kapat
30.05.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL


Güzel Mengen'in, güzel kaymakamı

Köksal Toptan ile birlikte Zonguldak'tan, Ankara'ya dönerken, Mengen'e uğradık.

Mengen, Bolu'nun ilçesi.

Bolu'ya 60 kilometre.

Ankara'ya 150.

İstanbul'a 250.

Ortasından Mengen Çayı akıyor.

Arazinin yüzde 65'i orman.

Çok güzel, yemyeşil bir yer.

Köksal bey dedi ki

- Gel seni Mengen Kaymakamı ile tanıştırayım.

Ve "Kaymakamlığa" gittik.

Girerken, Toptan'a sorduk

- Kaymakam bey kim?

Köksal bey "gülmekle" yetindi.

Yanıt vermedi.

ÇİÇEK BAHÇESİ
Kaymakamlık "tertemiz."

Nereye baksak "çiçek" var.

Kaymakam beyin odasına girdik.

Aaa, o da ne?

"Makamda" genç ve güzel bir kadın oturuyor. Köksal bey, başladı gülmeye

- Bana Kaymakam bey kim diyordun... Tanıştırayım... Mengen Kaymakamı Selda Özgüven.

KAYMAKAM BEY HANIM
Odasına girenler bazen "Kaymakam bey" diyorlarmış.

Bazen "Kaymakam hanım."

Bazen de "Kaymakam bey hanım."

Bu arada "Hakim hanım" diyen de oluyormuş.

Köye gittiğinde ise...

Köylü kadınlar "kızım" diye hitabediyormuş.

O BİR ÖRNEK
Selda hanım "on yıllık" kaymakam.

Ferizli (Adapazarı), Sarıkaya (Eskişehir), Taşlıçay (Ağrı) kaymakamlıklarında bulunmuş.

7 aydır da Mengen'de.

Halkla diyalogu "olağanüstü."

Sık, sık okulları geziyor.

Ve "kız öğrencilere" soruyor

- Büyüyünce ne olmak istersiniz?

"Çoğunluğun" yanıtı

- Kaymakam.

Geri kalanların "tercihi" ise öğretmenlik.

PROJECİ BİR İDARECİ
Kaymakam hanımın çayını içip, izin istedik.

"Bırakmam" dedi

- Projelerimi anlatacağım... Bu arada bir de kahvemi için.

Heyecanlı...

Atak...

Aşçılık Meslek Lisesi'nden, Aşçılık Yüksek Okulu'ndan, yaptırmayı düşündüğü "aşçı heykelinden" uzun, uzun bahsetti.

"Turizme çok önem veriyorum... Ama tesis yok... Onun için uğraşıyorum... Yatırımcı arıyorum" dedi.

İŞTE DEMOKRASİ
- Kaymakam hanım... Ailenizde idareci var mı?

- Yok.

- Babanızın mesleği?

- Esnaf.

- Nerelisiniz?

- Bilecikli.

Ve devam etti

- Türkiye'de fırsat eşitliği var... Çalışan, her göreve gelebilir... İşte ben.

ÖĞRETMEN GİBİ
- Yavuz bey... Değil mi ki bu gençlik var... Bu pırıl, pırıl çocuklar var... Türkiye'nin geleceği çok aydınlık... Yeter ki onlara iyi bir öğretim verelim.

Ve görüyoruz ki...

Kaymakam hanım "bir öğretmen gibi" çalışıyor.

BİR TELEFON
Tabii, Mengen dışından da arayan oluyor.

Kaymakam hanım "buyrun" diyor.

"Karşı taraf" ise, onu sekreter sanıyor

- Kızım... Ben Kaymakam'la konuşacağım... Bana Kaymakam'ı bağla.

- Ben Kaymakam'ım... Buyrun.

- Ne... Kaymakam siz ha... Şey... Kaymakam bey hanım.

VE BİR ANI
Yavuz bey.

Size bir bayan kaymakam arkadaşımın başından geçen olayı anlatayım.

Arkadaşım minyondu.

Biraz ufak, tefek.

Bir gün odasına, bir ziyaretçi girmiş.

Kaymakam hanımı, kaymakam beyin çocuğu sanmış.

Ve demiş ki

- Kızım... Baban nerede?

BAŞARI DİLİYORUZ
Mengen Kaymakamı'nı çok sevdik.

Ve gelip, geçerken uğramaya söz verdik.

Köy anayasası
Zonguldak'ta, orman içindeki "100. Yıl Atatürk Köyü"nde, bir şey dikkatimizi çekti "Duvar yazıları."

Bu yazılar sanki köyün "Anayasası."

Köydekilerin "unutmamaları gereken" hususlar. "Uymaları gereken" kurallar.

Ve bunlar ya "Kızılderili inanışı."

Ya da "Kızılderili buyrukları."

"İnanışlardan" bir örnek

Son ağaç kesildiğinde,

Son nehir zehirlendiğinde,

Son balık tutulduğunda,

Paranın yenemez olduğunu göreceksin.

Ve bir de "Kızılderili buyrukları" örneği

* İnsan kardeşlerine büyük saygı göster.

* Her zaman dürüst ve güvenilir ol.

* Doğru bildiğin şeyi yap.

