|
 |
|

HINCAL ULUÇ
Kapkaç dehşetinin sorumlusu Cemil Çiçek!..
Türkiye iki dehşeti bir arada yaşıyor.. Birincisi Narkotik.. Bunun sorumlusu Emniyet Genel Müdürlüğü.. Çünkü uyuşturucu savaşı için gerekli en ağır yasa hükümleri bu ülkede mevcut..
Buna rağmen kullanım hızla artıyor. Artışın farkında olanların başında, dünya uyuşturucu trafiği konusunda en yoğun araştırmayı yapan ve en büyük savaşı veren Amerika Birleşik Devletleri var..
Amerika Dışişleri Bakanlığı, atv dışında Türk medyasının zerre umursamadığı korkunç bir açıklama yaptı ve "Bugüne dek ihraç edici ülke olan Türkiye, son yıllarda kullanıcı olarak da ön sıralara tırmanıyor" dedi..
Hedef, Emre Aköz ne derse desin Türk gençliği.. Uyuşturucu tüccarları, çok büyük savaş veren batı ülkelerinde satışları azalınca kendilerine yeni pazar arar ve Türkiye'yi seçerse, rakamlar, uyuşturucu kullanım yaşının orta eğitime düştüğünü gösterir, lise ve üniversitede yoğunlaştığını ortaya koyarsa, zehirlenen Emre'nin kayınbiraderi mi olur, yoksa Türk Gençliği mi?..
Türk Gençliği yok ne demek, Emre?..
Türk gençliği uyuşturucu tacirlerinin baş hedefi.. Uyuma..
Gençliğe, paralı gençliğe sızmak için kullanılan en kolay zehir, kokain.. Çünkü kokain satıcısı, lise, üniversite gençlerine sahte seks cennetleri vaad ederken, "Korkma.. Alışkanlık yapmaz.. Üstelik insanı lekelemez. Kullan, itiraf et, seni gene baştacı yapar, kurtarıcı ilan ederler, görüyorsun" diyorlar..
Kimse saptırmasın..
Ben "Daum'a bakıp, örnek alırlar" demedim. Bu sorunu çok hafife almak olur.. Kaç kişi örnek alır ki..
Benim dediğim çok farklı, çok tehlikeli bir şey..
Genci kokain kullanmanın tehlikesizliğine ikna etmek için Daum'u kullanırlar..
"İşte kullandı, bıraktı. Bırakır... Çünkü kokain alışkanlık yapmaz..Bak adama.. Aslan gibi.. İtibarı da yerli yerinde. Hava alanlarında binlerce kişi karşılıyor. Omuzlarda taşınıyor.. Onu eleştirenler asıl yerden yere vuruluyor.. Hadi aslanım.. Hadi kızım, çek bir nefes ve gir seks cennetine.. Bir kere denemenin hiçbir zararı yok.." diyor kokain satıcıları, gafiller.. Dehşetin hala farkında olmayanlar saftrikler.. Bu tavrınızla onlara çanak tutuyor, destek oluyor, ihanet ediyorsunuz, haberiniz var mı?..
Hıncal size gerçekleri anlatıyor.. Yanıt veremiyor, yazdıklarımın tekine yanıt veremiyor, saptırıyorsunuz..
"Hıncal kokain reklamı yapıyor.. Hıncal'ın amacı Fener'i dövmek.."
Hadi ordan..
****
Kapkaç dehşeti artık akıl almaz boyutlara ulaştı.. Gazetelerde hergün kapkaç haberleri var.. İstanbul'da sokakta yürümek, hayati tehlikeyi göze almakla eş değerli oldu.
Kapkaççılar sadece çantaya değil, taşıyana da saldırıyorlar. Çanta omuzdan anında kopmuyor ya da çanta sahibi direniyorsa, bıçaklanma, vurulma, yerlerde sürüklenerek parçalanma vukuat-ı adiye..
İstanbul'da asayiş sırf bu kapkaççılar yüzünden sıfırlanırken, çıkıp "Kahrolsun Celalettin Cerrah.. Bu nasıl Emniyet Müdürü" demek, şefleri başta polise saldırmak kolay..
Ama kapkaç konusunda en masum kurum polis..
Asıl sorumlu bu ülkenin Adalet Bakanı..
Bakın niçin?..
İstanbul 15 milyon nüfuslu bir devasa kent.. Yaklaşık 10 milyonu getto.. Yani işsiz, güçsüz.. Ekonomik kriz en evvel buraları vuruyor. Yaşamak için yasal yollar yetmeyince, yasa dışılık başlıyor..
En kolayı, en tehlikesizi ne?..
Kapkaççılık..
İki kişi, üç kişi bir araya geliyorlar, derhal çeteler kuruluyor.. Hele bir külüstür araba, bir motor bulunursa iş iyice kolaylaşıyor..
