kapat
11.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL


ALİ KIRCA


Trençkot mafyası

Bundan dört-beş yıl önce, Amerika Birleşik Devletleri'nin Colorado eyaletinde, kendi okudukları okulu basan öğrenciler, grubun ismini "Trençkot Mafyası" eylemlerinin adını 'Rock'n Roll' koymuşlardı.

1950'li yılların sonlarından bu yana yaşlı dünyanın üzerinde sayısız kültür rüzgârları esti.

Ancak, neredeyse tüm dünyada elli yıl kesintisiz biçimde etkili olan tek kültür akımı 'Rock'n Roll' oldu.

'Rock'n Roll' dünyayı sarsarak değiştirmek isteyen, değiştiremezlerse o dünyayı reddeden gençlerin müziği ve kültürüydü.

Yarım asır boyunca, müzikten çok daha fazla anlamlar içeren bir yaşam tarzı özlemi oldu.

Ancak, sadece özlem olarak kaldı.

Hatta, o özlemin ne olduğu bile tam olarak saptanamadı.

Hatta, gerçekten 'farklı tarzda bir yaşamı' özleyip özlemediği bile anlaşılamadı.

Öyle olunca da, 'Rock'n Roll'un muhalif olma niteliği öteki niteliklerine ağır bastı.

Kendine bir kimlik bile yaratamadı.

Elli yıl boyunca oluşturulamayan kimliğin bundan sonra yaratılabileceğine de artık hiç kimse inanmıyor.

Rock'n Roll, kimliği bulmak ve bu kimliğe ulaşmak amacı yerine, kimlik yolundaki yolculuğun adı oldu.

Dünyayı değiştirmek isteyen, ama nasıl değiştireceğini de bilemeyen kaç kuşak gençlik, o yolculuğun yolcusu olarak geçip gitti dünyadan...

Kaç kuşak da heder oldu.

'Rock'n Roll' bir simgeydi kuÅŸkusuz.

Amerika'da, İngiltere'de, müzik gruplarının şemsiyesi altında yaşanırken, kimi Avrupa ülkelerinde ve 'Üçüncü Dünya'da siyasal yapılanmalar ya da çeşitli ideoloji kalıpları içinde ifadesini buldu.'

Türkiye, ise, önemli gibi görünen konuları tartışırken, ABD'de yaşanan ama her yerde yaşanabilecek tüyler ürpertici olaylar üzerinde düşünme fırsatını bulamadı.

Oysa, kuşaklar arası iletişimin koptuğu dünyada, bu tür kanlı olaylardan alınacak çok ders vardı.

Ellerindeki otomatik silahlarla sınıf basıp kendi arkadaşlarını 'Rock'n Roll' söyleyerek öldüren gençlerin her akşam kapınızdan içeri girip odasına çekilen 'sizin çocuklarınız'dan hiçbir farkı yoktu.

Çünkü, onların anne-babaları için de 'Trençkot Mafyası' kendi evlerine ve ailelerine bir Hollywood filmi kadar uzaktı.

Oysa, koltuklarına uzanıp televizyon seyrettikleri o saatlerde, günahsız ve masum yuvalarının odalarından birinde 'Trençkot Mafyası' cinayet planlarını yapıyordu.

Amerika, İngiltere, İtalya, Arjantin, Güney Afrika, Japonya, İsveç, Türkiye... Fark etmiyordu...

Gerçek şuydu

Yeryüzünün yüksek teknolojiyle birbirine bağlandığı, birbirini izlediği, birbirini dinlediği iletişim çağında, oturma odalarıyla çocukların yaşadığı odalar arasında iletişim kopmuştu.

Hatta, alt gelir gruplarında aynı mekanda yaşayanlarda bile kuşaklar arası müthiş bir iletişimsizlik yaşanıyordu.

Çocukların, her sabah evin kapısından çıktıktan sonra, nasıl bir dünyada yaşadığını hiç kimse bilmiyordu.

Başkent'teki siyasi denklemlerin çok daha hayati görüldüğü bir ortamda, küçük Amerikan kasabalarında yaşananlarla benzerlikler kurmaya çalışmak çok 'anlamsız' gelebilir.

Ama, siz yine de yan odaya bir bakın.

Ailenizin de, ülkenizin de yaşamını karartacak bir siyah Trençkot duruyorsa askıda, sizde düşünün (Dün, Hıncal'ın yeniden hatırlattığı "gençlere uyuşturucu tuzağı", çok uzakta değil, her sabah güvenle çıktığınız kapınızın önünde aslında.. Onun için farz oldu yeniden hatırlamak "Trençkot Mafyası"nı...)

Çağ atlayan Amerika, kurtardığı başkentlerin görkemli fotoğraflarından daha çok düşünüyor siyah Trençkotları.

Vietnam, Irak, Nikaragua, Sovyetler ya da Kosova'yı kurtarırken ve ülkenin arka bahçesini temizlerken, 'yan oda'yı unuttuklarını şimdi şimdi fark ediyorlar... Siz unutmayın. Arada bir trençkotun cebindeki kimliğe bakın...


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır