|
 |
|

EMRE AKÖZ
Polemikçi penguenler...
Magazin dünyasındaki incir çekirdeğini doldurmayan atışmalara artık alıştık. Ama birisi o yapay polemik sırasında sevdiğiniz bir şeyden söz edince kayıtsız kalamıyorsunuz işte.
Hülya Avşar Show'a çıkan şarkıcı Gülşen belli ki iyi hazırlanmıştı. Kime vursun? Elbette ki Hülya ablasının rakibi Gülben Ergen'e. Lafı patlattı "Bazıları sahnede karnını içe çekiyor. Bu halleriyle penguene benziyorlar." Sonra da Gülben'in dansını taklit etti. Komik miydi? Evet.
Tabii Gülben'den cevap geldi "Penguenlerle aram çok iyi. Ben onların şirinliğini aldım, bazılarıysa kısa boylarını." Bunu duyan Gülşen cevabı yapıştırdı "Penguenler şirinliğini şişman ve yağlı vücutlarına borçlu."
****
Doğrusu eğlenceli bir polemik. Ama dediğim gibi insan çok sevdiği bir hayvandan söz edilince biraz tedirgin oluyor. Çünkü şempanze, ayı ve penguen belgesellerini izlemeye doyamam. Selçuk Erdem'in penguenli karikatürlerine bayılırım.
Son olarak gazeteci arkadaşımız Fügen Yıldırım, 7-12 yaş çocukları için hayvanları konu alan 'bilgi' ağırlıklı 'öykü' kitapları yazdı. 'Ormanın Devleri Filler' ve 'Buzlar Ülkesinin İmparatorları Penguenler'. (Kuraldışı Yayıncılık)
Bakın kitapta penguenler kısaca nasıl anlatılmış
Boyu 120 santim. Ağırlığı 40-45 kilo. Yavru sayısı 1. Beslenme biçimi Balık, kriller. Yaşadığı yer Güney Kutup Bölgesi. Yaşama süresi 20 yıl. Özellikleri Eksi 60 derecede bile yaşayabilir. Uçamayan deniz kuşlarındandır. Üreme zamanları denizden çıkarlar. 200 km. kadar buzlar üzerinde yürüyerek üreme bölgesine gelirler. Her dişi bir yumurta yumurtlar. 9 hafta boyunca hiç yemek yemeden yumurtayı sıcak tutmaya çalışır. Çoğunlukla hep aynı eşle birlikte olurlar.
Fügen Yıldırım gün gelir hayvanları bırakıp insanlara dönerse televolegillerin dişisini de her halde şöyle özetler
Boyu 175 santim. Ağırlığı 50 kilo. Yavru sayısı Yok. Beslenme biçimi Aç dolaşır. Yaşadığı yer Laila, Akmerkez, Bodrum. Yaşama süresi En fazla 10 yıl. Özellikleri Çıplak denecek kadar az giyinir. Ürememeye özen gösterir. Birden fazla erkeği aynı anda idare edecek zekaya, Cumhuriyetin kuruluşunu bilemeyecek cehalete sahiptir.
Motokuryeler kaldırıma çıktı
Bu şikayeti sadece arkadaşlarımın ve okurların ricasıyla değil, kendi deneyimlerime de dayanarak yazıyorum...
Her büyük kentte olduğu gibi İstanbul'da da motosikletle hizmet vermek yaygınlaştı. Önce ofisten ofise firmadan firmaya paket taşıyan motokurye şirketleri faaliyete geçti. Onları lokantalar, hamburgerciler, pizzacılar, köfteciler, marketler, kebapçılar takip etti. Bugün artık ofisten ya da evden çıkmadan hemen her şeyi gönderip alabiliyorsunuz.
Bu yararlı bir hizmet. Bir itirazım yok. Ancak...
Motokuryelerin çoğu hemen hiçbir trafik kuralına uymuyor. Kırmızı ışıkta geçmeler, ters yola girmeler, kendi aralarında yarışmalar... Ne ararsanız var.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi son zamanlarda kaldırıma da çıktılar. Yürümektesiniz... Kendinizi emniyette sanıyorsunuz... Derken arkadan zaaaart diye bir tuhaf korna sesi geliyor... Yüreğiniz hopluyor... Aman bu da ne?.. Kendinizi yana doğru fırlatıyorsunuz... Ooo, pizzacının motokuryesiymiş... Vııın diye geçiyor...
Tam köşeyi dönüyorsunuz... Bir karartı, bir kütle üstünüze doğru geliyor... Yine yüreğiniz ağzınızda... Bu ne?.. Bu da su şirketinin motokuryesi... Caaart diye fren yapıyor... Suratınıza ters ters bakıyor... Öyle ya zaman kaybetmesine sebep oldunuz... Sanki yolunu kestiğiniz için kabahatli olan sizsiniz... Benzeri olaylarla bugüne kadar en az 100 kere karşılaştım. Motokuryelerin hiçbiri özür dilemedi.
Peki bu arada trafik polisleri ne yapıyor? Ben bugüne kadar bir trafik polisinin kaldırımda giden motokuryeyi durdurduğunu, ceza yazdığını filan görmedim. Hadi diyelim yakalayamadı Motorun sepetinde ya da kuryenin elbisesinin üstünde koskoca adres ve telefon numarası var.
Yakında özellikle bir çocuk ya da yaşlı bir kişi kaldırımda ölürse şaşırmayın.
DERİN YIRTMAÇLI ETEK
Gülriz Sururi'nin kaleme aldığı 'Biz Kadınlar' (Doğan Kitap) üçüncü baskıyı yaptı. Ben kitabı henüz okumaya başladım. 'Cinselliğimiz' adlı bölümden bir alıntı yapalım "Bazısı da giyinişiyle, tavrıyla cinselliğini ön plana çıkarmasa da öyle bir 'Nasılsınız' der ki adama, bu 'nasılsınız'ı her erkek rahatça 'nerede, nasıl, saat kaçta buluşalım'a tercüme edebilir. Derin yırtmaçlı etek modaysa, otururken eteğini çekiştirip bacağını kapamaya çalışan kadın, genellikle kendisinde olmayan bir cinselliğin peşindedir." İşte tecrübe!
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|