Kap kaç.. Bu kadar basit..
Kaçarsan çantanın içindekiler senin.. Kaçamazsan..
Tehlike yok.. Bir gün nezarette yatarsın, ertesi gün, yeni kapkaçlar için sokaktasın..
Çünkü bu ülkede yasalar kapkaçı cezalandırmıyor. Verilen komik cezayı da CMUK denen, bu ülkenin kanunsuzlar cenneti olmasında baş rolü oynayan infaz yasası fiilen ortadan kaldırıyor..
Şimdi 10 milyon getto nüfuslu ve ekonomik sıkıntı içinde bir kentte, cezası olmayan bir suçla kolay yaşam mümkünken, polis nasıl mücadele eder söyler misiniz?.
İki kişiden birinin başına adam dikmek gerek. Yani en az 5 milyon polis.. Olacak şey mi?.
Polis yakalıyor.. Çay kahve ısmarlıyor, karnını doyurup, isterse bir de sigara veriyor, sonra savcılığa.. Orda, değilse mahkemede serbest kalıyor.
Polis başka türlü davrandı mı, biraz sıkıştırdı mı, medyam ayağa kalkıyor..
"Vay işkenceci polis.."
Dünyanın her yerinde bunları korkutan tek şey, karakolda sıkıştırılmak.. Bizde o da yasak..
O zaman niye kapıp kaçmasın ki adam?..
"Çözüm Adalet Bakanı Cemil Çiçek'te" derken anlatmak istediğim bu..
Çözümü Adalet Bakanı elinde tutuyor. Sorumlu o..
Türkiye'yi kanunsuzlar cenneti olmaktan çıkaracak, sokakta yürümeyi tekrar güvenli hale getirecek adam o..
Hazırlatacağı yeni bir yasa, işi kökünden halleder. AKP tek başına iktidar olduğu, tüm komisyonlarda çoğunluğa sahip bulunduğu için bu yasa, bir haftada Meclis'ten çıkar..
Hazırlamak için fazla düşünmeye gerek de yok.. Uygar Batı ülkeleri, sorunla en çok karşılaşan Amerika, İtalya mesela nasıl çözmüş, bakarsın.. Kendi yasanı hazırlarsın..
Sorumlu bir Adalet Bakanı işi en geç bir ayda bitirir..
Sorumlu ve halkına sahip bir Adalet Bakanı..
****
Medyanın sorumsuzluğunu yazmaktan bıktım.. Bu ülkede insana sahip ciddi bir medya olsa, birlikte bir kampanya açsalar, Çiçek bu yasayı daha iş başına geldiği gün hazırlamaya zorlanırdı.
Bu ülkede halka sahiplenen medya yok.. Onun için satmıyorlar zaten..
Haberi verip unutmayı gazetecilik sananlar, halkın tek yarasına derman olmayanları, halk niye benimsesin ki..
Onlar birbirlerini yer, rakipleri güç duruma düştükçe sevinir, battıkça kına yakalar.
Dün Necati'nin yazdığı makaleyi alın ve ezberleyene kadar okuyun tüm gazete yöneticileri.. Her satırı doğru.. Eksiği var, fazlası yok, medyanın hal-i pür melalini anlatan satırların..
Kendine Müslüman medyanın gazetelerini de kendileri okuyor tabii sadece.. Bu komik tirajların, 70 milyonluk ülkede, hem de üç tek sigara parasına 400 bin gazete satmayı iftiharla duyurmanın sebebi budur..
500 bin nüfuslu Göteborg kentinin yerel gazetesi Göteborg Morgen Post'un tirajı da 500 bin.. Bir kişiye bir gazete.. Yeni doğmuş bebekler dahil.. Bu rakamlar sizi düşündürür mü, Genel Yayın Müdürleri.. Bu halk, bu insan için savaşmayan, savaşana da çelme takmaya kalkan Köşe Yazarları..
Nüfusu bizden sadece beş on milyon fazla Japonya'da tirajı 10 milyonun üzerinde 3 gazete olduğunu hiç yazmıyorum, "Gazete" çıkardıklarını sananlar!..
Halka sahip olun.. Halkın sorunlarına sahip olun.. Çözümler önerin.. Çözüm bulunana dek savaşı kesmeyin, bakın nasıl satarsınız?..
Hani?..
Bir gazete, bir yazar çıksında "Ben şunu çözdüm" desin göreyim..
Halk da benim dediğimi diyor..
Hadi ordan!..
Üç yasası!..
Küçük çocuk elindeki pizzayı ısıra ısıra yürürken, koşarak gelen bir delikanlı pizzayı kapıp kaçtı.. Çocuğun haykırışları üzerine oraya bakanlar kaçanı gördüler ve hemen yakaladılar.
Pizza hırsızı delikanlı mahkemeye çıkarıldı ve..
