|
|
 |
Toplantıya Aldo Kaslowksi katılınca şenlikli oluyor
TÜSİAD'ın dışa açılan penceresinin en önemli ismi Aldo Kaslowski. Bana göre yönetim kurulundaki en muhalif isim. Son zamanlarda özellikle kamuoyuna İstanbul Yaklaşımı ve bankaları kurtama operasyonu olarak yansıyan ve çok tartışılan Ankara'nın çalışmalarını, dernek içinde en çok eleştiren işadamı.
IMF Türkiye Masası Şefi Juha Kahkonen, hafta içinde İstanbul Divan Oteli'nde TÜSİAD Yönetim Kurulu üyeleriyle bir yemek yemişti. Amaç, reel ekonomi ve bankacılık sektörü konusunda iş dünyasıyla görüş alışverişinde bulunmak ve istekleri duymaktı.
Anladığım kadarıyla bu gibi yemek ve toplantılara derneğin Yönetim Kurulu Başkan Vekili Aldo Kaslowski katıldığında çok şenlikli oluyor. Çünkü, Kaslowski sözünü sakınmıyor ve inanmadığı projelerdeki yanlışları sıralamaya başlıyor.
Kuşkusuz Kaslowski'ye yanlış gelen, derneğin yönetim kurulu üyelerinden İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince'ye yanlış gelmeyebiliyor. Ne de olsa Özince, bankacılık sektörünün rehabilite edilmesini başlatacak olan ve kanunlaşan yeni yasa hakkında olumlu düşünenler arasında yer alıyor.
Peki Kahkonen'le yenilen son yemekte Kaslowski neler anlattı? Hemen söyleyelim. Krizin reel sektörün belini nasıl büktüğünü en iyi bilenlerden olan Kaslowski, bankacılık sektörüne aktarılacak olan yaklaşık 4 milyar dolarlık kaynağa değinerek, sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 8'in altında olan bankaların, verdiği kredileri geri çağırarak yüzde 8'i tutturma telaşına kapıldıklarını anlattı. Bu durumun zaten zor durumda olan reel sektörü ne kadar olumsuz etkilediğini vurguladı. Kaslowski, özünde hep reel sektörü rahatlatmak için olduğu söylenen bu yeni tasarının özel sektörü rahatlatmak bir yana daha da zor durumda bıraktığını söyleyip duruyor. Kahkonen'in Kaslowski'nin görüşlerini IMF'ye taşıyıp taşıma-yacağını bilmiyoruz ancak dernek yönetim kurulundan farklı seslerin yükseldiğini yakından takip ediyoruz.
Kıbrıs'ı ihya edecek projeler
Türkiye Kalkınma Bankası'nın verdiği 265 milyon dolarlık krediyi duyan 180 işadamının Kıbrıs'a koştuğu ve yatırım konusunda gerçek bir rehbere ihtiyaçları olduğu bu köşede yazılmıştı. Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Selçuk Polat aradı ve Kuzey Kıbrıs Devlet Planlama Örgütü'yle beraber yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Anlattıklarına bakarak, büyüme hızı eksi yüzde 6'larda olan Kıbrıs'ın işsizlik sorununun yeni yatırımlarla çözüleceğini söylemek mümkün. Polat ve ekibi Kıbrıs'la ilgili 13 aylık bir çalışma yapmış. Ortaya çıkan sonuçlar özetle şöyle: Kıbrıs'ta turizm, tarımsal sanayi, sağlık, eğitim, denizcilik (tersane) ve yüksek teknoloji konusunda yatırım teşvik edilecek. Çünkü bu konular için ada çok müsait. Elektronik, konfeksiyon, uçucu yağlar ve kağıt ürünleri konusunda küçük ölçekte fabrikaların kurulması teşvik edilerek, 1000 kişi istihdam edilecek. Turizmde en büyük sorun tanınmamışlık ve direkt uçak seferlerinin olmaması. 1980'lerde Almanlar'ın 155 bin geceleme yaptığı adada, şimdilerde ancak 5 bin geceleme yapıyor. Yani cazibe merkezi özelliğini kaybetmiş. Şimdi beş yıldızlı, dört yıldızlı ve tek yıldızlı üç otel ile bir tatil köyü projesi hayata geçirilecek. Bir de yat limanı yapılacak. Polat, böylece 4 bin 500 kişinin daha istihdam edileceğini anlatıyor. ODTÜ de bir kampüsünü adada kuruyormuş. Polat, şu anda 15 bin öğrencinin olduğu Kıbrıs'ta yetişmiş insan gücü sorununun da kalmayacağını anlatıyor.
Türk işadamları şayet yabancı bir ortakla projelere katılırlarsa şansları iki katına çıkacakmış. Van Et şu günlerde besicilik konusunda yatırım yapmak için bölgede incelemeler yapmaya başlamış bile. Aslında verilen kredi hiç fena değil. Bankacılık sektöründen reel sektöre hiç kredi akmazken, Kıbrıs'taki yatırımın kredilendirilmiş olması işadamları için büyük avantaj gibi görünüyor. Azami kredi tutarı projede öngörülen yatırımın yüzde 60'ı. Üstelik 3 yıl anapara ödemesiz 7 yıl vadeli ve faiz oranı yüzde 10. İşletme kredilerinde ise bir yıl ana para ödemesiz 3 yıl vadeli krediler. Projeler hayata geçerse, Kıbrıs makus talihini aşar. Umarız işadamları projeleri hayata geçirir, devletler de desteklerinin arkasında durur.
|
|
|
|