|
 |
|

MEHMET TEZKAN
Yeni politikalar üretmemiz şart..
TSK, Avrupa Birliği karşıtı olamaz..
Niye?
"Çünkü AB, Atatürk'ün Türk toplumuna gösterdiği çağdaşlaşma hedefinin, jeopolitik ve jeostratejik açıdan zorunluluğudur."
Bunlar, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın sözleri..
Yani Genelkurmay'ın resmi görüşü..
'Ordu, AB'ye karşıdır' söylentisine son noktayı koyan sözler..
Artık kimse kendi hükümranlığını koruma uğruna Genelkurmay'ı öne sürerek AB karşıtlığı yapamaz..
AB karşıtı olmak suç değil..
Olan varsa, ayak sürmek yerine, çıkıp fikrini açık açık söylemeli..
'AB'nin hedefi bizi bölmek, parçalamak' söylemine artık bir son vermek gerekiyor..
Büyükanıt diyor ki "AB'ye girmemiz zorunluluk"
Neden?
"Çünkü AB, Türkiye'nin sosyal, politik, ekonomik ve güvenlik hedefleri ile de tam olarak örtüşmektedir."
Büyükanıt'ın konuşmasından çıkardığım sonuç şu..
AB konusunda güçlü bir irade var..
Artık kimse karnından konuşmasın..
Geçelim Büyükanıt'ın diğer mesajlarına..
"Ulusal çıkarlarını küresel çıkarlarla uyumlu hale getiren ülkeler barış içinde yaşayabilirler."
Yani artık bu dünyada tek başına yaşayamazsınız.. 'Biz bize benzeriz, biz farklıyız' söylemi bitti..
"Ülkelerin refahı arttıkça, o ülkelerin ulusal kimlikleri de o denli gelişmektedir."
Bu sözün açık bir dille ifadesi de şu Güçlü ekonomi, güçlü ülke demektir.. Rahat, huzur, para maceranın önünü keser.. Refah, ayrılıkçı akımların panzehiridir..
Genelkurmay İkinci Başkanı'nın üzerinde düşünülmesi, tartışılması gereken bazı saptamaları da şunlar
"Gelişmiş ve güçlü ülkelerin tehdit algılamaları ile gelişmekte olan veya gelişmemiş ülkelerin tehdit algılamaları, aynı eksende çakışabilir mi? Yoksa gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ülkelerin tehdit algılamalarını koşulsuz kabul eden ülkeler konumunda mıdırlar?"
Bir başkası..
"Acaba güçlü ülkeler kendi ulusal çıkarları yönünde tanımladıkları tehdit algılamalarını, güçsüz ülkelere dayatarak, o ülkenin ulusal çıkarlarına zarar verecek yaklaşımlar içinde mi bulunuyorlar?"
Bu sorulara, Bush doktrinini gözönüne alarak yanıt aramamız gerekmiyor mu?
Şu gerçeği artık kabul etmemiz gerekir.. Yeni bir dünya düzeni kuruluyor.. Bunu kuran da tek kutuplu dünyanın lideri ABD..
Her hamlesi bugüne kadar düşünmediğimiz yeni soruları gündeme getiriyor..
Peki dünyanın geldiği nokta ne?
İşte Büyükanıt'ın değerlendirmesi
"Güçlü ülkeler, bir yandan her türlü kitle imha silahına sahip olurken, diğer yandan, bu imkanlara sahip olmaya çalışan bazı ülkeleri, bölgesel ve küresel bağlamda birer tehdit olmakla suçlarlar ve bütün kitlesel imha silahlarının terör amaçlı kullanılmasını, doğal olarak, tehdit şeklinde algılarlar. Bunların hepsi yaşadığımız dünyanın gerçeğidir."
Büyükanıt'ın sempozyumu açış konuşmasından çıkardığım sonuç şu..
İçimize kapanıp, kendi dünyamızda yaşamayalım.. Gündelik hayhuyları bırakalım.. Dünya değişiyor.. Ayak uyduramazsak, yeni politikalar üretemezsek işimiz zor..
Hem de çok zor..
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|