Tarişbank camiasına bir haberim var:f Eğer bir ay içerisinde 90-100 trilyon lira arasında para bulup bankanın sermayesine katmazlarsa Türk bankacılık tarihinde ikinci defa el konulan ilk banka olacaklar.
Rakam değil, konsept olarak ifade etmek gerekirse, bankanın sermaye yeterlilik rasyosu diye bilinen zımbırtısını sıfırın altındaki bir yerlerden yüzde 8'e çıkartmaları lazım. Yukarıda bahsi geçen para bunun için gerekli.
Bu arada Tarişbank camiasına bir ikinci, hatta üçüncü haberim daha var:
Yukarıdaki paraya ek olarak, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, (BDDK) bankanın Kurula olan 10 trilyon lira borcunun da bir ay içerisinde ödenmesini istiyor. Eli değmişken, Tarişbank'ın Merkez Bankası'na olan 10 trilyon lira civarındaki borcunun da tevdi etmesi gerekecek.
Hatırlanacağı üzere BDDK geçtiğimiz yılın temmuz ayında esas adı Milli Aydın Bankası olan Tarişbank'a, "zararı özkaynaklarını aştığı" yani battığı için el koydu. Hissedarlarf BDDK'ca "yapılan uyarılara karşın," bankaya yeni sermaye koymadılar. Ama bankanın kendilerine iade edilmesi için mahkemeye başvurdular. Mahkeme (hâlâ devam ediyor) bir ara kararla yürütmeyi durdurunca BDDK Tarişbank'ı hissedarlarına geri verdi.
Hissedarlarda yine para yok.
Bu aşamada benim gibi zekâ küpü olmayan birisinin bile aklına şu sual geliyor: Madem ki paraları yok, Tarişciler neden bankalarını geri istiyorlar?
Küçük bir araştırma bu sorunun cevabını da ortaya çıkardı. Devletten şu veya bu şekilde para istiyorlar. Tariş yetkilileri Başbakan Yardımcıları Hüsamettin Özkan, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz'ı ziyaret ederek bankalarının yeniden ayağa kaldırılması içinfdevreye girmelerini istediler.
Bu isteklerinin arkasındaki mantık, Tarişbank'ın (hiç olmazsa teorik olarak) tarım sektörünün bankası olması. Bilindiği gibi TARİŞ incir, üzüm, pamuk, zeytin ve zeytinyağı tarım satış kooperatifleri birliklerinin kısa adıdır.
Ege bölgesinde 65 yerleşim biriminde 106 tarım satış kooperatifi, ve 127.900' ü aşkın üretici ortağı bünyesinde barındırıyor. Türkiye`nin ilk (1915'te kuruldu) ve en büyük kooperatif kuruluşudur.
Ancak Tarişbank'ın faaliyet sahası ve hisse yapısı (ve hatta küçük bir oy deposunu temsil ediyor olması) kötü yönetilip batmış olması gerçeğini değiştirmiyor. Tarişbank'ın atalarımızdan kalmış olması da onun yaşatılması için bir neden değildir. Atalarımızdan değil atalarımızın atalarından kalan Osmanlı Bankası da kısa bir süre önce hayata veda etti. Tarişbank'ın hissedarları, bankalarını batırarak yeni bankalar yasasına göre banka sahiplerinde olması gereken özellikleri bir daha kazanmamak üzere yitirdiler.
Türkiye batan bankaları sermaye desteği ile ödüllendirme devrini geride bıraktı. Politikacılar artık halkın parasını keyiflerine göre harcayamaz.
BDDK bir süre bekledikten sonra bankaya yeniden el koyma kararı almakta haklıdır. Tarişbank'a sermaye koyup eski sahiplerine iade etmek, bankacılık konusunda Türkiye'nin dünyaya ve kendi kendine yollayabileceği en olumsuz sinyaldir.
Türkiye'de saati Aralık 1999'dan önceye çevirip ağızlarını yeniden devletin memesine dayayıp doya doya içmek isteyen birçok lobi var. Tarişbank hissedarları böyle bir lobinin üyesidir.
Yazımı geçen günkü yazıma başladığım cümle ile bağlamak istiyorum: Ekonomik krizden alınan en büyük ders, galiba ekonomik krizden ders alınmadığıdır.