AB konusunda karşı tezler de ifade edilmeli ki halk bilinçlensin. Ben, Türkiye'de hakim olan 'Askerler konuşmaz. Bir kere konuşur bir daha konuşmaz' görüşünü doğru bulmuyorum. Demokratik sistemlerin sağlıklı işleyebilmesi için güvenlik ve siyaset organlarının diyalog içinde olması gerekli. Başka bir bakış açısının getirilmesi önemli. Kılınç'ın bu açıklamasında Rusya ve İran AB'ye alternatif mi yoksa AB'nin yanında yönümüzü Doğu'ya da dönmeliyiz fikri mi hakim bilmiyorum. Ancak İran ve Rusya ile askeri pakt olabilir, ekonomik birlik olabilir Ğkomşularımızla iyi ekonomik ilişkiler kurmaya mecburuz- ama siyasi birlik olabilir mi burası şüpheli. Siyasi birlik için ortak norm ve standartların olması gerekli. AB ülkelerinin normları belli. İran ve Rusya'nın normlarından mı bahsediyoruz? Ama yine de bu bakış açısı da gözardı edilmemeli. Türkiye kendi jeopolitiğinin farkına ancak böyle varabilir. Bu bölgede ABD'nin gözardı edilmesi de söz konusu olamaz. Böyle bir birlik için AB'den vazgeçip İran ve Rusya ile gerçekleştirmeye çalışmak hayalden ibarettir. Gerçekleşse bile 50 yılı alır. MGK'dan AB ile ilişkilerde alınan kararlar için bir muhalefet söz konusu olmadı şimdiye kadar. Varsa bile söylenmeli. Karnımızdan konuşmak yerine açık seçik konuşmalıyız. ANAP bu ülkenin bir anayasal organıdır. Tıpkı Silahlı Kuvvetler gibi. Onlardan vazgeçilmesi mümkün değilse ANAP'tan vazgeçilmesi de söz konusu değildir."
* Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, "Türkiye'nin birinci hedefinin Batı'da... AB'ye girmek olduğunu ve bu hedeften vazgeçilmemesi gerektiğini" söyledi. AB'ye girmek için yerine getirilmesi gereken bazı kriterlerin de olduğunu hatırlatan Keçeciler, bunlardan korkulmaması ve ekonominin sağlıklı bir zemine oturtulması gerektiğini bildirdi. Orgeneral Kılınç'ın sözlerinin şahsi görüşleri olduğunu belirten Keçeciler, konuların serin kanlı şekilde tartışılması gerektiğini belirtti.
* DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, "Türkiye, bugün AB'ye giden yolda ortaya konan üslupta, onurlu bir duruştan uzaklaşır bir görüntü vermektedir. Bu ortam bir çok kişi ve milletimizi rahatsız etmiştir. 'AB mı? bölünme mi?' gibi bir tercih olmamalıdır. Türkiye, hem bölünmez bütünlüğüne, hem üniter yapısına sahip çıkacaktır, hem de çağdaşlaşma projesi olan AB'ı sahiplenmeye devam edecektir" dedi.
* CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: İran ya da Rusya'nın, AB'ye alternatif olamayacağını söyleyerek "O (Orgeneral Tuncer kılınç) kişisel görüşlerini
söyledi. Türkiye, bir devlet politikası olarak AB'ye girme kararındadır. Bunun gereğini yapmaya devam edecek" diye konuştu.
* Emekli Büyükelçi Şükrü Elekdağ, MGK Genel Sekreteri'nin hükümetin açıklanmış resmi politikasına tamamen ters bir görüşü kamuoyuna açıklayamayacağını belirtti ve "Öyle bir şey yaparsa yetkilerini ve sorumluluklarını aşmış olur. Şimdi bir Dışişleri müsteşarı veya bir büyükelçi Orgeneral Kılıç'ın yaptığını yapsa devlet adabına yani devletin usulünü ve kaidelerini ihlal etmiş sayılır. Kendisine hesap sorulur. Bu hesap sorma işlemi sadece sivillere uygulanır askerlere uygulanmazda, yani böyle durumlarda askerlerin dokunulmazlığı varsa o zaman bu sistemin geçerli olduğu ülkelere askeri demokrasi derler" diye konuştu.
* TÜSİAD, yaptığı yazılı açıklamada şöyle denildi: "Türkiye'nin AB üyeliğinin devletin platformlarında, devlet sorumluluğu taşıyanlar tarafından sorgulanması yanlıştır. Bu sorgulamanın korkular üzerine inşa edilmesi ise özgüven eksikliğinin bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir."
* İktisadi kalkınma vakfı Meral Gezgin Eriş: Türkiye için hiçbir gerçekçi değerlendirmenin, AB dışında bir alternatifi, Türkiye'nin önüne koymadığını söyledi. Eriş, "MGK Genel Sekreteri'nin görüşü bireysel olabilir. Bizim için
bağlayıcı olan MGK'nın kurumsal açıklamalarıdır. Tartışmalar demokratik çerçevede yürürse, AB ile ilişkilerde de yararlı olabilir" dedi.
* SP Genel başkanı Recai Kutan: "Sayın Orgeneral'in İran'la ve Rusya'yla daha ileri seviyede ilişkilerin kurulması gerektiği görüşünü isabetli buluyorum. Erbakan Hocamızın da uzun yıllardan beri ifade ettiği husus zaten budur" yorumunu yaptı.
* AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, "AB, bizim olmazsa olmazımız değildir. Bu açıklamaları başkaları yaptığı zaman yer yerinden oynuyordu. Şimdi MGK Genel Sekreteri'nin de katılmış olması bu tabloyu doğruluyor" dedi.
* Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel, Kılınç'ın sözlerini "son derece haklı ve yerinde saptamalar" olarak gördüğünü söyledi. Gürel, AB'den Türkiye'ye somut bir çizgi gösterilmediğini belirterek, "AB ile bir yandan gerçekçi bir pazarlık sürdürülürken, öte yandan da Türkiye gibi bir ülke hem bulunduğu konum, hem de modern bir ulus olarak çevresindeki öteki seçenekleri de değerlendirmelidir" dedi.
* Sağlık Bakanı Osman Durmuş, Kılınç'ın sözlerini "Bu, bir müzakere sürecinde Türkiye'ye yapılan yanlışlıkları belirlemek için ifade edilen açıklamadır bence. Türkiye AB'ye her şartta mahkum ve mecbur değildir. Ama Türkiye, AB'ye girmek ve konusunda istekli ve kararlıdır" diye yorumladı.