kapat
11.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL


HINCAL ULUÇ


En büyük trafik canavarı.. Medya!..

Yıllar önce bir sabah Fransa'da bir trafik kazası oldu. Bir otobüste bulunan yolcuların büyük bir bölümü hayatını kaybetti. Tam hatırlamıyorum.. Ölü sayısı 30 civarında idi..

O akşam, otobüsün sahibi, Fransa'nın en büyük kara ulaşımı şirketi kapatılmış, İçişleri Bakanı istifa etmişti..

Yıllar önce..

Daha önce Fransa'dan böyle bir kaza haberi gelmemişti. O günden bugüne de yenisi gelmedi.

Çünkü Fransa'da, ülkenin ve halkın sorunlarına sahip çıkan, üzerine topyekun giden bir medya vardı. Gerçek dördüncü kuvvet..

Böyle olduğu zaman, işler en iyi şekilde yürüyordu.

Geçen hafta Türkiye'de tam anlamı ile benzeri bir kaza oldu. 27 kişi öldü..

Haber Cumhuriyet'te tek sütundu.. Gerisini anlayın..Yok canım anlamayın..

Ülkenin bir numaralı haberi olması gerekirken, tüm gazetelerde geçiştirildi. İç sayfalarda verildi. Üzerine tek sütun yazı yazılmadı.

Çünkü benim medyam, trafik kazalarını kanıksamıştı. Haber değeri vermiyordu ki, üzerine gitsin. Savaşsın, düzeltsin..

27 kişi bir uçak kazasında, ya da bir depremde ölseydi, hala konuşuyor olurduk..

Mesele de iÅŸte bu..

Önemli olan ölü sayısı değil. Ölümün şekli.. Trafik kazası ise sıradan..

Olur mu?..

Olur mu, benim sorumsuz medyam?.. Olur mu bu ülkeyi sahipsiz bırakan vurdumduymazlar.. Olur mu?..

Terör bu ülkenin canına okudu.. 34 bin kişi öldü.. Korkunç değil mi?.. Ayni süre içinde trafikte 130 bin kişi öldü.. Peki o ne, ruhsuzlar.. Duygusuzlar?..

Her yıl beş bin kişi ölüyor yollarda.. Her yıl bir kasaba yok oluyor, depremden beter..

Umurunuzda deÄŸil..

Ercan Arıklı'nın cenazesinde toplandınız utanmadan..

Sandım ki, düştüğü yeri yakan ateş yüreğinizi biraz dağlayacak.. Bu trafik rezilliğinin üzerine artık gideceksiniz..

Nerde..

Ercan toprağa verilir verilmez unuttunuz ve kendi rezil savaşınıza döndünüz.. Birbirinizi yemeye..

Eğer Hürriyet, eğer Milliyet, eğer Radikal, Sabah'ı ve atv'yi, Akşam'ı ve Star'ı yok etmek, yüzlerce basın işçisini, kardeşini, meslekdaşını sokağa atmak için aylardır verdikleri savaşın onda birini trafik için ayırsalardı, eğer Sabah, atv batsın diye Allahın günü makale döşenenler, güçlerini iki hafta için, Trafik canavarını yok etmek için birleştirseydi, bugün çok farklı bir ülkede yaşıyor olurduk..

Terörün beş mislini trafiğe kurban etmişiz.. Boş ver.. Aldırma.. Hatta iyi de oluyor.. Nüfus planlaması..

Oysa Sabah'ı ve atv'yi, Akşam'ı, Star'ı batırırsak, tekel olursak ülke kurtulur!..

Savaşın dostlarım, savaşın.. Gazanız mübarek olsun..

Dilerim günün birinde, yeni doğmuş bebeğinize süt parası bulabilmek için Sabah'a muhtaç olmazsınız..

Milliyet'i Milliyet yapanlardan Bedri Koraman, akıllara ve vicdanlara seza bir vefasızlıkla kapıya kondu. Unutmayın.. Yarın sizin de başınıza gelmeyeceğinin garantisi var mı?..

Ne ekersen, onu biçersin.. Sizi de biçerler bir gün..

Merak etmeyin.. Sabah'ın kapıları açılır gene.. Kimlere açmadık ki?..

Sabah sizin garantiniz, gafiller.. Biraz düşünseniz.. Düşünmeyi başarsanız..

İleriyi göremiyorsanız geriye bakın.. Bugünkü yerinizde Sabah'ın payı hiç mi yok?..

"Yok" diyen ileri çıksın ve ilk taşı o atsın, bana..

Laila.. Bir dünya güzelliği..
Turizm ve Kültür Bakanı Erkan Mumcu, Şefik Öztek'e "Üstün hizmet madalyası" vermeli..

