kapat
09.03.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Sabah'ta 15. yıl ve Sisyphos

Sabah'ta ilk yazım 6 Mart 1988 yılında yayınlanmış. 28 Şubat rüzgârlarının estiği günlere kadar haftada dört gün yazmışım. Sonra birkaç yıl da yarım sayfalık haftada bir tek yazı ile devam etmişim, son zamanlarda ise yer biraz daha daralmış.

Şimdi muhtemelen hepsi emekli olmuş askeri bürokratların kendileri gibi düşünmeyenlere "psikolojik savaş" açma kararını 'andıç'a dökmeleri ve bunu uygulamaları bizatihi yazının ve gazeteciliğin kendi doğası ile de ters olduğundan medyaya da hayır getirmedi.

Herhalde, bu süreç ilerde daha derinlemesine yazılıp incelenecek.

***
Onca yıldır yazılanları topluca birarada okuyunca insan kendini Sisyphos gibi hissediyor. Biliyorsunuz Sisyphos Korinthos Kralı'dır. Dev bir kayayı bir tepenin doruğuna iterek çıkarmakla cezalandırılır, ama kaya tam doruğa vardığında yeniden aşağıya yuvarlanır.

Biz de "insan hakları, demokrasi ve piyasa"nın geçerli olduğu bir Türkiye için hep aynı gerçekleri tekrarlayıp duruyoruz. Sisyphos ile tek fark; o, "kurnazlığın" simgesi olduğu için cezalandırılmıştı, burada özgür ve zengin bir Türkiye isteyenleri cezalandıranlar, ülkeyi "iç sömürge gibi yönetmeye" alışmış olan kurnaz egemenler.

***
15. yılın ilk yazısını yazmaya koyulduğumda Türkiye'nin gündeminde yine askerler var. Bu kez konu AB.

Askeri Ceza Yasası, siyasi demeç veren askerlerin 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını söylüyor. Nedense o madde hep kadük. Halbuki hukuk tavizsiz uygulansa, Türkiye toplumsal sağlığına çok daha çabuk kavuşacak.

***
Halka başöğretmenlik yapmak sözkonusu olunca "batılılaşma, laiklik ve Kemalizm"in trampetası çalınırken, AB tam üyeliği ciddileşince, İran'ın alternatif gösterilmesi, Türkiye'de asıl olanın egemen zümrenin çıkarları olduğunu gün ışığı gibi herkese anlatmakta.

Üstelik işler iyice mizahileşiyor.

28 Şubat'ı "laik cumhuriyet" için yaptığını söyleyen zihniyet, "İslam Cumhuriyet"i İran'ı yeni partner alternatifi olarak sunarken, Ak Parti Grup Başkanvekili Hüseyin Çelik, dün yaptığı basın toplantısında şunları söylüyor:

"- Demokratik bir cumhuriyet değil, bürokratik bir cumhuriyet görünümündeyiz.

- Hukukun üstünlüğü konusunda çok gerilerdeyiz. Bir hukuk devletinden ziyade bir kanun devletiyiz.

- İnsan hakları ve özgürlükleri konusunda Doğu Avrupa'nın bile çok ama çok altındayız.

- Düşünce ve düşünceyi ifade etme özgürlüğü önünde yığınla engel var.

- İşkence ve gözaltında kötü muamele gibi konularda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde en çok mahkumiyet alan ülkelerden biriyiz.

- Laik bir devlet değil, laikçi bir devlet imajımız var. Laiklik, devletin dini kurallara göre yönetilmemesi, devletin inançlar karşısında eşit mesafede olması ve insanların dini inançları doğrultusunda hayatlarını tanzim etmelerine mani olunmaması iken; ülkemizde bu anlamda din ve vicdan özgürlüğünün varlığından söz edilemez.

- Şeffaflık ilkesi büyük çapta gözardı edildiği için korrupsiyonun (çürümenin) her çeşidi adeta ağ gibi bütün ülkeyi sarmış durumdadır.

Bu geriliklerden, ilkellikten kurtulmamız için Kopenhag kriterlerini eksiksiz yerine getirmeliyiz. Bütün kriterleri yerine getirdiğimiz halde AB'ye alınmasak ne kaybederiz?"

Bize İran'ı seçenek gösteren bürokrat mı Batılı, müktesebatlı bir bilim adamı olan Van Milletvekili ve Ak Parti Grup Başkanvekili Doç. Dr. Hüseyin Çelik mi?

***
Tek sevindirici yan, AB sürecinin Türkiye'yi demagojik palavralardan arındırarak, yönetim iskeletini herkesin gözü önüne berrak bir şekilde makyajsız olarak sermesi. Bunu gördüğümüz oranda, bir "iç sömürge" olmaktan kurtulacağız. Tabii kurnaz egemenlerin bize çektirdiği Sisyphos çilesinden de.


<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır