|
 |
|

SAİT GÜRSOY
Eğitimciye anlamlı ödül
Bahçeşehir Üniversitesi Hükümet ve Liderlik Programı tarafından "Küresel Liderlik Forumu" nun ikincisi, geçen hafta yapıldı. Birincisi de İstanbul'da yapılmış olan bu forum, oldukça anlamlı ve etkileyiciydi; çünkü Birleşmiş Milletler Liderlik Konferansı Destek Komitesi, liderlik girişimcilerini ödüllendiriyordu.
BM Destek Komitesi, Organizasyon Başkanlığı'na; Fulbright Komisyonu eski Başkanı ve Clinton'un Sanat ve İnsanlık Komitesi Yöneticisi Harriet Fulbright'ı Başkan seçti. Organizasyon Başkan Yardımcılığı'na ise bir Türk eğitimcisi, Enver Yücel getirildi ve kendisi bir plaketle ödüllendirildi.
Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı da olan Enver Yücel, eğitim dünyamızın en önde gelen girişimci aydınlarından biri olarak tanınmaktadır. Dünyanın 12 değişik ülkesinden ve Türkiye'den gelen konuklara Enver Yücel'in yaptığı konuşmayı, bazı özel bölümlerini atlayıp ana metniyle, siz eğitim dostu okuyucularıma sunmayı bir görev sayıyorum. Yürekten inandığım düşüncelerle dolu bu satırları sizlere sunarken, uluslararası platformlarda da ses getiren eğitim girişimlerimizin artarak sürmesini diliyorum
"...Dünyanın yaşadığı bütün acıların kaynağında bağnazlık, yani cehalet vardır. Bilinen en eski geçmişten günümüze kadar, yaşanmış ve yaşanmakta olan tüm çirkinlikler, kötülükler ve çatışmalar cehaletin ürünüdür. Bağnazlığın her türlüsü, sadece eğitimle yok edilebildiği için, insanlığın liderleri olmayı en çok hak edenlerin de eğitimciler olduğuna inanırım...
İnsanlığın mutluluğu yolunda, henüz hiçbirimiz, kendimizi çok şey yapmış saymamalıyız. Dünyanın üçte biri hala açsa, dünyanın bir yerlerinde hala bebekler ölüyorsa, işsizlik hala kol geziyorsa; doğa hoyratça katlediliyorsa, terörün her türlüsü içimize korku salıyorsa; etnik veya dinsel bağnazlıklar bir yerlerde hala saltanat sürüyorsa... Henüz çok işimiz var demektir. Ve bu noktada, çağdaşlıktan söz eden liderler, çağdaşlık niteliklerini mutlaka gözden geçirmelidirler.
Dünyanın tüm güzelliklerini kana ve göz yaşına bulayan cehaleti yenmenin tek silahı ise, sadece ve sadece eğitimdir. Biz bu inançla, en büyük potansiyelimiz olan genç nüfusumuzu, çağdaş bir eğitimle donatmayı, geleceğimizin en büyük güvencesi saymaktayız. Omuzlarımıza nice ağır yükler yükleyen tarihin bize verdiği bugünkü görev, çağdaş uygarlığın bölgedeki örnek ülkesi olmaktır. Çünkü tarih; Atatürk'ün yolundaki laik, demokratik bir hukuk devleti olan deneyimli; ama genç ve dinamik Türkiye'nin, farkındadır.
Bugün, uygar toplumların yarıştığı tüm kulvarlarda, giderek hızlanan çağdaş adımlarımızın varlığı, asla bir tesadüf değildir. Tüm dünyada sivil toplum örgütlerinin etkinliğinin arttığını gözlemek, sevindirici bir gelişmedir. Bu örgütler eliyle geniş halk kitlelerinin; özelde kendi ülkelerinde, genelde dünya yönetiminde daha etkin konumlar kazanması, demokratikleşme sürecine büyük katkılar sağlamaktadır.
Uluslararası Liderlik Forumu'nun, bu anlamda önemli bir küresel güç örneği oluşturduğuna ve ilerde daha önemli işlevler üstleneceğine inanmaktayım.
Atatürk'ün yolunda
Dünyayı; sadece doğal güzellikler anlamında değil; diller, dinler, mezhepler, ırklar ve kültürlerden oluşmuş çok renkli bir çiçek bahçesi saymaya mecburuz; çünkü gerçek budur! Bu renklerin her birine saygı duymak ve yaşama hakkı tanımak; hatta onları titizlikle korumak, sadece çağdaşlığın temel ölçütü değildir; sık sık unutulsa bile, insanlığın en eski gerçeğidir. İnançların kardeşliğine içtenlikle inanmak, inançlara karşı saygılı olmak ne kadar şartsa; insanları birbirine düşman eden inançlara karşı çıkmak da o kadar şarttır. Bunların başarılabilmesi, ancak insanların eğitilmesiyle mümkündür. Geçmişin tüm kayıplarında eğitimin yokluğu vardı; geleceğin tüm kazançlarında da eğitimin çokluğu olacaktır......."
Bu konuşmayı dinlerken sık sık Mustafa Kemal Atatürk'ü hatırladım
"Eğitimdir ki bir ulusu ya özgür, bağımsız, şanlı bir toplum halinde yaşatır ya da esarete ve yoksulluğa terk eder."
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|