|
 |
|


Önce ekonomi
Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek'le "günü... Gündemi" konuşuyorduk... Uyum paketini... Yasaları... Hükümet çalışmalarını.
Çiçek bir ara dedi ki
Hala birinci öncelikli sorun iş... İş ve aş... Varsa ekonomi, yoksa ekonomi... En temel konu ekonomi.
****
Çiçek'i dinlerken "Mehmet Dülger'in söyledikleri" aklımıza geldi.
Dülger 1970'te Turgut Özal tarafından "DPT'ye alınmıştı."
Beş yıl orada çalıştı.
1975'te Demirel'in "danışmanı" oldu.
Antalya Milletvekili (AK Parti) Mehmet Dülger "TBMM, Dış Politika Komisyonu Başkanı."
Dış politika üzerine sohbet ederken, söz "iç politikadan... Hükümetten... Sorunlardan" açılınca.
Dülger şöyle dedi
- Rahmetli Özal da, Demirel de her konuşmamızda önce ekonomi derlerdi... Önce insanların karnı doyacak derlerdi... Şimdi öyle olaylarla karşılaşıyorum ki... Hergün Özal'ın ve Demirel'in sözleri kulaklarımda çın,çın ötüyor.
Dülger'e sorduk
- Ne tür olaylarla karşılaşıyorsunuz?
Anlattı
****
Haftanın bir gününü, ziyaretçi kabulüne ayırıyorum.
Sabah dokuz, akşam sekiz.
Her yaşta, her eğitimde insan geliyor.
Elini, ayağını öpeyim diyor.
Bana bir iş diyor.
Çocuğuma bir iş diyor.
Çocuk dediği de üniversite mezunu, askerlik yapmış, İngilizce konuşuyor, bilgisayar biliyor.
İşsizliğin insanları nasıl ahlaksızlığa ittiğini görüyorum.
Ekonomik zaafiyetin, beraberinde haysiyetsizliği de getirdiğine tanık oluyorum.
Ahlak çöküyor, moral değerler eriyor.
****
Mehmet Dülger bir defasında yine tam gün "aynı sorunları" dinleyince...
Koltuğa yığılıp, kalıvermiş.
Danışmanı şakayla karışık, sormuş
- Turşu gibi oldunuz... Doktor çağırmamı ister misiniz?
****
Dönelim yine Cemil Çiçek'le konuşmamıza...
"Ekonomi düzelse... Herkes işinde, gücünde olsa, milli gelir artsa" diye söze başladı.
Ve sonra da sordu
- Bugün gerilim konusu olan pekçok şey, hala toplumu germeye devam eder mi?
****
Cemil Çiçek "Özal ile de çalışmıştı."
"Özal okulunda öğrendiklerini" anlatırken, şöyle dedi
- Ekonomi kadar, toplumu birleştirici, kaynaştırıcı, uzlaştırıcı bir faktör yok.
****
Cemil bey "ekonomik sorunlarla birlikte toplumsal ahlaktaki bozulma" diye devam edince...
"Suç oranlarındaki rakamları" verince...
Ve "cezaevlerindeki misafirlerimizin sayısı artıyor" deyince...
Dudaklarımızdan, Mehmet Dülger'in sözleri döküldü
- Ekonomik zaafiyete bağlı haysiyetsizlik... Ahlaksızlık.
****
Cemil Çiçek "eğer ekonomi güçlü değilse, dış politikada da ister, istemez zayıf kalıyorsun" diye içini dökerken...
Yine Mehmet Dülger'in kulağını çınlattık.
Dülger de "bu sözleri" Özal'dan ve Demirel'den dinlermiş
- Belki kırk defa dinledim... İkisi de derdi ki... Dışarda sesinin güçlü çıkması için, önce içeride ekonomin düzgün olacak.
****
Yazımızı Prof. Ekrem Pakdemirli'nin sözleriyle noktalayalım
- Sene 1980... Özal müsteşar, ben de yardımcısıydım... Yurt dışına gittik... Adamlar randevu vermiyorlardı... Zira içerde ekonomi kötü durumdaydı... 1984'te yine gittik... Bir görecektin... Adamlar öyle itibar ettiler ki sorma, gitsin... Nedeni belli... İçerde ekonomi düzelmişti.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|