|
|
 |
Başrol hakemin
Hem taktik, hem teknik, hem hakem olarak çok ilginç varyasyonların olacağı bir maç izleyeceğiz. İki ayrı futbol oynayan takım. Biri yüzde 100 disipline dayalı, şablonların içinde kalan, fizik gücüne önem veren bir Beşiktaş. Öbür tarafta, varyasyonlar yapabilen, bazen kalıpların dışına çıkan, şahsi olarak da becerilere dayalı G.Saray.
Stadın Ali Sami Yen olması, Beşiktaş açısından avantaj. Çünkü Beşiktaş fizik olarak G.Saray'a göre daha iyi. Şu anda sinir sistemi olarak da iyi. Ama G.Saray, derbiyi lig maçı değil de, bir Avrupa Kupası maçı olarak görürse işin rengi değişir.
Beşiktaş tek forvetle oynayacak, İlhan'la... Araya sürpriz adamlar sokacak. İlhan'ı kim marke edebilir, Emre... Peki ikisi sık sık oyunun içinde kontakt noktası kurarlarsa, ki kuracaklar, bu sefer sahneye kim çıkacak, hakem... Şimdilik hakemi bırakalım. İlhan gezmeye başladığı zaman -ki İlhan her tarafa girip çıkıyor- Emre de gezecek. Hani diyorlar ya "Tuvalete gitse gideceksin." Peki İlhan'la Emre tuvalete gidince boşta kalan koridorlara kim bakacak? İşte bu G.Saray'ın bayağı büyük sorunu.
Siyah-beyazlılar hücuma bazen kızılderililer gibi 5-6 kişiyle gidiyorlar. Ama arkada da büyük açıklar veriyorlar. G.Saray da pek farklı değil. Onlar da hücuma kalktığında arka tarafları kabak çiçeği gibi açılıyor.
Bence maçın kilit isimlerinden biri Ahmet Dursun. Süratini iyi ayarlayabilirse öldürücü darbeyi vurabilecek adam o. G.Saray, Ergün'ü nerede kullanacağına karar veremiyor. Bu Ergün'ü de bozuyor, G.Saray'ı da... Çünkü, bu alanda etkili adamlardan biri de Hasan. Hakan Ünsal varken, bu üçlü tıkır tıkır işliyordu. Şu anda tekliyor. Beşiktaş defansına en ters gelecek adam Serkan. Ama onu da Lucescu beğenmiyor.
Ali Aydın'a ne oldu?
Şu bir gerçek ki, bu maçın sonucu ne olursa olsun, bu maçtan en kârlı çıkacak takım, Antalya'da kazanırsa, F.Bahçe olacak. Bu maçın sonucuna göre belki de 3 takımdan biri Şampiyonlar Ligi'ne bile gidemeyecek.
Orhan Erdemir kendine güvenen, iyi bir hakem. Televizyon yorumlarında "Ben asarım, keserim" diyor. Tabii bu işler asmakla, kesmekle olmuyor. Özellikle sarı kartların çok dikkatli kullanılması gereken bir derbi. Çünkü kontakt noktaları fazla olacak. Beşiktaş agresif oynuyor. G.Saray, seyircisi önünde buna cevap verecek. Çözecek adam da Orhan.
İlhan-Emre, Ümit Karan-Ahmet Yıldırım mücadeleleri, özellikle Hasan Şaş'la Tümer'e yapılacak hareketler... Bunlar hep olayın çıkış noktaları. Tabii bu arada Ronaldo'yla Bülent'i ihmal etmemeli. Tuhaf yerlerde, tuhaf işler yapıyorlar. Merkez Hakem Komitesi'ne akıl sır ermiyor. İlk yarıdaki F.Bahçe-Beşiktaş maçındaki ofsayt-gol ve "Ali Eren elle mi oynadı, top eline mi çarptı?" tartışmaları yüzünden Orhan bu maça kaydırıldı, Metin Tokat üçüncü derbiye, Beşiktaş-F.Bahçe'ye saklandı.
Peki Ali Aydın'a ne oldu? Hani ona sahip çıkacaktınız. Hani onu onurlandıracaktınız, ödüllendirecektiniz, hani onun yaptıkları doğruydu. O zaman kendi kendinizi inkâr ediyorsunuz. Sakın "Hakemime sahip çıkıyorum" diye de artistlik yapmayın.
|
|
|
|