|
 |
|

MUHARREM SARIKAYA
Baykal: Bu komisyondan Yüce Divan çıkar
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşme sonrasında telefonda. Sürpriz bir şekilde Köşk'e çıkmasının nedenini sorduğumuzda şöyle diyor
"Sürpriz değil,birkaç gün önce randevu talebinde bulundum. Yeni görüşebildik."
Sezer'e, Tahran'daki İKÖ, Madrid'deki NATO, hafta sonu Ürdün'de yapılacak Dünya Ekonomik Forumu ve Selanik'teki AB zirveleri ile Kıbrıs konusunda bilgilendirmede bulunmuş. Bir de son günlerde üzerinde tartışma yaratılan, TBMM'de onaylanan, ancak Sezer'in imzasını bekleyen Birleşmiş Milletler'in "İkiz Sözleşmesi..."
BM İkiz Sözleşmesi'nde karşı çıkılan nokta, azınlık hakları ve azınlıkların eğitimine ilişkin düzenlemeden kaynaklanıyor.
Bu anlaşmaya bugüne kadar Türkiye ile birlikte, "Niue, Svaziland, Tuvalu, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Küba, Pakistan, Umman, Suudi Arabistan, Mikronezya, Singapur, Papua Yeni Gine" gibi 28 ülke imza koymamış.
Bunun dışındaki ülkelerden bazıları Türkiye gibi bazı çekinceler koyarak, bazıları da doğrudan imzalamış. Gül'e göre, Sezer de konuyu inceletiyor ve bir sorunla karşılaşmayı beklemiyor. Nitekim Sezer de dün akşam saatlerinde anlaşmaları imzalıyor.
Ne varsa çıkaralım
Dışişleri Bakanı'na, AB Katılım Ortaklığı ve hazırlanan Ulusal Program çerçevesinde 7'nci paketin hemen getirilip getirilmeyeceğini sorduk. Gül, bu soruya şu yanıtı verdi
"Böyle sürekli yeni bir paketle uğraşmak yerine, hepsini birlikte getirip bitirelim. 7'nci paket Katılım Ortaklığı'ndaki tüm konuları kapsasın. Ne varsa hepsini getirelim ve bitirelim istiyoruz."
Baykal'ın desteği
Gül ile telefon konuşmasının ardından CHP lideri Deniz Baykal ile TBMM'deki odasında sohbet ettik.
Bakan Gül'ün sözlerini aktardığımızda CHP liderinin yaklaşımı da aynı oldu
"Sürekli paket getirmektense hepsinin bir arada gelmesinde fayda var. Biz de bakarız, çekincelerimiz varsa belirtiriz, yoksa tam desteğimizi veririz. AB açısından ne gerekiyorsa bizim desteğimiz tamdır. Biz meseleye iyiniyetle bakarız. Nitekim, 6'ncı pakete de öyle baktık. Hepsinin bir arada çıkmasında fayda var. Önemli olan bu konunun içeride kavgaya alet edilmemesidir."
Sohbetimize, görevini yakında tamamlayacak olan Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nun çalışmaları üzerine devam ettik.
Yüce Divan yolu
Baykal'a göre, Komisyon yolsuzluk ve ihalelere fesat karıştırılması konularında önemli verilere ulaştı.
Baykal, "Komisyon'un raporunda bunlar ortaya çıkınca, bunlardan bir şeyler çıkmaması olanaksız" dedi ve ekledi
"Ortaya çıkan bu sonuçların ardından 5-6 soruşturma komisyonu çıkar. Onların çalışması sonrasında da konu yargıya intikal eder ve Yüce Divan yolu açılır."
Baykal, Komisyon'un çalışmasından da hükümetin bu konuya verdiği önemden de oldukça memnun. CHP liderine göre, Komisyon'un hazırlayacağı rapor, AKP'nin çekingen yaklaştığı dokunulmazlıkların kaldırılmasının önünün açılmasına da aracılık edecek.
En geç gelecek yıl birçok olay net bir şekilde kamuoyunun önüne konulur.
ÇEAŞ ve Kepez'e el konulması dolayısıyla hükümete yönelttiği eleştirileri anımsattığımızda, Baykal Grup konuşmasında Uzan grubuna yakın duran sözlerini yineledi.
El konulmanın, hukukun uygulanması ve üslubu açısından doğru olmadığını vurguladı, hükümeti eleştirdi.
Bu aşamada, "Uzan'ın, Genç Partisi sizin rakibiniz" dediğimizde şu olayı anlattı
"Eve giderken dondurma almak için Mado'ya uğradım. Yanında Angora pastanesi var. Mado'nun sahibine, 'Yanındaki de çok iyi, senin işleri engellemiyor mu?' diye sorduğumda, 'Yanıma kötü biri geleceğine onlar gibi iyilerin olmasını hep isterim' dedi."
Baykal sözlerini şöyle tamamladı
"Muhalefet veya rakip olmak sürekli kötülemek değildir. Ben de halen kendi nefsimi terbiye ediyorum..."
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|