kapat
12.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL


SOLİ ÖZEL


Selanik'te kış

Ege'nİn iki yakasından gelen haberler tam da Sabah ile To Vima gazetelerinin yaratmak istedikleri bahar havasına uygun doğrusu! Selanik zirvesi AB'nin geleceği açısından önemli bir dönüm noktası. AB'nin gelecekteki yapısını belirleyecek Avrupa Anayasasının tartışılıp kabul edileceği zirve bu. İki gazetenin bu zirveyi bir imkan olarak kullanmaya çalışmaları da bu nedenle gayet yerindeydi. Ege'nin iki yakasındaki okurlar böylece karşı kıyıdakilerin olayları, komşularını nasıl değerlendirdiklerini anlayacaklardı. Diyalog zemini güçlenecekti. Ancak işler biraz ters gitmeye başladı. Yunanistan dün Türk Hava Kuvvetleri'nin sivil bir uçağı taciz ettiğini iddia etti.

Tedirginlik günleri
Yunan Hava Kuvvetleri turuncu alarma geçti. Türkiye'de Genel Kurmay Başkanlığı zehir zemberek bir açıklama yaptı. Yunanistan Hükümet sözcüsü hayli küstah bir üslupla bu açıklamaya cevap verdi. Çoktandır rahatlama yaşanan ikili ilişkilerde yaklaşık bir buçuk aydır it dalaşları, geçmişteki uçak düşürme hikayeleri ve gerginlik yaratıcı sözlerle süren tırmanma ortalığı gerginleştirdi. Sanki eski gerginlik ve tedirginlik günlerine geri dönülüyor. Sanki bunun böyle olmasını çok isteyenler var.Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu'nun dünkü gelişmeler üzerine söyledikleri bu bakımdan ilginç. Kendi ülkesinin Türkiye'ye yaklaşımında ve dış politika formülasyonunda köklü bir değişikliğin mimarı olan Papandreu geçenlerde it dalaşları konusunda Türkiye'yi AB'ye şikayet ederek Ege konularını farklı bir zemine taşımıştı. Bu kez ise "Türk-Yunan ilişkilerinde küçük veya büyük sorunlar yaratmayı arzu edenler var. Onları izlemeyeceğiz" diyerek sakin ve yatıştırıcı bir üslup kullanmış.

Yunanistan'ın Selanik Zirvesi'nde Ege konusunu gündeme getirerek bir karar çıkartma arzusu varsa bu Türk-Yunan ilişkilerinde yeniden bir sıkıntılı dönemi başlatabilir. Uyum paketlerini geçirmiş olarak Selanik'e gitme ihtimali bulunan Türk Başbakanı açısından da böylesi bir gelişme hayli tatsız bir sürpriz olur. Papandreu'nun son tepkisinde olduğu gibi Türkiye'de de hükümetin olayları soğukkanlılıkla değerlendirme eğiliminde olması şu anda özellikle Yunanistan'da şekillenen telaşlı, hatta biraz provokatif havayı yatıştırabilir.Türk tarafında ise Selanik zirvesine gidilirken gerginlik çıtası Kıbrıs üzerinden yükseltiliyor. Dün SABAH gazetesine konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş son zamanlarda verdiği bütün demeçlerde Kıbrıs'ta herhangi bir çözümü arzu etmediğini yeniden vurguluyor. Yalnız Rauf Denktaş'ın da haklı olduğu bir nokta var.

Israr etmek yanlış
AB'nin KKTC için hazırladığı yardım paketinde fonların muhalefetin elindeki üç belediyeye ve yalnızca onlara akıtılacak olması Rauf Denktaş'ı Arafat'laştırma çabası gibi gözüküyor. Şık olmadığı gibi geri tepecek bir karardır ve muhalefetin seçimlerde işini zorlaştırabilir. Denktaş'ın haksız olduğu ve Türkiye'yi de ipotek altına alan tavrı Annan Planı ile ilgilidir. Dün SABAH gazetesindeki mülakatta yaptığı gibi dünyanın tanımayacağı bir devletin tanınmasında ısrar etmesi yanlıştır. Rum tarafının ekmeğine yağ sürmektedir. Papadopulos'un hiç istemediği ancak evet demek zorunda kaldığı planı tümden reddederek Türk tarafını uzlaşmaz taraf olarak tescil ettirmiştir. Türk tarafının egemenliğini garantiye alan, "bakire doğum" formülüyle ortaya çıkacak bir çözüme neden itiraz edildiği anlaşılacak gibi de değildir. Üstelik Türkiye açısından en önemli konular sayılan gelecek Rum nüfusve mülkiyet konularında da Türk kamuoyu çözüm karşıtları tarafından yanlış yönlendiriliyor. Kıbrıs konusunda Kıbrıslı Türkler'i rehin tutmadan siyaset üretmek Türkiye'nin hem adalılara hem de kendisine borcudur.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır