kapat
21.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL


'IMF ile program 2006 yılına kadar uzatılmalı'

TÜSİAD Başkanı Özilhan, hükümetin "2004'ten sonra IMF'ye ihtiyaç olmaz" yaklaşımını eleştirerek, "Borçların ödenmesi sürecinde de IMF denetiminde olma taahhüdümüz unutulmamalıdır" dedi

RİSKE ATTI
'2004'ten sonra IMF'ye ihtiyaç olmaz' politikası , ekonomiyi ve hükümetin performansını riske soktu

IMF'YE TAAHHÜT
Borçların ödenmesi sürecinde de IMF denetimi altında olma konusundaki taahhüt unutulmamalı

SİSTEM DIŞI RANT
Türk ekonomisinin şu anda en büyük sorunu sistem dışı rantlar. Bazı aktörler rekabet koşullarını bozuyor

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Türkiye'nin IMF programını 2006 yılına kadar uzatması gerektiğini söyledi. Sanayici ve İşadamları Dernekleri (SİAD) Platformu Erzurum Başkanlar Kurulu toplantısında konuşan Özilhan, hükümetin IMF politikasına değinerek, AB üyeliği konusunda gösterilen kararlılığın IMF destekli programın yerine getirilmesinde de sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Özilhan, kurların gerilemesinin, enflasyon rakamlarının olumlu seyretmesinin ve faizlerdeki kısmi gerilemenin olumsuz bekleyişlerin kırılması bakımından önemli gelişmeler olduğunu kaydederek, "Ancak ibrenin kesin olarak dönmesi için yapısal reformlara bağlı iyileşmelere ihtiyaç bulunmaktadır. Böyle olursa ekonomi geri dönülmez biçimde sürdürülebilir büyüme yoluna girer'' dedi. Hükümetin "2004'ten sonra IMF'ye ihtiyacımız olmaz'' şeklindeki politikasını eleştiren ve bunun ülkenin ekonomisini de hükümetin performansını da risk altına soktuğunu savunan TÜSİAD Başkanı Özilhan, şöyle devam etti

SORUN SİSTEM DIŞI RANT
"Biz tamamiyle aksi kanaatteyiz. Türkiye IMF programını 2006'ya kadar uzatmalıdır. Kaldı ki tüm limitleri zorlayarak aldığımız borçların ödenmesi sürecinde de IMF denetimi altında olma konusunda bir taahhüdümüz olduğu unutulmamalıdır.''

Özilhan, Türk ekonomisinin en büyük sorununun sistem dışı rantlar olduğunu ifade etti. Ekonomi alanında faaliyet gösteren bazı aktörlerin sistem dışı rantlarla rekabet koşullarını bozduğunu belirten Özilhan, "Sistem dışı rantlar, hukuki boşluklardan yararlanarak adil olmayan kazançların elde edilmesi, rüşvet ve yolsuzluk, siyasi ilişkilerin ekonomik ranta dönüşmesidir'' diye konuştu. Söz konusu rantların temelinde, devletin ekonomi içindeki yerinin, rolünün ve sistemin işleyiş biçiminin yattığını savunan Özilhan, şunları kaydetti

"Devlet dairelerinin işleyişinde etkinlik ve verimlilik, kadro yapısında bilgi ve liyakatin önemi ne kadar düşükse, rüşvet ve yolsuzluk ihtimali de o kadar artmaktadır. Siyasi sistem ve ekonominin kurumsal yapıları şeffaflıktan ne kadar uzaksa, siyaset-ekonomi ilişkisinden türeyen rantlar o kadar artmaktadır. Yargı ne kadar yavaşsa, rant süreci o kadar hızlı gelişmektedir.''

GELİŞME İÇİN ŞEFFAFLIK ŞART
Özilhan, sistem dışı rantların önlenmesi ve Türkiye'nin gelişmiş ülkeler arasında yer almasının temel şartlarını da, "siyasi kararlılık, şeffaflık ve eşitlik, yargının hızlandırılması, uygun çalışma koşulları, siyasi parti gelirlerinin etkin biçimde izlenmesi, etkin kuralların işletilmesi, meslek örgütlerinin etkin denetimi ve aktif sivil toplum" şeklinde sıraladı. Sistem dışı rantların önlenmesi için bunların uygulanması gerektiğinin altını çizen Özilhan, şartların yerine getirilememesi halinde yargısız infazla birilerinin kamu vicdanında mahkum edilmesinin telafisi imkansız sonuçlar doğuracağını dile getirdi.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır