kapat
09.03.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Butto'ya vız geldi

1. Uluslararası Kadın Kongresi için İstanbul'a gelen Pakistan eski Başbakanı'nın konvoyu Dünya Kadınlar Günü mitinginde taşlandı Butto korkmadı, çünkü alışıktı

Benazir Butto'nun İstanbul'da bir konferans vermeye geldiğini gazetelerde okuyunca Cemal Reşit Rey Konser Salonu'na gittim. Salon hıncahınç doluydu. Kadın hakları ile ilgili panelin açılış konuşmasını yaptıktan sonra sahneden inerken beni görünce bir çığlık atan Benazir Butto: "Neredeydin, dünden beri senin Ankara'da olduğun söyleniyordu" dedi.

BUTTO'YU ÜZEN HABER
Beş yıl sonra buluştuğumuz Benazir Butto ile ilgili anılarımı yarına bırakıyorum. Ama dünkü maceramızı şimdi anlatayım.

Uzun yıllar içinde yakın dostluk kurduğum Benazir Butto konferans bitiminde "Ben Belediye Başkanı Gürtuna'nın eşi Reyhan Hanım'ın vakfını ziyaret edeceğim. Sen de benimle gel; bugün hiç benden ayrılma" dedi. Ve müşterek, çok yakın arkadaşlarımız hakkında beni soru yağmuruna tutmaya başladı.

Mutlaka görmek istediği üç kişi vardı Benazir Butto'nun; çocukluk arkadaşı, Pakistan asıllı Said Rabb. (Sema Cerrahoğlu ile evlenerek İstanbul'a yerleşmişti.) Said Rabb'ı bir yıl önce kaybettiğimizi söyleyince bir şok geçiren Benazir Butto "Öyleyse Sema ile Nurseli'yi bulalım" dedi.

ARABAYI YUMRUKLADILAR
Sema Rabb yurt dışındaydı. Kız kardeşi Nurseli Cerrahoğlu vaktiyle Benazir'in erkek kardeşiyle nişanlıydı. Onun için, her zaman; "Nurseli ailemiz için bir nimetti ama babamın politik yaşamı yüzünden evlenemediler" derdi.

Nurseli'yi bulmaya çalışırken ev sahipliği yapan belediye yetkilileri bizi Kofi Annan'nın yardımcısı, Amerikalı konuşmacı hanımla Benazir'i beni bir otomobile oturttular.

Benazir'le geçen yıllara ait hatıralarımıza tazelerken, Başkan Gürtuna'nın eşinin arabasını kaybettik. Ve kendimizi yüzlerce, belki de binlerce kadınlı erkekli grupların ortasında bulduk.

8 Mart Kadın Haklarını kutlayan, bayraklarla ve dans ederek neşeyle yürüyen gruptan bir grup bizim arabayı yumruklamaya "Kahrolsun faşizm" demeye başladı.

Benazir'le benim aramda oturan ve en az 120 kiloluk bir hatun olan Amerikalı, araba sarsıldıkça bir bana, bir Benazir'e yalpa vurmaya başladı.

Sivil polislerin korumak için uğraşları bir işe yaramadı; lodosta sallanan bir gemide gibiydik. Camların kırılmasına ramak kalmışken arkadan Benazir'i takip eden basın arabaları tekmelerden nasibini aldı; camları kırıldı. Biz mucize eseri oradan kurtulup Topkapı'daki Eresin Oteli'ne geldiğimiz zaman genç hanım gazeteciler mikrofonlarını Benazir Butto'ya uzattılar: "Çok korktunuz, değil mi?"

'SEN ANLAT LEYLA'
Benazir her zamanki soğukkanlılığıyla gülümsedi: "Ben böyle olaylarla büyüdüm" dedi. Ve bana dönüp "Onlara Lahor'da yerlerde nasıl sürüklendiğimizi anlatsana" dedi.

Lahor'daki maceramızı ve Benazir'le geçmiş 14 yılda paylaştığımız hatıraları yarınki anılarıma bırakıyorum.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır