|
 |
|

MEHMET TEZKAN
Geç alınan karar karar değildir..
İyi yönetici olmak için sadece çok bilgili olmak, donanımlı olmak yetmiyor.. Hızlı ve doğru karar vermek, bir sonraki hamleyi görmek, olasılıkları iyi hesap etme yeteneğine de sahip olmak gerekiyor..
Son üç ayda yaşadığımız iki olay bu iki gerçeği ortaya çıkardı..
Bunlardan biri Irak savaşıydı..
Diğeri Kıbrıs..
Kıbrıs'tan başlayalım.. KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş Annan planını daha ilk günden reddedince Rum yönetimi rahatladı..
Klerides'i büyük bir sıkıntıdan kurtardı..
Çünkü, Rumlar da Annan planını kabul edilemez buluyorlardı..
Denktaş'ın yapacağı tek bir manevra vardı.. Planı imzalamak, referanduma götürmek..
İşte o zaman Rumlar'ı köşeye sıkıştırırdı..
Klerides ne yapacaktı?
Planı imzalasa bu kez kendi toplumu karışacak, 'Evet'çilerle 'Hayır'cılar birbirine girecekti..
Tıpkı KKTC'de olduğu gibi..
Rum tarafı da karnıyarık gibi ortadan ikiye bölünecekti..
Denktaş bu oyunu denemedi.. Çünkü kendi halkından korktu.. Kendi halkının plana evet oyu vermesinden korktu..
Olasılıkları iyi hesap etse bugün eli kuvvetli olan taraf KKTC olacaktı..
Nereden mi biliyorum?
Rum kesiminde deniz panayırı anlamına gelen üç günlük Kataklismo tatili vardı..
Fileleftheros gazetesi 20 binden fazla Rum'un tatilini Türk tarafında geçirdiğini iddia etti..
Ortalık karıştı..
Simerini gazetesi ise iki Rum turizm acentasının, Rumları Türkiye'ye götürmek için Türklerle anlaşma yaptığını duyurunca kıyamet koptu..
Şimdi düşünün..
Bazı tutucu, bağnaz Rumlar buna bile dayanamıyor..
Bir arada yaşamayı mı kabul edecekler..
Demek ki Denktaş'ın imzası Rum kesiminde bomba düşmüş kadar etkili olacaktı..
İkinci olay Türkiye'den ..
Cumhurbaşkanı Sezer, Irak'ta ikinci cephenin açılmasına, Türkiye'nin ABD'ye yardım etmesine hep karşı çıktı..
'Uluslararası meşruiyet yok' dedi..
1 Martta tezkere reddedilince Sezer rahat bir nefes aldı.. İstediği olmuştu..
Ama ABD ile köprüler yavaş yavaş atılmaya başladı..
14 Mart sabahı Dışişleri Müsteşarı Uğur Ziyal ile siyasi yardımcısı Baki İlkin Köşk'e çıktılar..
'Uçurumun kenarındayız mesajını' verdiler..
17 Mart akşamı Köşk'te zirve vardı.. Uçurumun kenarından eli dolu olarak dönme kararı aldılar.. Sezer onay verdi..
Realpolitik gerçek uluslararası meşruiyet arayışını yenmişti..
Sezer karar vermişti ama iş işten de geçmişti..
Çünkü, ABD b planını devreye sokmuştu.. Türkiye'ye 'Artık ihtiyacım yok' dedi..
Radikal'de Murat Yetkin bu anlattıklarımı yazdı.. Köşk yalanlamadı.. Demek ki doğru..
Aylardır 'uluslararası meşruiyet olmazsa olmaz' diyen Sezer sonunda 'savaşa evet' dedi ama bir işe yaramadı..
Çünkü, hızlı, doğru karar verememişti.. Olasılıkları iyi hesap edememişti.. ABD'nin bir sonraki hamlesini görememişti..
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|