kapat
30.05.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL


ABDURRAHMAN YILDIRIM


Büyüme enflasyona dönüşecek mi?

Hafta sonunda İSO'nun düzenlediği, Başbakan ve bazı bakanların katıldığı Sanayi Forumu'nda açıklanan durum tespit anketine göre, ekonomi canlanıyor. İSO'nun üyeleri arasında her ay yaptığı Durum Tespit Anketi mayıs ve haziran aylarında sektörlerinde üretim artışı bekleyenleri yüzde 54 ve yüzde 62 ile son bir yılın en üst düzeyine çıktığını ortaya koydu.

Aynı anket mayıs ve haziran aylarında iç satışlarda artış bekleyenlerin oranını yüzde 48 ile yüzde 56 olarak verdi ve bunun son bir yılın en üst düzeyine çıktını belirledi.

İç talebin canlanması büyüme açısından önemli. Çünkü milli gelirin yaklaşık üçte ikisini özel tüketim oluşturuyor.

İhracattaki artış yüzde 35 ile gerçekten son yılların en üst noktasında.

İthalatta da belirgin bir artış var. İthalata bağlı taşıma ve ticaret sektörleri de canlanacaktır.

Yılın bütününde geçen yılki orana yakın, yüzde 7.5-8 civarında bir büyüme sağlanması mümkün.

* 2003'ün sınavı- Yüksek büyüme durumunda enflasyonla mücadele ne olacak?

Böyle bir deneyimi ilk kez yaşayacağız. Çünkü enflasyonu ciddi biçimde düşürme kararlılığımızı 2000 programı ile ortaya koyduk. Bu programda dövizi çıpa yaptık, ithalat patladı. Bir anlamda kurun düşüklüğü hem maliyetleri aşağı çekti hem de ithalat yoluyla fiyat artışlarını sınırladı. Enflasyon tarafında başarılı olduk ama dış açığa yol açarak krizin patlamasına zemin hazırladık.

2001 yılı zaten ekonomik küçülme ve iç talebin daralmasıyla geçti.

2002'de stoklar ve ihracatla büyüdük. Yurtiçi talep artışı sadece yüzde 2 düzeyinde kaldı. Bu da enflasyon yaratacak bir artış değil.

İşte ilk kez yaşayacağımız da, yurtiçi talep artışının olduğu bir dönemde enflasyonla mücadelede başarılı olmak. Bunu yaparken de, bir dış açık krizine girmemek. 2003'ün sınavı burada.

* Özel sektörün tavrı- Geçmiş yıllarda her talep patlamasını ölçüsüz zamlarla karşılayan özel sektörün bu kez tavrı nasıl olacak?

İSO Başkanı Tanıl Küçük böyle bir tehlikenin farkında ki, "İç talebin canlanması, beraberinde, ürün fiyatlarının artışını getirmemelidir" diyor. Sanayicileri verimliliği artırmaya, hammadde, finansman, insan gücü gibi her türlü enstrümanı daha verimli kullanmaya çağıran Küçük, önceki günkü İstanbul Sanayi Odası toplantısında şöyle dedi "Bunlar, sadece zor şartlarda başvurduğumuz yöntemler olmamalı, doğal çalışma biçimimiz haline gelmelidir. Uluslararası rekabet bunu gerektirmektedir. Bugün artık, en az girdi ile en fazla değeri yaratanların rekabet şansı vardır."

* Rekabet şart- Talebin arttığı bir dönemde şirketler zam yapma konusunda iyiniyetli olabilecekler mi? Geçmiş deneyimler maalesef bu durumlarda iyiniyet kuralının çalışmadığını gösteriyor.

Talebin fiyat artışlarına yol açmaması için rekabetin olması şart. Ancak biliyoruz ki, bazı sektörlerde rekabet eksik, hatta yok. Böyle bir ortamda Merkez Bankası faiz indirse talebin artmasına katkıda bulunacak, bazı şirketlere daha rahat zam yapma fırsatı verecek ve böylece enflasyonu indirme mücadelesine darbe vuracak.

* İnsanımıza haksızlık- Ancak talebin tutulması yoluyla enflasyonla mücadele de anlamlı değil. En azından bu ülke insanına büyük haksızlık. "Az tüket ki fiyatlar artmasın" yaklaşımı insanımızı az tüketme ile yüksek enflasyon arasına sıkıştırıyor.

Olması gereken ise kamu kesiminin ve özel sektörün yeniden yapılanması sonucu üretimin ve verimliliğin artması, rekabetin sağlanması.

İşte böyle bir ekonomik ortamda tüketim artsa bile, enflasyon artmayabilir. Bu da, programı ve yapısal reformları devam ettirmek için hayati bir neden.

* Sonuç- "Alçak tavanlı odada yükseğe sıçrama" Çek Atasözü

Mesajlarınız için: ayildirim@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
sempozyum
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır