|
 |
|

KEMAL DİNÇER
Savaşçı Efes
Maç başlamadan önce genel kanı, geriden gelerek iyi bir ivme yakalayan Ülker'in moral ve fizik olarak çöküş yaşayan Efes karşısında rahat maç kazanıp şampiyonluğa ulaşacağıydı. Ancak Efes Pilsen'in dirençli bir takım olduğunu akıllarından hiç çıkarmayanlar da vardı. Efes savaşçı karakterini bu zor oyunda gösterdi.
Maçın ilk bölümü saha ve seyirci avantajıyla coşan Ülker'in ilk 10 dakikada çok üstün oyunu ile geçti. Bu bölümde Efes adeta rakibini gölge gibi izledi. Tempoyu bulan rakibi karşısında farkın açılmasına izin vermedi, hep skora tutundu. Bu arada maçın kaderini değiştiren en önemli etken Kaya Peker'in sahada savaşçı kişiliğiliğiyle direnmesi ve rakibe karşı koymasıydı.
Sonrasında Alper'in oyuna girerek hem önceki iki galibiyette hem de final maçının o dakikasına kadar çok etkin bir oyun ortaya koyan Melvin Booker'ı sahadan silmesiyle ibre bu kez Efes Pilsen lehine döndü.
Maçın bundan sonraki döneminde, yani ikinci yarıda Efes Pilsen, yakaladığı üstünlüğünün hiç bırakmadı. Kambala'nın yokluğuna rağmen tempoyu arttırıp kolay sayılar buldu, sert savunma yaparak Ülkerspor'in direncini kırdı.
İkisine de teşekkürler
Ülkerliler ise oyuncuların değişimini ve rotasyonunu bir türlü doğru olarak yapamadı. Çok faydalı oynayan Kerem'in dışarı alınması, skorer Goljoviç ve Harun'un maçın ancak 4. periyodunda sahada yer bulabilmeleri bunun bir göstergesiydi. İş işten geçtikten sonraki zorlama şutlar da Ülker'e bir şey sağlamadı.
Burada şunu da belirtmekte yarar var. Maçın hakemleri Tolga Şahin ve Mehmet Keseratar, üzerlerindeki bunca spekülasyon ve baskıya karşı müthiş başarılı bir maç yönettiler.
Gelelim teşekkür ve tebrik bölümüne. Bize bu basketbol çekişmeli ziyafetini yaşatan ve Türk basketbolunu bu günlerde sırtında taşıyan iki müessese takımına da teşekkür ediyorum...
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|