Şaka etmiyorum.. Ciddi söylüyorum.. Bir kere gidin.. Gidin ve mucizeyi görün, ne demek istediğimi anlarsınız..

Şefik Boğaz'ın kenarında, o dillere destan Bosphor'a layık bir güzellik yaratmış.. Olmaz böyle şey.. Gerçekten olmaz..

Üzerine basarak söylüyorum. Dünyada gezmedik ülke, gitmediğim yer kalmadı.. Bilerek iddia ediyorum.. Ben bu kadar güzel bir yeri hayatımda görmedim..

Nasıl enfes bir dekor.. İnanın üç kez gittim, üçünde de sırtımı o emsalsiz Boğaz'a verip oturdum, Laila'nın güzelliğini seyretmek için..

Mimarı kimse bu dekorun alnından öpmek gerek.. Palmiyeler, muz ağaçları ve benjaminler arasında bir cennet bahçesi.. Babil'in asma bahçeleri böyle miydi acaba?.. Kat kat iniyor..

Şefik çok radikal bir değişiklik yapmış Laila konseptinde.. Evvelden göbekte toplanan 2500 diskocuya aitti mekan.. Etrafındaki lokaller süstü.. Zaten göbekteki 135 desibel disko müziği ile kenarda yemek yemek ve sohbet etmek mümkün değildi. Yılda bir iki kez giderdim, sesim kısılmış dönerdim.

Bu defa o göbek nerdeyse yok edilmiş.. Çünkü o göbek müşterisi istenmiyor artık..

Mekan dünyanın en ünlü mutfaklarının en öndeki temsilcileri ile dolu.. Türk.. Hem et, hem balık.. Fransız.. İtalyan.. Japon.. Thai.. Lübnan.. Ve de enfes barlar.. Girişte aperatif, çıkışta kahvenizi almak için..

Laila şimdi 700 kişi için planlı.. Bu 700 kişi içinde disko isteyen varsa, küsmesin. Göbek küçültülmüş, ama muhafaza edilmiş. Nasıl bir ses mühendisliği tasarlanmışsa.. Burada gene eski müzik.. Çıstak, çıstak.. 135 desibel.. Ama beş metre ötedeki lokantada, mum ışığında sevgilinizin kulağına aik sözcükleri fısıldayabilirsiniz..

Herşey öyle ince, öyle zevkli düşünülmüş ki..

Ve farkı hemen yabancılar farketmiş.. Laila, yabancı konukla dolu.. Ben bu mekanda bu kadar yoğun turist görmemiştim.. Daha da artacak.. Çünkü bu kentte yaşayanlar, yabancı konukların, gururla, iftiharla buraya götürecek ve "Bak" diyecekler.. "Sen hayatında bu kadar güzel bir yer daha gördün mü?.."

Ben bugüne dek üç defa gittim. Üçünde de Yazı'ya gittim. Sevgili Kardeşim Gürhan'la Yılmaz Erdoğan'ın yeri..

İki sebebten.. Bir.. En güzel köşe burası. Hem deniz kenarında.. Hem teras gibi, tüm Laila'yı görüyor..

İkincisi Ramazan Usta..

Gürhan Adana'dan getirmiş.. Tabii Ramazan Usta'nın Adanasını yiyecek ve gerçek Adana'nın ne olduğunu göreceksiniz. Ama benim tavsiyem, mutlak pirzola yiyin..

Pirzola benim en birinci et seçimimdir, oldum olası.. Bugüne dek "Bir yerde pirzola yedim" demiştim hep.. Bilbao'da bize parmaklarımızı yediren o et lokantasında..

Ramazan Usta'nın pirzolası şimdi onun yerini aldı.. Dünyanın en güzel pirzolası, Laila Yazı'da.. O nasıl bir harmanla aroma vermektir?.. O nasıl, diş gerekmez, damakla yenecek lokum yumuşaklığıdır.. O nasıl tam kararında, hafif ateşte sabırla pişirmedir?.. O ne lezzettir?..

Dünyanın her turistik kentinin, ülkesinin güzelliklerini simgeleyen böyle yerlere ihtiyacı var.. Gittiğim her kentte de, böyle yerler gördüm, bir kez daha..

Ama Laila gibisi yok.. Bu yıl ki Laila gibisi dünyada yok..

Bu güzelliği yaratan adamı alkışlamazsak eğer, böyle güzelliklere layık olamayız..

Laila'ya gidin.. Özellikle de yabancı dostlarınızı götürün mutlak..

Teşekkürler Şefik..

Teşekkürler Gürhan..

En "Yolsuz" ülke..
Önce şu rakamlara bakın..

10 kilometre uzunluğuna bir sahil şeridi.. Arkası orman.. Bu kıyı şeridinde şu anda birbirinden güzel tatil köyleri ve otellerde 10 bin yatak hizmette.. Yatırımların toplamı 400 milyon dolar.

