|
 |
|

SAVAŞ AY
Sağlıkta sınıf ayrımı kalkıyor (mu?)
Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde önceki gün çok önemli bir toplantı yapıldı. Devlet ve SSK hastanelerinin başhekimlerinin katıldığı bu toplantıda Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Sebahattin Aydın öyle konuşmalar yaptı ki, abartmasız söylüyorum, sağlık tarihimize geçer. Ah yahu! Aydın Hocamın söyledikleri birebir hayata geçebilse, sağlıkta sınıf ayrımı tamamen ortadan kalkar, müthiş bir devrim olur inanın ki.
Marstan mı geldin?
"Böyle bir ayrım mı vardı?" diye soracak olanın aklından, zekasından, yurttaşlığından şüphe edeceğim için, o soruyu sorulmamış farz ediyorum. Şimdi gelelim müsteşar yardımcısının tarihi konuşması ve açıklamalarına. Hoca diyor ki "1 Temmuz'dan itibaren SSK'lı hastalara, tekmil Sağlık Bakanlığı hastanelerinin kapısı açılacak. Tüm kamu çalışanlarının kamu hastanelerinden eşit hizmet alması sağlanacak. Böylelikle sınıf ayrımı da ortadan kalkacak. Kamu hastanelerinde sadece hizmet alımında değil, çeşitli alanlarda eşitsizlikler yaşanıyor. Ama tüm kamu çalışanlarının aynı hizmeti alması gerekir.
Ne kadar ekmek o kadar köfte mi?
Sağlığa ayrılan payın çok az olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle tüm yatırımları aktif hale getirmeyi, tüm kaynakları doğru kullanmayı, hizmete sokmayı hedefliyoruz. Bina, mekan, kaynak, cihaz tümü paylaşılacak. Protokolün odak noktası hasta memnuniyeti. Hastaya; doktorunu ve hastaneyi seçme hakkını veriyor. Protokolde hastanın nereye gideceği, ilacını nerden ve nasıl alacağını belirledik."
Umarım bu dedikleri temenni boyutunda kalmaz. Umarım sağlık payının azlığına sığınıp "ne kadar ekmek o kadar köfte" demezler. Kendi payıma bu kez umutluyum, ah biraz da meslektaşlar ilgilense, destek verse ne güzel olur.
Latife latif gerek!..
Hayırdır Hıncal Abi? Rolleri mi değiştirdik yoksa? Lümpen, sığ kültürlü, bozuk ağızlı, kaka sokak çocuğu olan bendim. Zarif, kibar, centilmen, cool ve tam teşekküllü şeyh-ül muharririn olan ise zat-ı şahanenizdi. Dünkü makalenizde şahsıma bir sinkaf çekmediğiniz kalmış maşallah. A kuzum; sizi de tenkit etmeye gelmiyor doğrusu. Hemen dip duygularınız, essah naturanız faça veriyor. Haftanın muayyen günlerinde ballar akan diliniz ani bir metamorfozla Ahırkaplı'lı Jilet Nuri kesiciliğine dönüşüyor.
Künyemizde yazanlar
Teessüf ederim valla. Beni de, ahaliyi de pek bir yanıltıp, şaşırttınız. Hani "kendisini çekiç sananlar, herkesleri de çivi zannedermiş" ya, galiba Don Kişot sendromu yaşayanlar da hepiciğimizin yeldeğirmeni olduğu zehabına kapılıyor. Aman canım abim. Küçüminnacık bir kardeşiniz olarak size hemen bir tüyo vereyim. Heveskarı olduğunuz o jargon, şu sefil kulunuzun anadili kıvamındadır. Her ne kadar "Ataya- ağaya kullananı Allah taş eder" derlerse de, künyemizde "Şapşaldır, ilaveten sabır taşıdır" yazmamaktadır.
Yanlış adres
Son olarak naçizane tavsiyem; bu türden rakımı düşük tartışmaları mümkünse Erman Hocam'la yapıp, benimle olan muhabbetinizde, konuların özüne sadık kalıp, sözcükleri dirhemle şeçip, "latife latif gerek" diskurundan ayrılmamanızdır. Ebedi sevgi ve sayglarımla yorgun ellerinizden öperim.
ASMALI KONAK
Soru; Pardon ama, o Konak niye Asmalı?
Yanıt; Finalde ahaliyi perişan ettiler. Asmayalım da besleyelim mi?..
KIYMIK
JETON
Aaaa!.. Alem kör ve sersem değilmiş!...
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|