kapat
09.03.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

İyi gün ağartır, kötü gün karartır..

Dünya Kadınlar Günü geldiğinde başka iş yapmaya kalkarsan, herşey ayağına dolaşır.. Benim dolaştırdığım gibi.. Özellikle böyle bir günde Türk filmi seyretmeyeceksin.. Günün anlamı şey oluyor.. Bir de başka konu aramayacaksın..

Ben kendimi tanıyorsam aynı anda üç işi birden yapmamam lazım.. Yapmaya kalktığımda bir fikir adamı olarak zihnim dikiş tutmuyor..

Normal olarak yazımı yazmam icap ediyordu.. Yazı yazma olayı günümün büyük kısmını alır..

Aslında yazı bir saat ancak tutar ama bu iş için ayırdığım sürenin en az altı yedi katını "Nasıl bir bahane bulsam da bugün kaytarsam.." diye düşünmekle geçirdiğimden, zaman bir türlü yetmez..

Elimde de yayını için gözden geçirmem gereken bir röportaj var.. Bilgi Üniversitesi İşletme Bölümü ikinci sınıf öğrencilerinden Mehmet Cem Güneş'in özümle ilgili röportajı..

***
Bizim ATV'de yayınlanan "Yarınlar Umut Olsun" programı vardı ya! Hayırsever ünlüleri konuk edip, onların bir faaliyetini açık arttırmaya çıkarıyorlar.. Temsil Hülya Avşar'la tenis oynamak, Hande Ataizi ile yemek yemek, Yavuz Donat'la güreşmek gibi..

Başka hayırseverler de bu etkinliklerin birine talip olup, açık arttırmaya katılıyor.. Programı sunan Metin Akpınar da ekrandan millete gaz veriyor.. Sonunda bu etkinliği kazanan kişi muradına eriyor..

Toplanan para da önceden belirlenmiş bir hayır işi için kullanılıyor..

Hasılat 33 milyar
ATV'den aradılar, programa katılır mısın, diye sordular.. Televizyonla işim olmaz.. Ama işin içinde yardım var.. Beni de "Kim Selahattin Duman'la röportaj yapmak ister?" diye pazarlamak gelmiş akıllarına..

Toplanan para son Afyon depreminin yaralarını sarmak için katkı olacakmış.. Afyon'da onyedi sene oturduğumuzdan benim yarı yarıya hemşehrim sayılırlar.. Buna da sevindim..

Özetle ben o gece top oynuyordum, programı seyredemedim.. Takım mağlup durumda olduğundan telefonla canlı bağlantı da yapamadım ama kızlardan öğrendiğime göre 33 milyar lira toplanmış.. Hepsi Afyon'daki depremzedelere gitti..

Gözüm filan da kalmış değil..
Ancak kendi kendime "Benim için de böyle bir kampanya olmaz mı?" diye düşünmedim dersem yalan olur.. Hatta bu konuyu Metin Akpınar'la konuşmaya da karar verdim..

- "Selahattin Duman'a da bir el atalım abiler.." konulu bir kampanya için promosyon olarak "Kazanan Frank Sinatra ile bir hafta tatil yapsın.." olayını teklif edecektim..

Frank Sinatra öbür tarafa gitti.. Kazanan kendi imkanları ile yanına gidecek.. Böylece kimseye yük de olmayacağım..

***
Bunları Mehmet Cem'in röportajını okurken düşünüyordum.. Dikkat dağıtmaya da gelmiyor çünkü oğlanın gözü beni pek tutmadı.. Oturur, röportajın içine karizmayı çizecek bir laf katar, ondan sonra ayıkla pirincin taşını..

Ben bu iki işle kafa patlatırken açık olan televizyondan da "Liseli Kızlar" filmini seyretmeye çalışıyordum.. Daha doğrusu "Dila Hanım" filmi ile "Liseli Kızlar" arasında zapping yaparak geziniyordum..

"Liseli Kızlar" filminde vukuat vardı.. Kötü yola düşen sarışın kadın, dostu ile tartışıyordu.. Şöyle bir diyalog geçti aralarında:

- Adam: "Seni terkediyorum.."

- Kadın: "Masraflarımı kim karşılayacak?"

- Adam: "Sana başka birini buldum.."

Buyrun bakalım.. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için bundan daha maksatlı bir seçim olamaz.. Bu replikleri dinledikten sonra haliyle beynim "fırt fırt.." etti.. Eldeki konuları unuttum.. "Dünya Kadınlar Günü'ne dair bir yazı yazma.." isteği içimi bastı..

Dila Hanım kızdı..

Yazmaya yazarım da okuduğunuz şu yazının ara başlıktan yukarısı tam üç bin ikiyüz vuruş olmuş.. Onu zayi etmek var.. Zaplayıp Dila Hanım'a geçtim.. Türkan Şoray sinirli sinirli ortalığı topluyor.. Kadir İnanır ağabeyim de kaşını yıkmış, ona bakıyor.. Artık Kadir ağabeyim ne dediyse Dila Hanım'ın cinleri tepesinde:

- "İş yapmayan kadın hanım olamaz.." diye tersliyor onu..

Buna da razıyım.. Hiç değilse "İş yapmayan bir bayan.." diye başlamadı cümlesine..

Kadir İnanır kızıp bir Amerikan arabasına biniyor, basıyor gaza.. Dila Hanım da ahırdaki beygire atlayıp peşine düşüyor.. Otobanda bir kovalamaca başlıyor..

Kadir İnanır basıyor gaza.. Yanında saçına sarı boya çalmış bir şehir kızı var, korkudan çığlık çığlığa.. "Durdur arabayı, kaçla gittiğinin farkında mısın?" diye bağırmakta..

Kadir İnanır farkında değil.. İşin kötüsü yönetmen de farkında değil çünkü Dila Hanım'ın beygiri giderek arayı kapatıyor.. Eğer yönetmen sarhoş değilse bu sahneden çıkan sonuç şöyle:

- "Beygirin yerlisi, Amerikan arabasından iyidir.."

Yani.. Yerli malı yurdun malı, herkeş onu kullanmalı.. Bir de ormanları yakmayalım lütfeeen..

***
Sinirimiz takat yetiremediğinden mecburen zap yapıp "Liseli Kızlar" filmine döndüm.. Kendimi bir türlü Mehmet Cem'in röportajına veremiyorum.. Veremem de..

Çünkü ayrılma kararını tebliğ eden dostuna "Masrafları kim karşılayacak?" diye soran kadın, aslında bir kurbanmış.. Filmde flash back yaptılar da oradan biliyorum..

Bunlar lisede iki genç kızken kadın avcılarının ilgi alanına girmişler.. Kafayı masrafa takmış olarak seyrettiğimiz kötü yolu seçmiş.. Esmer olanı namuslu kalmış..

Yönetmen de bu durumu kaldıramamış.. O yüzden film boyunca kötü yola düşeni refah içinde yaşattı, namuslu olanı gecekondularda süründürdü..

(Bakın buradan da bir ders çıkıyor ama Dünya Kadınlar Günü ferdasında söylemek doğru değil.. Sonra usulünce arzederim..)

Biz karar verene kadar yazı yeri doldu, Mehmet Cem'in röportajı elimizde kaldı.. Onun akibetini de yarın anlatırım..

Kıssadan Hisse: Yüklü eşek anırmaz!



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır