|
 |
|

NECATİ DOĞRU
Ey Gökkafesçi...
Tuzu da mı kokutmak istiyorsun? Doğruların Gökkafes'e çıkamayacak kadar enerjisiz, güçsüz, cılız kaldığını mı düşünüyorsun?
Ey Gökkafesçi!
Vicdanın...
Adaletin...
Dürüstlüğün...
İlkelerin...
Ve gerçeklerin 750 metrekare makam odası yaptığınız Gökkafes'teki mekanınıza ulaşamayacağını mı umuyorsun? SPK Başkanı olarak siz Doğan Cansızlar'ı açık tartışmaya çağırıyorum.
İstediğiniz yerde...
TV ekranında...
Radyoda...
İstanbul Taksim Meydanı'nda...
Ankara Kızılay Meydanı'nda...
İsterseniz Gökkafes'in terasında buluşalım. Sizin makam odanızın penceresinden göründüğünü sandığım o muteşem İstanbul Boğazı, Kız Kulesi, Dolmabahçe Sarayı, Topkapı Sarayı, Ayasofya'nın görkemli kubbesi ile Sultanahmet Camii'nin 6 minaresi de şahidimiz olsun...
****
Ey Gökkafesçi!
TV'lere, radyolara, gazetelerin ekonomi sayfalarını yöneten editörlere de haber verelim, kameraları göndersinler, kalemlerini alıp gelsinler haber yapsınlar. Sadece siz ve ben değil "akil adamları" da çağıralım.
Bilgi sahibi...
Tecrübe sahibi...
Vicdan sahibi...
Uzman insanları...
Olgun insanları...
Örneğin eski İMKB başkanlarını, eski SPK başkanlarını, eski Hazine Müsteşarlarını, eski Merkez Bankası Başkanlarını, Odalar Birliği Başkanı'nı, üniversitelerimizden profesörlerimizi de davet edelim.
Ey Gökkafesçi!
Akil adamlar önünde eğmeden, bükmeden, saptırmadan, gerçeği gizlemeden oturup tartışalım, "Nedir bu Gökkafes'te daire alma hikayesi?" anlatalım...
****
Ben Sabah Gazetesi'nde makale yazarı olarak, "sadece ve sadece kamu çıkarlarını gözetip kaleme aldığım" yazılarda belgelere ve bilgilere dayanarak neler ileri sürmüşüm? Siz bu belge ve bilgilere dayalı iddialara neden cevap vermeyip susmuşsunuz? Sonra da yazılarında "Bana seçilmiş kral dedi... Kral tafralı dedi... 750 metrekarelik süper lüks makam odasında tenis mi oynuyor, güreş mi tutuyor... Ayda 48 milyar lira elektrik-su parası ödüyor, şampanya ile mi taharetleniyor dedi..." diye mahkemeye gidip 50 milyar lira tazminat isteme ve ayrıca hapise sokulma davası açmışsınız.
Ey Gökkafesçi!
Dava sürüyor.
Adalet iÅŸleyecek!
Fakat geliniz benim yazılarımda dile getirdiğim şu konuları da konuşalım
SPK'nın İstanbul'da Akmerkez'de 1 milyon dolara satın alınmış kendi öz malı 1500 metrekare yeri varken siz Başkan olur olmaz niçin Gökkafes'te 21 trilyon lira (15 milyon dolar) ödeyerek 6 bin 500 metrekare süper lüks daire satın aldınız? Bu daire içinde kendinize 750 metrekare makam odası niçin yaptınız? Başbakan'ın sadece 200 metrekare makam odasında çalıştığı bir ülkede siz zaten 15 günde bir geldiğiniz İstanbul'da 750 metrekare makam odasında ne yapıyorsunuz?
****
Ey Gökkafesçi!
Burayı satın aldığınız 21 trilyon lirayı nereden buldunuz? IMKB'den mi aldınız? Siz SPK olarak IMKB'yi denetlemekle görevli bir üst kurulsunuz, bir kurul denetlemekle görevli olduğu bir kurumdan para alıp süper lüks kat alırsa onu nasıl denetleyebilir? Sizi bu harcamalarınız konusunda denetleyen var mı? Kim?
Ey Gökkafesçi!
Ankara'da da SPK'nın kendi öz malı olan büyük binası varken Eskişehir yolunda İş Bankası'nın binasını da satın alıp, yenilemeye başladınız. 27 milyon dolar harcayarak bu binaya taşınacaksınız. Bu parayı da IMKB'den mi aldınız? Yani denetlemekle görevli olduğunuz kurumdan para almak bir çeşit rüşvet almak anlamına gelmiyor mu?
****
Ey Gökkafesçi!
Bağlı olduğunuz Bakan Abdüllatif Şener'in danışmanı Abdulah Cengiz Makas'ı da kendinize danışman olarak maaşa bağladınız mı? Buna neden ihtiyaç duydunuz? Bakan'a daha yakın olmak için mi?
Ey Gökkafesçi!
Gelmiş geçmiş SPK Başkanları içinde yurtdışına en fazla seyahat eden başkanın siz olduğunuz dillerde dolaşıyor. Yurtdışına kaç defa gittiniz? Hangi otellerde kaldınız? Kaç para harcadınız? Bu paraları da denetlemekle görevli olduğunuz IMKB'ye mi ödettiniz?
****
Ey Gökkafesçi!
Bunun gibi iki düzine soru var sorulacak! Siz bunlara cevap vermek, halkı aydınlatmak yerine bunu yazan gazeteciyi korkutup, sindirmek için "50 milyar liralık tazminat davası" ve "hapse koyma davaları" açtırarak ne yapmak peşindesiniz?
Beni sindirmekse maksadınız!
Yanılıyorsunuz!
SinmeyeceÄŸim!
Umudunuzu kursağınıza düğümleyeceğim.
Yazmaya devam edeceÄŸim!
Jandarma Komutanlığı'ndan İdealist Mühendis açıklaması
Dün bu köşede yer alan "Polis polis olsa, Jandarma işini yapsa, kiralık katil tutarak idealist mühendis Hasan Balıkçı'yı öldürten fabrikatör 8 aydır adaletten kaçabilir miydi?" konusunu işleyen yazıya Jandarma Genel Komutanlığı'ndan açıklama geldi. Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Hakkı Kılınç, "Yazılarınızı okuyoruz. Uyarı olarak alıyoruz. Mühendisin vurulması olayı polis bölgesinde olan bir vaka sorumluluğu polisimize aittir... Ama yine de Adana'daki Jandarma birimimizi harekete geçirdik. Sanık sizin bölgenizde olabilirse icabını yapın dedik. Ayrıca "polisle senin bölgen, benim bölgem" diye ayırım yapmıyoruz. Bizden yardım istediklerinde koşuyoruz" dedi.
Mesajlarınız için:
ndogru@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|