Beş yıl sonra buluştuğumuz Benazir Butto ile ilgili anılarımı yarına bırakıyorum. Ama dünkü maceramızı şimdi anlatayım.
Uzun yıllar içinde yakın dostluk kurduğum Benazir Butto konferans bitiminde "Ben Belediye Başkanı Gürtuna'nın eşi Reyhan Hanım'ın vakfını ziyaret edeceğim. Sen de benimle gel; bugün hiç benden ayrılma" dedi. Ve müşterek, çok yakın arkadaşlarımız hakkında beni soru yağmuruna tutmaya başladı.
Mutlaka görmek istediği üç kişi vardı Benazir Butto'nun; çocukluk arkadaşı, Pakistan asıllı Said Rabb. (Sema Cerrahoğlu ile evlenerek İstanbul'a yerleşmişti.) Said Rabb'ı bir yıl önce kaybettiğimizi söyleyince bir şok geçiren Benazir Butto "Öyleyse Sema ile Nurseli'yi bulalım" dedi.
Sema Rabb yurt dışındaydı. Kız kardeşi Nurseli Cerrahoğlu vaktiyle Benazir'in erkek kardeşiyle nişanlıydı. Onun için, her zaman; "Nurseli ailemiz için bir nimetti ama babamın politik yaşamı yüzünden evlenemediler" derdi.
Nurseli'yi bulmaya çalışırken ev sahipliği yapan belediye yetkilileri bizi Kofi Annan'nın yardımcısı, Amerikalı konuşmacı hanımla Benazir'i beni bir otomobile oturttular.
Benazir'le geçen yıllara ait hatıralarımıza tazelerken, Başkan Gürtuna'nın eşinin arabasını kaybettik. Ve kendimizi yüzlerce, belki de binlerce kadınlı erkekli grupların ortasında bulduk.
8 Mart Kadın Haklarını kutlayan, bayraklarla ve dans ederek neşeyle yürüyen gruptan bir grup bizim arabayı yumruklamaya "Kahrolsun faşizm" demeye başladı.
Benazir'le benim aramda oturan ve en az 120 kiloluk bir hatun olan Amerikalı, araba sarsıldıkça bir bana, bir Benazir'e yalpa vurmaya başladı.
Sivil polislerin korumak için uğraşları bir işe yaramadı; lodosta sallanan bir gemide gibiydik. Camların kırılmasına ramak kalmışken arkadan Benazir'i takip eden basın arabaları tekmelerden nasibini aldı; camları kırıldı. Biz mucize eseri oradan kurtulup Topkapı'daki Eresin Oteli'ne geldiğimiz zaman genç hanım gazeteciler mikrofonlarını Benazir Butto'ya uzattılar: "Çok korktunuz, değil mi?"