kapat
30.05.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL


MUHARREM SARIKAYA


Küreselleşme ve AB bakışı

Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın Harp Akademileri'nde "Küreselleşme ve Uluslararası Güvenlik" konulu sempozyumdaki konuşması, konusu gereği iki temel üzerine oturuyordu.

Bunlardan birincisi küreselleşme, ikincisi de Avrupa Birliği

Küreselleşmede tehdit algılaması konusunda Org. Büyükanıt'ın, şu sözleri dikkat çekiciydi

"Acaba güçlü ülkeler, kendi ulusal çıkarları yönünde tanımladıkları tehdit algılamalarını, güçsüz ülkelere dayatarak o ülkelerin ulusal çıkarlarına zarar verecek yaklaşımlar içinde mi bulunuyorlar."

ABD'nin Irak konusunda Türkiye'ye karşı hala devam eden tutumu anımsandığında, Org. Büyükanıt'ın bu sorusunun anlamı daha açık ortaya çıkıyor.

Nitekim, Org. Büyükanıt, daha sonraki satırlarda her ne kadar ABD'nin adını kayda geçirmese de bunu somut örneklerle de ortaya koydu.

Küreselleşmenin yeni kuralında, Org. Büyükanıt'ın da konuşmasında vurguladığı gibi yeni bir konsept geçerli. O da Org. Büyükanıt'ın şu sözlerinin altında yatıyor

"Güçlü ülkeler bir yandan her türlü kitle imha silahlarına sahip olurken; diğer yandan bu imkanlara sahip olmaya çalışan bazı ülkeleri, bölgesel ve küresel anlamda tehdit olmakla suçlarlar ve bütün kitlesel imha silahlarının, terör amaçlı kullanılmasını doğal olarak tehdit şeklinde algılarlar."

Son günlerin ABD'de moda kitabı, Bruce Berkowitz'in "The New Face Of War" (Savaşın Yeni Yüzü) da yazılanlar da bunu teyid ediyor.

Küreselleşmenin yeni raconunda, savunma için silahlı kuvvet bulunduranlar, sadece askeri değil, siyasi olarak da gerileme içine giriyor.

Buna karşın, saldırıya dönük kuvveti olanların kazandığı bir dönem yaşanıyor.

İnsanlık da küreselleşmenin bu yeni raconunu çaresiz kabul etmiş bulunuyor. Org. Büyükanıt'ın küreselleşme konusundaki konuşması ve ardından birinci oturumunda söz alan konuşmacıların sözleri bir başka açıdan da dikkat çekiciydi.

Hem Org. Büyükanıt, hem de konuşmacıların sözlerinin ortak noktası, küreselleşmenin olumsuz yönlerini sergilemeleriydi.

Küreselleşme ile gelen yenilikler ve olumlu sonuçları üzerinde durmak yerine, daha çok olumsuz yönlerini sergilemeyi yeğlediler. Oturuma katılanların ortak bir diğer özelliği de ABD ve İngiltere'nin Irak operasyonuna olumlu bakmamalarıydı.

TSK'nın AB'ye bakışı
Org. Büyükanıt'ın konuşmasında üzerinde ağırlıkla durduğu, hatta konuşma metni kitapçığında büyük harflerle yazma gereği duyduğu konu AB ile ilgiliydi.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin AB'ye bakışını anlatırken söze, "TSK haksız bir saldırının hedefi haline gelmiştir" diye başladı.

TSK'nın AB'ye karşı olduğu yönündeki yaygın kanaati net bir dille tekzip etti. Hemen ardından da büyük harflerle yazdığı şu bölümü üzerine basarak okudu

"TSK, Avrupa Birliği karşıtı olamaz. Çünkü Avrupa Birliği, Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk toplumuna gösterdiği çağdaşlaşma hedefinin, jeopolitik ve jeostratejik açıdan zorunluluğudur."

Org. Büyükanıt, bu hedefin Türkiye'nin sosyal, politik, ekonomik ve güvenlik hedefleri ile de tam olarak örtüştüğünün altını çizdi.

Genelkurmay İkinci Başkanı'nın AB konusunda dün söylediği bu sözler, hafta başında Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök'ün basın toplantısındaki sözlerinden bir milim dahi farklı değildi. TSK'da AB konusunda farklı görüşlerin olduğu, AB karşıtı kesimlerin askerin içinde daha fazla yer bulduğu yönündeki yaklaşımlara bir yanıt niteliğindeydi.

Bu da TSK'da, iki yıl öncesine kadar geçerli olan AB konusundaki görüşün değişmeye başladığının açık ilanıydı. Veya, TSK'nın, AB konusunda yeni konsepte geçtiğinin duyurusu.

Her ne kadar bu değişim dün bir kez daha kayda geçirilmiş olsa da Org. Büyükanıt, AB konusundaki bazı kaygılarını da söylemekten kaçınmadı.

AB'nin hedeflerinin ülkenin üniter yapısı ve laik rejimi konusunda farklı düşüncelere sahip kesimlerin, çağdışı ve bölücü hedefleri ile uyuşamayacağını vurguladı.

Bazı çevrelerin Türkiye'ye yaptırmak istedikleri hususları, AB'nin yüksek değerlerini ileri sürerek ve her fırsatta TSK'yı gündeme getirerek gerçekleştirmeye çalışmalarının, Avrupa'ya da yarar sağlamayacağını belirtti. TSK, AB konusunda yeni konseptini açık bir şekilde ortaya koydu.

TSK, bu konuda "neden hızlı hareket etmediği" yönünde eleştirilebilir. Ancak, büyük kitlelerin manevraları da ağırdır. Bazen iki yıl bile kısa süredir.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
sempozyum
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır