|
 |
|

METİN MÜNİR
Petkim Uzanlar'a verilmeli mi?
Petkim'in Uzan Ailesi'ne satılıp satılmaması, özelleştirmenin maskaralık olmaya devam edip etmemesinin bir ölçüsü olacak. Hükümetin petrokimya şirketi Petkim'i Uzan'lara satmamayı düşündüğünü biliyoruz. Neden satmamayı düşündüğünü de biliyoruz.
Nokia ve Motorola adlı şirketler Uzan Ailesi aleyhinde milyarlarca dolarlık dolandırıcılık davası açtı. Özelleştirmeden aldıkları Çukurova Elektrik şirketi ile ilgili olarak da hem Sermaye Piyasası Kurulu hem de kurumsal yatırımcılarla davaları var. Kontrol ettikleri medya kuruluşlarını ticari çıkarları için kullandıklarına dair şikayetler var.
Uzan Ailesi'nin iki prensinden Cem Uzan'ın Genç Parti'nin başkanı olması olaya bir başka olumsuz unsur eklemektedir. Genç Parti, kamuoyu yoklamalarında ikinci parti olarak görünmektedir. Önümüzdeki seçimlerde, büyük bir olasılıkla, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) en büyük rakibi Genç Parti olacaktır.
Ama bütün bunlar, hükümetin Petkim'i, 605 milyon dolar teklif vererek bileğinin hakkı ile ve şeffaf bir ortamda kazanan Uzanlar'a vermemesi için neden teşkil etmez.
Bir defa Başbakan Tayyip Erdoğan'ın fiyat konusunda burun kıvırması ekonomik değil, siyasi nedenlere dayanmaktadır. Tarafsız uzmanlara göre, Petkim'e verilen 605 milyon dolarlık para, 'fair value' veya 'hakça değer'e tekabül etmektedir. Petkim eski, demode olmuş, 7 yıldan beri yatırım yapılmayan bir şirkettir. Daha iyi bir şirket olsaydı ona daha fazla talip çıkardı.
Uzanlar aleyhine getirilen davalar, bu ailenin ticari ahlakı konusunda ciddi endişeler yaratabilecek düzeyde olabilir. Ama madem hükümet bu endişelere sahipti o zaman başından diskalifiye etmeli, açık arttırmaya dahil etmemeliydi. İhaleden önce Petkim'e sahip olmaya ehil olduklarına göre şimdi de öyle olduklarını kabul etmek gerekir.
Hükümet Uzanlar'ın özelleştirme bedelini Petkim'i vandalize edip ödeyeceğinden korkuyorsa paranın tümünü peşin isteyebilir. Eğer küçük hissedarların hakkının yeneceğinden endişe ediyorsa bunların hisselerinin özelleştirme fiyatından satın alınmasını zorunlu kılabilir.
Ama bu aşamadan sonra "Ben seni beğenmedim, fiyatın da hoşuma gitmedi" diyerek özelleştirmeyi yenilemeye kalkmak, hükümetin piyasaların aklına büyük bir ustalıkla yerleştirdiği "acemilik" vasfını pekiştirmekten başka bir işe yaramaz.
Bu, Türkiye'nin 20 yılı aşkın tecrübenin ardından hala özelleştirmeyi öğrenemediğini gösterir. Gülünecek ve ağlanacak bir durum.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|