..Ve müebbet hapse mahkum oldu..
Yarısı yenmiş bir pizzayı çalmanın cezası müebbet hapis olur mu?..
Eğer o ülkeyi yönetenler, eğer o ülkenin medyası, suçluların değil, yasalara uyarak yaşayan masum ve saygın vatandaşların yanında olursa olur..
Kaliforniya'da "Üç Yasası" çıkarıldı, birkaç yıl önce..
Eyalet suç cenneti, kapkaç yaşam tarzı olunca, "Üç Yasası" çıkarıldı..
Yasa şu..
Bu eyalet sınırları içinde, adı ne olursa olsun, üç suç işleyip mahkum oldunuz mu, üçüncü mahkumiyet, müebbet hapis oluyor..
Gerekçe..
"Sen suç işlemeyi adet haline getirdiğin için bu toplum içinde özgür yaşama hakkını kaybettin.. Madem, çalışarak yaşamayı beceremiyorsun, o zaman demir kapılar ardında sürdür yaşamını.. Masum vatandaşlar da rahat etsin.. Sen de.."
Bir de Türkiye'ye bakın..
Karısını öldürüp hapse girenleri "Kader kurbanı" diye serbest bırakıyoruz ki, çıksın yeniden evlensin, yeni karısını da öldürsün.. Asıl kader kurbanının katil değil, onun zavallı karısı olduğunu hiç aklımıza getirmeden..
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, şu Üç Yasası"nı inceletir mi acaba?..
Ya da bugüne dek sadece ve sadece suçluların ve yasa dışıların haklarını savunmayı insan hakları sanıp, masum vatandaşların ezilmesine ses çıkarmayan medyam ne der acaba?.. (Ne diyeceklerini biliyorum da, gırgır olsun diye soruyorum. )
34 PSZ 11!..
Bu plakayı tipik bir vatandaşa ait olduğu için yazıyorum..
Işıksız yaya geçidine bir anne, elinden tuttuğu çocuğu ile indi.. Ercan da durdu,, Durması ile beraber arkadan "Honnnk.."
Bu kentte en büyük gürültü kirliliği araba kornalarından.. Kimse anasının karnında dokuz ay beklememiş.. Yahu önündeki sadist mi, manyak mı, sapık mı?.. Sebebsiz yere niye dursun?.. Hele ora yaya geçidi ise, zebra çizgiler görülüyorsa, durma sebebi belli değil mi, insafsız, duygusuz, saygısız..
Nedir honk.. Gürültü kirlenmenin ötesinde, şöför raconunda sövmedir bu..
"Ne duruyorsun hıyar!.."
Bu "Honkçu"lara da şükretmek gerek aslında..
Beteri var, çünkü..
İki gidiş şeritli yol. Yaya geçidi.. Ben sağda yayayı görüp duruyorum. Ben duruyorum diye yaya rahatlayıp yola iniyor.. (Bizde yaya geçidi yayanın değildir. Ancak araba durursa yaya geçide iner.. Araba gelirken inerse, bizim yasalara göre bir de suçlu ilan edilir üstelik.. (Zavallı Ercan.. Polis raporuna göre intihar etti, biliyorsunuz.)
Ve ben, yayaya yol vermiyor, bir cinayet tuzağı kuruyorum aslında..
Çünkü ben durup adamı yola indiriyorum, benim solumdan "Bu niye durdu" diye merak bile etmeyen bir hayvan, bir aşşağılık yaratık, bir potansiyel katil, üstelik bana kızdığı için gaza da basarak hışım gibi geçip gidiyor..
Zavallı yaya, kendini nasıl hızla benim önüme atıyor tekrar..
"Adam önümden geçti" diye Ercan gaza bassa, yayayı biz ezeceğiz..
Şimdi araba kullanıp da bu iki sahneyi bire bir yaşamamış var mı içinizde?..
Trafik canavarı imiş..
Canavar olmayanımız var mı?..
Dünyanın en kibar insanları, direksiyona geçince nasıl bir "Mahluk" oluyorlar anlatılmaz..
Çare..
Çare "Dinsizin hakkından imansız gelir" yasaları.. Başka çare yok..
TEBESSÜM
Fıkra Cem İşmen'den
Çıtı pıtı piti güzel sekreter aynı firmanın Dallas ofisine atanmış.. "Hollywood'daki göreviniz neyse burada da aynı işi yapacaksınız.. Farklı birşey yok!" demiş yeni müdürü..
"Tamam o zaman.." demiş fıstık diz çökerken, "Öyleyse kemerinizi gevşetip pantolonunuzu indirin hemen başlayalım!"
SEVDİĞİM LAFLAR
Yaşarken başkalarının hatalarından da ders
almayı öğrenmeniz gerekir. Zira ömrünüz bütün hataları bizzat yapacak kadar uzun sürmeyebilir.
Anonim.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|