|
 |
|

Büyük harflerle EVET, AVRUPA!
1- Avrupa Birliği, Atatürk'ün topluma gösterdiği yoldur
2- Bu yoldaki amaçlar, iç politikada kullanılmamalı
3- AB de sorumluluğunu mutlaka yerine getirmeli
Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, "TSK, Avrupa Birliği karşıtı olamaz. Çünkü AB, Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk toplumuna gösterdiği çağdaşlaşma hedefinin jeopolitik ve jeostratejik açıdan zorunluluğudur" dedi.
Harp Akademileri Komutanlığı'nda düzenlenen "Küreselleşme ve Uluslararası Güvenlik" konulu sempozyum, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın "Küreselleşme ve Uluslararası Güvenlik" başlıklı açış konuşmasıyla başladı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Orgeneral Büyükanıt, 26 sayfalık konuşmasının önemli bir bölümünde küreselleşme tanımını yaptı. Orgeneral Büyükanıt, TSK'nın AB'ye karşı olduğunu iddia edenlere karşı çıktı. Açılış konuşmasında, bu yöndeki iddialara cevap verirken, konuklara dağıtılan konuşma metninde de Orgeneral Büyükanıt'ın sözleri büyük harflerle yer aldı. Orgeneral Büyükanıt konuşmasında şu mesajları verdi
TSK, AB'ye karşı diyenlere; Ülke içi ve ülke dışı çevrelerde, hiçbir haklı nedene dayanmadan, TSK'nın AB'ye karşı olduğu konusunda, yaygın kanaatler oluşturulmuştur. Açıkça ifade ediyorum, bu tür iddialar doğru değildir. Bu konudaki TSK'nın görüşlerini, büyük harflerle tekrar ifade ediyorum. TSK, AB karşıtı olamaz. Çünkü AB, Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk toplumuna gösterdiği çağdaşlaşma hedefinin, jeopolitik ve jeostratejik açıdan zorunluluğudur.
Hükümete; AB hedefi, ülkenin üniter yapısı ve laik rejimi konusunda farklı düşüncelere sahip kesimlerin çağdışı ve bölücü hedefleriyle uyuşamaz. AB'nin de bu tür amaçlara sahip düşüncelerle uyum içinde olması düşünülemez. Bu sözlerim, varsa, bu düşüncelere sahip olan kişi ve gruplaradır. Ayrıca, bazı çevrelerin Türkiye'ye yaptırmak istedikleri hususları, AB'nin yüksek değerlerini ileri sürerek ve her fırsatta TSK'yı gündeme getirerek, gerçekleştirmeye çalışmalarının ne Türkiye'ye ne de Avrupa'ya yarar sağlanamayacağını ifade etmek isterim. AB yolundaki bu amaçları, birer iç politika malzemesi olarak kullanmayı hedefleyenler ise karanlık emellerine ulaşamayacaklardır. Cumhuriyet tarihi boyunca, taassubu ortadan kaldıran ve TSK, geçmişte olduğu gibi bugün de üniter, laik ve demokratik Cumhuriyet'in yılmaz bir savunucusu olacaktır. Bu temel yaklaşım, AB'nin temel felsefeleriyle de tam bir uyum içinde bulunmaktadır.
AB'ye; Bu süreçte, AB ülkelerinin de Türkiye'nin üyeliğine önyargısız yaklaşmaları ve sorumluluklarını yerine getirmelerini gerektiğini, vurgulamak istiyorum. Kopenhag Zirvesi kararları da göz önüne alındığında, birliğin henüz ortak bir Avrupa kültürü yaratma konusunda görüş birliği içinde olmadığını değerlendirmek mümkün. Bizler, medeniyetlerimizin, kültürlerimizin ve dinlerimizin farklı olduğu şeklindeki anlamsız ve mesnetsiz önyargılarla mücadele ediyoruz.
PKK/KADEK'e; AB ve AB'nin yüksek değerlerini, sahip oldukları çağdışı ve bölücü hedeflere ulaşmada bir vasıta olarak görenlerin, hüsrana uğramaları kaçınılmazdır.
'Herkesin tehdidi kendine'
Konuşmasının büyük bir kısmında küreselleşme ve uluslararası güvenlik bağlantısını da değerlendiren Orgeneral Büyükanıt, küreselleşmeyi, politik, ekonomik ve sosyal konular olmak üzere üç başlık altında ele aldı. Öncelikle, ülkelerin tehdit algılamaları üzerinde duran Orgeneral Büyükanıt, güçlü ülkelerin küreselleşme tanımlarının, kendi çıkarlarına hizmet etmeye yönelik olduğunu söyledi.
DAYATMA VAR
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Büyükanıt,şöyle konuştu "Ne gariptir ki , gelişmekte olan ülkeler de, etnik farklılıkları istismar etme, sosyal gruplar arasındaki çatlakları büyütme ve sosyal istikrarı bozma istikametindeki sistematik politikaları, küreselleşme adı altında istismar etmeye çalışmaktadır. Başka bir ifadeyle, küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve politik boyutları, gelişmekte olan ülkelerin güvenlik politikalarına olumsuz olarak yansıyabilmektedir. Güçlü ülkeler, küreselleşme adı altında, gelişmekte olan ülkelere dayatmalarda bulunabiliyor."
BİZ ÇÖZMELİYİZ
Orgeneral Büyükanıt konuşmasını şöyle sürdürdü "Kendi paradigmalarımızı ülke gerçekleri ışığında yaratmalıyız. Başkalarının kafalarıyla ürettiğimiz çözümler ve yaklaşımlar, vücutlarımızı kafalarımıza yabanlaştırmaktan başka bir şeye yaramamaktadır. Belki küreselleşmenin, en önemli güvenlik boyutu budur. Küreselleşmede, ülke çıkarları yönünde özgün yaklaşımlar ve bu yaklaşımların, stratejik sonuçları, güçlü ülkelerin amaçlarıyla çatışabilir ve belki de kaçınılmaz hale gelebilir."
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|