|
 |
|


Bombalı paket
Hükümet yıl sonuna kadar Kopenhag kriterlerini yerine getirmek için paket üstüne paket hazırlıyor ama "bombalı paket" olduğu yerde duruyor.
Kıbrıs'tan söz ediyoruz. AB'nin tüm koşullarını yerine getirsek bile onu çözmedikçe tam üyeliği ancak rüyada göreceğimiz sorundan.
Geçen Mart'ta Denktaş'ın Annan Planı'nı imzalamayı reddetmesi ve ertesi ay Rum kesiminin "Tüm Kıbrıs" adına ve "Tüm Kıbrıslılar"ın temsilcisi olarak AB'ye katılım anlaşmasını imzalamasıyla rafa kalkan çözüm arayışları yeniden canlandırılıyor.
Adaya hafta başında ABD'nin Kıbrıs Koordinatörü Weston gitti. Dün de AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Verheugen. İkisi aynı mesajı verdi "Annan Planı masada duruyor."
Her türlü barış girişimlerini torpillemeyi ve Kıbrıs Türkleri'ni dünyadan soyutlanmış bir yaşama mahkum etmeyi misyon edinen Denktaş da bir milim bile gerilemeye niyeti olmadığını tekrarladı "Annan Planı masamda değil!"
Weston "Görüşmeler en geç Eylül'de başlamalı" çağrısı yaptı. Denktaş istifini bozmadı "Görüşmeler gündemimde yok!"
Verhaugen kimbilir kaçıncı kez "2004 Mayıs'ına kadar çözüm bulunamazsa, Kıbrıslı Türkler bunun kurbanı olacak. Çünkü Kıbrıs'ın AB üyeliğinden faydalanamayacaklar" diye uyardı. Denktaş omuz silkti "AB bizim için Türkiye'nin de girmesiyle mümkün olabilecek bir durum. Biz kendi imzamızla AB'nin yolundan gidemeyiz."
Türkiye şartı
Denktaş'ın "Kıbrıs Türkleri'nin kaderini Türkiye'nin AB üyeliğine bağlaması" ne anlama geliyor? Aralık'ta yapılacak seçimlerde iktidara gelmesine kesin gözüyle bakılan Cumhuriyetçi Türk Partisi lideri Mehmet Ali Talat bunun öyküsünü bakın nasıl anlatıyor
"Denktaş'ın bugünlerde en fazla 'Türkiye girmeden Kıbrıs AB'ye giremez' iddiası dikkat çekiyor. Bu yaklaşımı 1990'ların başından beri zaman zaman tekrarladı. 2001 Aralık'ında Klerides'le biraraya geldi. O görüşme çıkışı 'Sorun çözülürse, Kıbrıs'ın AB üyeliğini destekleyeceğiz' dedi. Yani o güne kadar yürüttüğü politikayı değiştirdi. Ta ki Lahey'de görüşme süreci çökünceye kadar. Ondan sonra yine 'Türkiye girmeden Kıbrıs AB'ye giremez' demeye başladı. Oysa arada politika değişikliği var. O değişiklikle görüşmeler başladı."
Başbakan Erdoğan 20-21 Haziran'daki AB'nin Selanik zirvesine 6'ncı paketi Meclis'ten geçirmiş, 7'nci paketi de büyük ölçüde biçimlendirmiş olmanın rahatlığıyla gidecek. Alacağı cevap şimdiden belli "Reform taahhütlerini yerine getirmenizden memnunuz, iyi yoldasınız. Ancak Kıbrıs sorununa BM çerçevesinde çözüm bulunması için daha yapıcı bir görev üstlenmelisiniz... " (Selanik zirvesi sonrası yayınlanacak bildirinin Türkiye ve Kıbrıs paragrafları)
Daha da önemlisi AB Komisyonu'nun Ekim ayı başında açıklanacak "İlerleme Raporu"nda Kıbrıs koşulu önceki raporlara göre daha üst sıralara taşınacak.
Acaba o zamana kadar Denktaş engeli aşılabilir mi?
KKTC'de Aralık'ta seçim var. Yukarıda belirttik; seçimleri CTP liderliğindeki "Çözüm ve AB" cephesi partileri, yani muhalefet kazanacak. CTP lideri Talat, iktidar olunca Denktaş'ı görüşmeci görevinden alacaklarını bildirdi. Denktaş da "Onlara fırsat vermeden görüşmecilikten çekilirim" dedi.
Madem Denktaş gidici, bunu biraz "hızlandırmak" mümkün olabilir mi? Örneğin seçimleri yaz sonuna veya güz başına almak gibi...
Böylece bombalı paket de kendiliğinden imha olur!
Mesajlarınız için:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|