kapat
09.03.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Uzak kaldığımız yılların boşluğunu dolduruyoruz!

İstanbul farklı bir yer oldu bizim için. Mesut Ankara'dan geldiğinde kapıdan girer girmez havası değişiyor.

Ailelerimiz İstanbul'da olduğu için onlarla daha sık görüşüyoruz. Yengeç burcuyum, hassas bir yapıya sahibim. Sanatın her dalına büyük hayranlığım var. Sadece bir dalına yönelerek kendimi geliştirmeyi isterdim. Bu biraz içimde kaldı. Yılmaz çiftinin Beykoz Konakları'ndaki evinin geniş bir bahçesi var. Şehrin gürültüsünden uzak, mor menekşelerle bezenmiş bahçede Hasan'ın Hobi adlı köpeği ile Berna Yılmaz'ın sokaktan bulduğu Fındık adlı köpek koşuşturuyor. Foto muhabiri arkadaşım İlker köpekten korktuğu için bahçedeki fotoğraflarda biraz zorlandık.

8 Mart dolayısıyla kadın sorunlarından açtığımız sohbet "mutlulukla" devam etti.

* Mutluluk size ne ifade ediyor?

Mutluluk son derece göreceli bir kavram. Bireysel mutluluk hayatın her döneminde farklı bir olay üzerine kurulabilir. Bence mutluluğun temeli huzurdur.

* Bireysel mutluluk mutlu olmak için yeterli midir?

Hayır. Toplumsal mutluluk olmadıkça sadece siz "oh ben mutluyum" deyip çekilemezsiniz. Sivil toplum örgütlerinin önemine çok inanıyorum. Herkesin tek başına değil, belli amaçlar için örgütlenmesiyle toplumsal mutluluğu sağlama yolunda mesafe alınabilir.

* Türkiye'nin "mutlu yarınlara" kavuşması için sizin beklentileriniz neler? Hem beklemek yetiyor mu?

Eğitimde dünya standartlarını yakalamış, en küçük yerleşim birimine kadar sağlık sorunlarını çözmüş, gelir dağılımıyla ilgili sorunu kalmamış, sosyal refahı yakalamış, toplumsal çekişmelerden arınmış, hoşgörünün hakim olduğu bir Türkiye. Ancak bunların gerçekleşmesi için beklemek değil, koşmak gerektiğine inanıyorum.

* Sizce Türkiye'nin ana sorunları neler?

Benim için tek ve önemli sorun eğitim. Annelere buradan bir çağrı yapmak da isterim. Lütfen çocuklarını okutsunlar. Daha mutlu bir Türkiye'ye giden yol eğitimden geçiyor.

SANATÇI OLMAYI İSTERDİM
* Şunu da yapsaydım keşke dediğiniz şeyler var mı?

Yengeç burcuyum. Hassas bir yapıya sahibim. Sanatın her dalına büyük hayranlığım vardır. Sadece bir dalına yönlenerek, kendimi geliştirmiş olmayı çok isterdim. Bunun dışında bir pişmanlığım yok.

* Yeni Medeni Yasa çıktı. Mal bölüşümü çok tartışıldı. Siz malları paylaştınız mı?

Aile düzenimizde varlığımız müşterektir. Yeni bir düzenleme yapmadık.

* Siyaset çok stresli, yoğun. Ailece en zorlandığınız günler diye sorsam...

Temposu yüksek günler çok geçirdik. Ancak son seçimlerde 43 gün eve uğrayamamıştık. Hasan'la ilgilenememiştik. Çocukları görmemek bizi çok üzmüştü.

* Yeni eviniz aile yaşantınıza değişiklik getirdi mi?

Burası farklı bir yer oldu bizim için. Ailelerimiz İstanbul'da olduğu için daha sık görüşüyoruz. Mesut Ankara'dan geldiğinde içeriye girer girmez havası değişiyor. Uzun zamandan beri İstanbul'dan uzak kaldığımız için yılların boşluğunu doldurmaya çalışıyoruz.

Evlatlarım beni üzmedi
Berna Yılmaz, politikacı eşi olan annelerin çocuk büyütürken ayrı bir sorumlulukları olduğunu itiraf ediyor. "Daha fazla sorumluluk yükleniyorsunuz. Oğullarımın hem eğitimlerinin iyi olması, hem ileride ayakları üzerinde sağlam basan insanlar olmaları, politikanın aile bireylerini yıpratan yönlerinden uzak durmaları için gayret gösterdim. Yavuz, Allah'a şükür eğitimini tamamladı. Ama Hasan'ın eğitim hayatı sürüyor. Bana ihtiyacı var. Gayretlerimin sonuçlarını beni mahcup etmeyen evlatlarla alıyor olmak en büyük mutluluğum."

Hâlâ yasaklar var!
Bel fıtığını sürekli erteliyordum. Neredeyse felç tehlikesi karşıma çıkınca apar topar oldukça riskli bir ameliyatı değerli doktorum Prof. Azmi Hamzaoğlu'nun ellerinde atlattım. Ama gelin görün ki nekahat dediğimiz dönem insanı belki de en hırpalayan dönem oluyor. 'İyi oldum' diyemiyorsunuz, zira yasaklarınız var. Benim için en zor olan aktif hayattan uzak durmak oldu.

* Ayurveda'ya ilgi duymuştunuz...

Bilimsel tıp her zaman güvenle dayandığımız sağlık yolu. Ancak Ayurveda da kaynağını tabiattan alan tamamlayıcı ve pozitif desteğini sağlıklı yaşamdan alan bir yöntem. Bitki desteğinin katkısına inanıyorum.

* Evde yiyeceklere özen gösterir misiniz?

Kırmızı et artık bizim için faydalı değil. Ben vejetaryen değilim ama kırmızı etten uzak duruyorum. Hindi eti ve balık etini tercih ediyorum. Katkısız yiyecekler konusunda özen gösteririm. Siyah ekmek ve bol sebze tüketiyorum.

* Mesut Bey de sizin kadar özenli mi?

O çok dikkat edemiyor. Tencere yemeklerini çok sever. Bu sıralarda kilo aldığı için bir haftadır dikkat etmeye başladı. Spor yapma şansı yok eşimin. Spor yapmaya kalksa korumaları da kaldıracak. İki gün yürüyüşe çıksa üçüncü gün gazeteciler de kameralarla yürüyecek. Politika insanın yaşamını böyle etkiliyor.

Elif ERGU



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır