kapat
30.05.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL


MEHMET BARLAS


Tarihin hangi noktasında bulunduğunu anlayamamak!.

Bilim ve teknoloji hayatımızı öylesine değiştirdi ki, insanlık tarihinin tam neresinde bulunduğumuzu kestiremez olduk..

"Yontma Taş Devri"nden "Cilalı Taş Devri"ne geçiş, birkaç bin yıl sürmüştü..

"Nükleer Çağ"dan "Bilgi ve İletişim Çağı"na geçiş ise yarım yüzyıl sürmedi..

Sokaktaki tüketici, bilim ve teknolojideki aşamaları MP-3 çalarların kol saatine girmesi ile veya cep telefonlarından, hem internete girilmesi, hem de fotoğraf çekilip gönderilmesi ile izliyor..

Bilim adamları ise canlıların ve insanların gen haritalarını tamamladı.. Şimdi, genlerdeki yazılı kaderi değiştirme çabası içindeler..

Bilgisayar ve telefonun birlikteliği, dünyanın bütün bilgi, düşünce ve araştırmalarını, masalarımızın ve hatta dizlerimizin üzerine getirdi..

Bugün "The New York Times" gazetesinin bir haftalık koleksiyonundaki bilgiler, insanlık tarihinin Fransız Devrimi'ne kadar elde ettiği tüm bilgilerden daha fazla..

Düşünün ki, ABD'nin 1990-91'deki Körfez Savaşı'nda kullandığı silahlar, 2003'teki Irak Savaşı için, neredeyse antika olmuştu..

Bütün bu baş döndürücü gelişmeyi tümüyle anlamak, sadece kendi mesleğine dönük yaşayan bir insan için çok zor..

Bir doktoru düşünün.. Tıp, artık disiplinler-arası bir meslek haline geldi.. Biyoloji, matematik, mühendislik, kimya ve benzeri tüm bilim dallarını, kanserden AIDS'e, Anti Aging'den SARS'a uzanan alanlarda işbirliği yapıyor..

Globalleşen dünyada bir avukat, bir ekonomist, bir tüccar, tüm evrensel oluşumları izleyip, anlamak durumunda..

Ve politikacıların, biz gazetecilerin hayatı da çok zorlaştı..

Sadece vergi toplayarak ve sadece bürokrasi yaratarak ülke yönetenler, hem ülkelerini, hem kendilerini başarısızlığa mahkum ediyor..

Eski bilgilerle yeni dünyayı haberleştirmeye, yorumlamaya kalkışan gazeteciler, okurlarından bile daha bilgisiz konuma düşüyor.

Bill Gates'i düşünün..

Bu kişi, elindeki bilgi ile Microsoft'u Türkiye'de kurup, iş hayatına atılsaydı, herhalde bir yılda iflas edip, yok olurdu..

Bugün bakkal dükkanı açmak isteyen bir esnaf, en az 8-10 resmi işlemi, ikişer kez yapmak zorunda..

Ünlü bir işadamı, hem Türkiye'de, hem Bulgaristan'da fabrikaları olduğu için, sürekli yurt dışına gidiyor..

Yurt dışına çıkış harcı alınmaması için, İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği'nden, bu işadamının Bulgaristan'a çıkışında göstereceği yetki belgesi verilmiş..

İşadamı, yeniden başvurmuş Genel Sekreterliğe.. Tüm yurt dışına çıkışlarında harç ödememesi için muafiyet belgesi istemiş..

Bana, elindeki evrakı gösterdi..

Tam 38 tane, ayrı belge vermişler.. Her belgede, Fransa, Almanya, Amerika, İspanya, İngiltere gibi ülke isimleri belirtilmiş, 38 ayrı kağıda, 38 ülkenin adı yazılmış..

Elektrik akımları üzerinde deneyler yapan ve kendi adı ile bilinen "Kafes"in kuramlarını bulan Michael Faraday'a (1791-1867), dönemin İngiltere Başbakanı Gladstone sormuş..

- Bu araştırmalarınızla, hangi buluşu gerçekleştireceksiniz?

Faraday gülmüş,

- Sizin için önemli olan, ben ne buluş yaparsam, nasıl olsa onu vergilendireceğiniz değil mi, demiş..

Bu çağı yaşamak, müthiş bir olay..

Aslında, yaşamaktan öteye, anlayabilmek de bir çaba gerektiriyor..

Şimdiki ABD Başkanı Bush'un babası eski başkan Bush'un bir konuşmasını dinlemiştim 2 yıl önce..

Bilgisayarına virüs girmiş.. Temizlemek için bir saat kapatmışlar internet bağlantısını..

Dert yanıyordu.

- Bu bir saatte, dünya ve çevremle bağlantım kesildi.. Kendimi, ıssız bir adada, yapayalnız hissettim..

Düşünün ki, bu adam 80'li yaşlarda..

Peki, Turgut Özal'dan sonra, Türkiye'de bilgisayar kullanan bir cumhurbaşkanı gördünüz mü?

Üstelik Özal'ın sağlığında, henüz internet yoktu..

Ne demek istediğimi anlatabildim mi, bilmiyorum..

ŞAKA

Neden alkışlarız?
Şarlo (Charlie Chaplin) ve Albert Einstein, 1931'de yanyana bir yolda yürürlerken, insanlar onları alkışlamış..

Şarlo, Einstein'a dönmüş,

- Bu insanlar sizi anlamadıkları için, beni de anladıkları için alkışlıyorlar, demiş..

Acaba biz Türkler de, önümüze geleni neden alkışladığımızı bilir miyiz ki?

YENİ BİR DÖNEM

Irak demokrasisine yardım etmeliyiz!.
Türk-Amerikan ilişkilerinin, eskisinden daha farklı bir noktada bulunduğunu, artık kavramamız gerekiyor..

Bazılarımız, "Tezkere Krizi"ni doğru buluyor, bazılarımız da "Yanlış oldu bu" diyor.

Önemli olan, Tezkere krizi sonrası Türk-Amerikan ittifakı büyük yara aldı..

Biliyoruz ki, Türkiye istese de, istemese de, artık Amerika hem Irak'ta, hem de Ortadoğu'da, eskisinden farklı biçimde var olacak..

Gelecekte, Başkan Bush seçilemese de, bu böyle olacak..

Baba Bush'un Irak ambargosunu, Clinton da sürdürmemiş miydi?

Türkiye bir karar vermeli..

Amerika ile ittifakı, eski içeriği ve ağırlığı içinde sürdürmek istiyor muyuz?

Ya da, Türkiye'nin jeo-stratejik öneminden, artık bıktık mı?

Eğer Türk-Amerikan ilişkilerini onarmaktan yana isek, Irak'ın demokratikleşme çabalarına, en azından sivil toplum örgütleri ile katkıda bulunmalıyız..

Sadece Kuzey Irak'a ve Kürtler'e dönük bir "Irak Politikası", Türkiye'yi, Amerika'dan daha da uzaklaştıracaktır.

Mesajlarınız için: mbarlas@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
sempozyum
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır