kapat
12.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL


MEHMET BARLAS


"Sayın Bakanım" olmak bazen bir değer taşır!.

Devlet'in bakanı olmak, tabii ki önemli bir başarı siyasette.. Ayrıca, ömür boyu taşıyacağınız "Sayın Bakanım" sıfatını da, adınızın önüne yapıştırır, bir kez bakan olabilmek..

Bir geçiş döneminde veya bir ara koalisyon hükümetinde, birkaç günlüğüne bakan olursunuz.. Asıl mesleğiniz ne olursa olsun, artık "Sayın Bakanım" olmuşsunuzdur..

Tıpkı, birkaç bin nüfuslu bir beldeye veya milyonlarca insanın yaşadığı bir mega-kente belediye başkanı olmak arasında hiçbir fark olmaması gibidir bu..

Artık, ömür boyu "Sayın Başkanım" diye hitap eder insanlar size..

Eğer biraz geniş açılı dünya görüşünüz var ise, siz önemsemezsiniz "Sayın Bakanım" veya "Sayın Başkanım" olmayı..

Milyarlık Çin'de de, yüzbin kişinin bile yaşamadığı okyanustaki bir ada-devlette de, bakanlar, başkanlar vardır.

Bu onbinlerce sayın bakanın çoğunun hükmü, sadece kendi devletlerinin sınırlarında bulananlara geçer.

Eğer ahlâk anlayışları, her şeyi kendilerine hak olarak gören nitelikteyse, kendi devletlerini ve toplumlarını soyarlar..

Bu soygunu sürdürürken de, toplumda farklı ses çıkartanları ve eleştirenleri, ya devletin, ya da rejimin düşmanı olarak görürler..

Tarlada koşarken buğday dikenleri burunlarına batmasın diye başları havada koşan "Ekin İtleri" vardır ya..

O sayın bakanlar, koltukta oturdukları süre boyunca ekin iti gibi dolaşırlar..

Soydukları halkın fertlerine, tepeden bakarlar..

O an için susturdukları düşüncelerin, yok olduğunu zannederler..

Çevrelerini saran iş sahiplerinin, arkadaş veya dost oldukları yanılgısına düşerler..

Hediyelere boğulmalarını, davetten davete paylaşılamamalarını, kendilerine karşı duyulan sevginin kanıtı olarak görürler.. Ve önlerine getirilen resmi yazışmaların altına, hep "olur" yazarlar... Bazı "olur"ların, toplumun geleceğine koyulan ipoteklerin de ifadesi olabileceğini düşünmezler bile..

Sonra devran değişir..

İnsanlar ve özellikle meslektaşları olan politikacılar, onlara yine "Sayın Bakanım" demektedirler..

Ama kader, ağlarını örmektedir. "Eski Dönem" hakkında dosyalar hazırlanmakta, belgeler toplanmaktadır.

İktidar dönemlerinde susturmadıkları ve onlara övgüler düzen medya mensupları, şimdi birer "Araştırıcı Gazeteci" oluvermişlerdir..

Sayın bakanlar için, her sabah gazeteleri açıp okumak, günlük bir işkenceye dönüşmüştür.. Kendi iktidar dönemlerinde, kendileri gibi düşünmeyenlere karşı uygulanan medyadik infazlar, şimdi onlara yönelmiştir..

Az veya çok ölçüde yaptıkları hizmetler, kimse tarafından hatırlanmamaktadır.

Soruşturma komisyonlarında ifade vermeye çağırılırlar.. Komisyon üyeleri de onlara "Sayın Bakanım" der.. Ama soruları ile, ruhlarına işleyen eziyet ve kuşku şişlerini batırıp, dururlar..

Siz siz olun, bakan olmakla bakan olmamak arasındaki ortak çizginin, "İnsan Olmak" üzerinde belirlendiğini unutmayın..

Namuslu olmak, güvenilir olmak, tevazu sahibi olmak, aydın olmak, "Sayın Bakan" olmaktan daha önemlidir.. Bu nitelikleri koruyarak bakanlık yaparsanız, koltukta oturduğunuz süreler bir anlam taşır.

ŞAKA

Ev ve Sokak!.
Milliyet'te, Ece Temelkuran'ın röportajından öğrendik..

İranlılar, Şah zamanında evlerinde ibadet eder, sokakta eğlenirlermiş.. Şimdiki Humeyni rejiminde, evlerinde eğlenip, sokakta ibadet ediyorlarmış..

Anlayacağınız, ülkelerin içini dışına çıkartmak kolay.. Yeter ki, akıl devre dışı bırakılsın..

TRAFİK İŞKENCESİ

İstanbul'da insanlar mutsuz!.
Kentli insanın yaşamının çok önemli bölümü "Trafik" ve "Ulaşım" gibi olgulara ayrılmıştır.

Bu açıdan trafik ve ulaşım, İstanbul'da yaşayanlar için, olgudan öteye işkenceye dönüşmekte..

Yolların delik deşikliği, aynı anda birbirlerine alternatif olan yolların da kazılarla kapatılması, bitmek bilmeyen inşaat çalışmaları, İstanbulluları hayattan bezdiriyor..

Geçen yaz, Fatih Köprüsü'nün bakım gerekçesiyle aylarca 3-4 şeride indirilmesi yaşandı..

Bu yazı da, Posta Caddesi-Barbaros Bulvarı kesintisi ile geçireceğiz..

İnsanı deli eden, çok kısa sürede bitirilecek işlerin, herhalde az ödenek nedeniyle, çok yavaş yürümesi..

Merak ediyorum.. Ana kentin ve ilçelerin belediye başkanları, hiç trafiğe çıkmıyorlar mı?

Ağızları ile kuş tutsalar ve ne hizmet yaparlarsa yapsınlar, hergün trafik işkencesi yaşatılan milyonlarca kentli, onları başarılı göremez..

Mesajlarınız için: mbarlas@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır