Üretici kandırılıyor
En büyük fındık ihracatçısı ise geçen yıl 65 bin ton ile Karadeniz Fındık Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanı Ahmet Başkan. Onu Oltan Gıda ve İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Özongun takip ediyor.
Tüccarlar, fındığı genelde alivre yani vadeli satıyor. Yurtdışı alıcılarla bir fiyattan anlaşıyorlar. Taban fiyat açıklanmadan aylar önce kontrat imzalıyorlar. Tüccarların tek derdi, fiyatın anlaştıkları seviyenin altında kalmasını sağlamak. Buna göre lobi yapıp, hükümetleri yönlendiriyorlar.
En büyük argümanları, "Fiyat yükselirse, üreticiler alternatif pazarlara ve ikameye (badem gibi) yönelir".
Yıllardır bu yalanlarla üreticilerin (medya da dahil) kandırıldığını düşünüyorum. Çikolata maliyetleri içinde fındığın payı yüzde 20'lerde. Fındık fiyatı yüzde 100 artsa bile çikolata üreticileri fındık almak zorunda.
İspanya, İtalya ve Gürcistan'ın üretim miktarları da belli. Ekim alanını genişletmeye karar verdiler diyelim, 10 yıldan önce pazara bir kilo fındık sürmeleri mümkün değil. Çünkü dikilen ağacın ürün vermesi için yıllar gerekiyor. Yani Türkiye, pazarda dominant durumda.
Buna rağmen, yıllardır birkaç tüccarı zengin etmek üzerine kurulmuş sistem, üreticiyi üç kuruşa mahkum ederken, Türk fındığını ucuza kaptırmamıza yol açıyor.
Bunu neden anlatıyorum?
Fiskobirlik fiyat açıkladı!
2003 ürününün toplanmasına 1-1.5 ay kaldı. Tam bu aşamada depolarında 58 bin ton kabuklu fındık bulunan Fiskobirlik, elindeki malı fiyatını da belirterek (1.600 lira) satacağını açıkladı. Bunu Trabzon'da Başbakan Erdoğan açıkladı. Gerekçesi de 2003 malını almak için Fiskobirlik'e fon sağlamak. Pazara etkisi ise farklı oldu. Alıcıya yani tüccara psikolojik üstünlük sağlandı. Üretici ise baskı altına alındı. Yani birileri yine amacına ulaştı.
Geçen yılı hatırlayın. Erdoğan, Karadeniz'de seçim gezisinde kilo başına 1 milyon 600 bin lira olan fiyatı 2 milyon liraya çıkarma sözü vermişti.
Başkan, Özongun gibi alivreci tüccarlar, bulundukları yarı resmi kurumlar adına "Aman fiyatları yükseltmeyin, üreticiye doğrudan destek verin" demişlerdi.
Erdoğan da bunu yaptı.
Üreticiye verdiği sözü tutarken, fındığın fiyatı da yükselmedi. Tüccarı da kurtardı. Türkiye kaybetti. Daha az döviz girdi.
Aynı senaryo 2003 sezonu fındık için de oynanıyor korkarım.
Bu yüzden iyi niyetinden hiç şüphe duymadığım Başbakan Erdoğan'ın yanıltıldığını düşünüyorum.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|