* Eylemlerinin tüm sorumluluğunu kabullen.

* Beynine ve bedenine iyi bak.

* Dünyaya ve üstünde yaşadığın yere saygılı ol.

"Buyruklar" uzayıp, gidiyor.

****

Köyde kaldığımız süre içinde gördük ki, kimse bu "farklı anayasayı" çiğnemiyor.

100. Yıl Atatürk Köyü
Zonguldak'ta geceyi "köyde" geçirdik. "100. Yıl Atatürk Hizmet Köyü"nde.

Köy "Zonguldak, Devrek, Çaycuma" yol ayrımında. Zonguldak'a 30, Devrek'e 20, Çaycuma'ya 10 kilometre.

Köyde "açık hava tiyatrosu" da var.

"Yüzme havuzu" da.

Futbol sahası, otel, lokanta, kamp alanı da. Hastane de var, postane de. Bu köy "bir başka köy." Tam bir "köykent."

****

1981'de, Danışma Meclisi'nin Zonguldak üyesi Cemil Çakmaklı, Başbakan Bülend Ulusu'ya bir proje sunmuş

- Atatürk'ün doğumunun 100. yılında, Zonguldak'ta modern bir köy kuralım. Ulusu'nun aklı yatmış. Ve orman içinde "bu çağdaş köy" doğmuş.

****

"Atatürk Köyü"nün yakın çevresinde pek çok köy var

Bakiler... Kayıkçılar... Örmeci... Çukur... Çayköy... Kayabaşı... Hacıbeyler... Üçburgu... Geriş... Ahatlı... Kaleoğlu... Çorak.

Atatürk Köyü "civar köylerin" öğretmeni gibi... Ağabeyi gibi.

Zira bu köy çok önemli bir "bölgesel kalkınma projesi."

Köylüyü "eğitiyor." Kentlileştiriyor.

****

Zonguldak Vakfı Başkanı Cemil Çakmaklı'yı kutluyoruz. Keşke her ilde böyle üç, beş Cemil Çakmaklı olsa.

Ve her ilde "üç, beş Atatürk Köyü" kurulsa. Atatürk Köyü, bir zamanların Köy Enstitüsü'nün "2000'li yıllara uyarlanmış" modeli. Öylesine beğendik ki...

Gece, Zonguldak'ta otelde kalmak yerine... "Atatürk Köyü"nde konakladık.

Beycuma'nın sorunu
Zonguldak'ta "cuma" çok. Cuma "pazaryeri... Buluşma yeri" anlamında kullanılıyor.

Çaycuma... Beycuma...

Ovacuma... Armutlucuma...

Toprakcuma... Cumayanı...

Ve daha pek çok "cuma."

Zonguldak'ta olduğumuzu duyunca...

"Beycumalılar" 15 kişilik bir heyet yapmışlar. Belediye Başkanı İlker Karaoğlu.

Esnaftan Kemal Öztürk.

AK Parti Belde Başkanı Şafak Sefa Ulama.

CHP Belde Başkanı Celal Tatoğlu.

Durmuş Köktürk... Erdoğan Kocaağa... Sadettin Yavuz... Mustafa Keskin... Ve diğerleri.

Beycuma, Zonguldak'a 25 kilometre.

Nüfusu 2.800.

"Çevresinde" 17 köy var.

Köylerle birlikte nüfus 30 bin.

Beycumalılar dediler ki

- 1978'de, Beycuma'da, Ziraat Bankası açıldı... Ama geçen yıl kapandı... Emekli, köylü, esnaf banka için Zonguldak'a gidiyor... Ne olur yazın... Ziraat Bankası geri gelsin.

****

Beycumalılar'ı dinledik.

Ve sonra da sorduk

- Beycuma, seçimde kime oy verdi.

Anlattılar

- Birinci parti AK Parti... Sonra CHP... Üçüncü parti de DYP.

Yine sorduk

- AK Parti iktidarından memnun musunuz?

Aldığımız yanıtlar

* Henüz bir şey görmedik.

* Bu iktidara güven var.

* Bekliyoruz.

* Bir şeyler yapacak gibi.

* Eleştirmek için erken.

* Paramızı birilerine peşkeş çekmeyeceklerine inanıyoruz.

****

Beycumalılar'ın "başka istekleri" de var. "Yol" gibi.

Ama dediler ki

- En önemlisi banka... Bu sorunumuzu yazacaksınız değil mi?

Hükümet "zamana karşı" yarışıyor
Kızılcahamam, Gerede, Bolu...

Mengen, Devrek... Zonguldak... Düzce...

Beldeler... Köyler.

Gittik, gördük.

Ve direksiyonu "başka yerlere" çevirdik. Dolaştığımız yerlere ait gözlemlerimiz

Ekonomi hala "durgun."

Ama bir, iki ay öncesine göre "daha iyi."

Çarşı, pazar "sanki hafiften, hafiften canlanır gibi."

Halk, hükümetten beklediğini "tam olarak bulamamış."

Ama "ümidini de tamamen kaybetmemiş."

Herkes "hele bir yaz geçsin... Sonbaharı görelim" diyor. Hükümet "zamanın değerini" bilmeli ve "yazı, çok iyi değerlendirmeli."


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
sempozyum
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır