|
 |
|

MEHMET BARLAS
"Aile Sirketleri"nden "Kurumsallasma"ya dogru..
Aile isimleri tasiyan holdingler ve sirketler, Turkiye'de en fazla 3'uncu kusaklarin yonetiminde..
Bati kapitalizmi ise, "Aile Sirketi" kavramini yuzyillardir yasamakta.. Bu nedenle "Kurumsallasma", onlar icin artik bir hedef degil, gerceklesmis bir olgu..
Adnan Nuri Baykal'in "Sistem Yayincilik"tan cikan "Babalar, Ogullar ve Kizlar" kitabini, kurumsallasma hedefine kilitlenmis aile sirketlerinin yoneticilerine, siddetle tavsiye ediyorum.
Ornegin, aile sirketinin kurucusu olan "Baba" ile, ileride onun yerine gecmesi bir doga kanununun emri olan "Ogul" arasindaki caprasik iliskiler, gercekten incelenmeye deger..
Rahmi Koc veya Bulent Eczacibasi olmak, ne kadar zor bir meslektir mesela; Vehbi Bey'in veya Nejat Bey'in isbasinda bulundugu donemlerde..
Zaman gecince, kurumsallasmak kolaylasiyor..
Yillar once Wilmington'da, Du Pont sirketine gitmistik.. Sakip Sabanci, Hasan Gulesci, Gongor Uras'tan olusan bir ekiptik.
Du Pont'un yonetim kurulu odasinda, sirketin 1760'lardaki kurulusundan bu yana yoneticilik yapanlarin resimleri vardi..
Fransiz krallarina benzeyen kisilerin resimleri 1950'lere kadar devam ediyordu.. Sonra, zayif, tel gozluklu, sade gorunumlu adamlarin resimleri geliyordu..
Du Pont'un Genel Muduru'ne (CEO) sormustum..
- Bu resimlerdeki yuzler neden 1950'lerde birden degisiyor?
O da su cevabi vermisti.
- 1950'lerde Du Pont ailesi yonetimden cekildi.. Biz beyaz yakalilar yonetime gectik.. Aile cok zengin oldu.. Kimi politikayla, kimi dogayla, kimi filantropiyle ugrasiyor..
Adnan Nuri Baykal, "Aile Sirketi"nin kurulusunda, cekirdek personelin akrabalardan olusmasini hakli buluyor.
Cunku aile disi yoneticiler ve diger calisanlar, mecbur kalmadikca, yeni kurulan, yarini belirsiz, oturmamis bir sirkette calismayi pek istemezler. Calismaya baslasalar bile, ilk darbogazda, daha iyi imkanlar saglayan baska bir sirkete gecerler..
Akrabalar ise, basariya ulasilinca, basarinin meyvasini paylasacaklari icin, ayrilmazlar..
Ve akrabalarla anlasmazliklar, "Basari" saglandiktan sonra baslar..
Aile sirketi personelinin secimi ve degerlendirilmesi konulari da, problemler yaratir sirket yerlesik hale geldikce..
Ornegin yeni bir goreve, en uygun personel yerine, aileden bir personel alinir.
Calisanlar piyasa sartlarina gore ucret alirken, aile fertleri ihtiyaclarina gore gelir sahibi olur.
Aileden olmayan bir calisan, basarisi oraninda saygi ve ozen gorur.. Aile ferdi olan calisan ise, buyuklerin gozunde hep cocuk kalir.
Basarisiz calisanin isine son verilir..
Aile ferdi basarisiz olunca, ona yeni bir is uretilir.
Butun bu kuramsal gercekleri, aile sirketlerini kuranlar da, calisanlar da yasayarak bilirler..
Benim tavsiyem, sade aile sirketlerinde degil, tum sirket ve kurumlarda, "Calisanlar"in karinca gibi gorulmemesidir.
Internetteki e-mail'lerden birinde, "Calisanlardan Yoneticilere Anlamli Mesajlar" vardi..
Iste birkac tanesi.
- Sabahlari bana asla is vermeyip, mutlaka cikis saatine kadar bekleyin. Acil isler benim icin her zaman zihin acicidir..
- Is cok acilse, zirt pirt yanima gelip, nasil gittigini sorun. Korkunc faydali oluyor. Daha iyisi, arkamda dikilip, bana nasil yapilacagini soyleyin.
- Bana birden fazla is verdiginizde, hangisinin oncelikli oldugunu soylemeyin. Ben muneccimim.
- Isten cikmami geciktirmek icin elinizden geleni yapin. Ben ofisi seviyorum ve gercekten gidecek baska bir yerim ve yapacak baska isim yok. Yasamim, tabii ki isimden ibaret..
- Yaptigim bir is hosunuza giderse lutfen onu sir gibi saklayin.. Yaptigim isi begenmeyince herkese anlatin. Beceriksizin biri oldugumu herkes bilsin.
- Bana, elinize gelen parayla nasil luks bir hayat kurdugunuzu her dakika anlatin ve bana hic zam yapmayin.. Ben, nasil olsa para kazanmak icin calismiyorum.
SAKA
Kim bilir ki?
TBMM Yolsuzluklari Arastirma Komisyonu'nda 4 saat konusan Korkmaz Yigit, Turkbank ve buna iliskin olaylar hakkinda, butun bildiklerini anlatmis.
Yigit'in bu bildiklerini, simdi komisyon uyeleri de biliyor..
Ama "Kokusmusluk" da bir devlet sirri oldugu icin, bizler bilemeyecegiz..
ISTANBUL TIKANDI
Gurtuna, hic sokaga cikmiyor mu?
Istanbul'un yollarinin bir anda kazilmasi icin, ille de yerel secimlere yaklasilmasi mi gerekiyormus?.
Ayni semtte, birbirine alternatif olacak yollar da, ya ISKI, ya da baska bir "IS"li kurum tarafindan, birkac kez acilip, kapatiliyor.. Bir delik kapandi, asfaltlandi diye seviniyorsunuz.. Birkac gun sonra ayni yol, ayni yerden yine kazilmaya baslaniyor..
Kentin ana arterleri, insaat yuzunden tikali..
Trafikte sikisip, beklerken bakiyorsunuz.. Insaat faaliyetini yuruten isci sayisi 5-6 kisi..
Yogun calisilsa 2-3 ayda bitecek alt-ust gecitler, bir yila yakin surede bitirilmiyor..
Acaba Buyuksehir Belediye Baskani Gurtuna, Istanbul'da hic sokaga cikmiyor mu?
Cam silicileri, seyyar saticilari, cicekcileri ve dilencileri izlese, Istanbul trafiginin tikandigi noktalari gorur ve insaata hiz verdirirdi..
Mesajlariniz icin:
mbarlas@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|