2005 mayısında yatak sayısı 20 bini aşacak. Toplam yatırım 1 milyar doları geçecek.

O zaman bu 10 kilometrelik şerit yılda 500 milyon dolarlık gelir sağlayacak..

Sadece yatakları kullanan turistler değil tabii.. Tesisler günü birlik gelecek binlerce Antalyalı, yerli turistin deniz ve ormandan faydalanmasına imkan verecek.

Bunların hepsi güzel.. Güzel de..

Burası Türkiye.. Hani bir başkadır benim memleketim..

Olimpiyat Stadı'nı yaptık, yolunu unuttuk sanıyorsunuz.. Hayır.. Yolsuzluk bizim baş hastalığımız..

Lara'da yol diye ne var biliyor musunuz?.

Geçen yıl o dünya güzeli Topkapı'ya giderken gözlerime inanamadım. Bir otobüsün bile zor geçtiği, daracık toprak yollar.. Yol denmez. Patika.. Keçi yolu..

Milyon dolarlık, ülkenin yüz akı tesise, yüz karası bir yoldan güç bela ulaşıyorsun..

Antalya Belediye Başkanı Dr. Bekir Kumbul'un Lara bölgesi için yıllardır nasıl savaştığını biliyorum..

Ama körolası bürokrasi.. Vurdum duymazlık.. Yapılan herşeye engel olma merak ve çabamız..

Åžimdi gene ve hala diyeceksiniz ki..

"O zaman bu işleri siyasetçiler, Ankara'dan düzeltir.. Meclis'te 170 sandalyesi bulunan CHP'nin lideri Deniz Baykal üstelik Antalyalı..

Güldürmeyin beni, içim kan ağlarken..

Antalya'nın hem de dünyalar güzeli bir denizi var.. Ama Deniz'i yok.. Var sanıyorlar ama, yok..

Olsaydı.. Ah olsaydı.. Keşke olsaydı..

Åžallak.. Mallak..
Savaş kardeşim gene bana sallamış.. "Dili acılaşıyor.. Kalemi kezzaplanıyor. Okuyunca insanın içi tarumar oluyor, aniden.. Ortasını bulamıyor Hıncal Abim ne yazık ki" diyor..

Niye diyor?.. Çünkü ben kendi gazetem Sabah ve kendi televizyonum atv başta medyayı çok ağır eleştiriyorum ondan.. Savaş da güya onlara onlara sahip çıkacak.. Popülizm yapacak..

Bu gazetede herkes kendini savunma yeteneğine sahip Savaş kardeş.. Sen onlar değil, kendi adına konuş..

Konuşalım mı?..

Savaş herhalde benim hem de nasıl alkışladığım kendi programlarını izlemiyor.. O hastane yönetimlerini, o camilerin sorumlularını.. O yakaladığı her çirkinlikten hesap sorduklarını.. O programlardaki dil yok edici.. O programlardaki kamera öldürücü..

Yoo Savaş yoo.. Başta sen tüm gazeteciler, hatta özel hayatlara girip herkesi, ama herkesi gözünün yaşına bakmadan eleştireceksiniz- ki doğrusu da bu- ama kimse size tek söz etmeyecek. Çünkü dokunulmazlığınız var.. Çünkü siz gazetecisiniz..

Gazeteci örnek adamdır savaş.. Bunun bilincinde olmayan da gazeteci değildir.

..Ve de.. Şu "Şallak.. Mallak" diye yazdığın yazıyı bir daha oku.. Kimi nasıl aşağıladığına eleştiri değil, resmen aşağılama- iyi bak..

Adını yazmayınca, kezzabı havaya mı atarsın sanırsın?..

Dahası..

Sen herkesi kör alemi sersem mi sanırsın, Savaş Kardeş..

SEVDİĞİM LAFLAR
Öğrenmenin sınırlarını genellikle kendiniz koyarsınız.

Colin Rose

BİZİM DUVAR
Çin'de Sars hastalığına karşı kurulan özel tim kıyafetleriyle astronotlara benziyor. Mübarek Sars virüsü değil Mars virüsü.

(Ünal Turgut)

TEBESSÜM
Maliyeciler hamburgerciyi düşük gelir beyan ettiği için incelmeye almışlar..

"Neden benimle uğraşıyorsunuz?" demiş adam, "Tüm aile fertlerimle birlikte sabahın köründen başlayarak eşek gibi çalışır zor geçinirim!"

"Sadece bu sene 6 kez Hawaii'ye gitmişsiniz ve gider yazmışsınız!" demiş görevli..

"Haa! O mu?" demiş adam, "Size söylemeyi unuttum.. Biz evlere de servis yapıyoruz!


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır