Sezer, resmi bir ziyaret için bulunduğu Çek Cumhuriyeti'nde katıldığı Türk-Çek İş Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada "Demokratik, toplumsal, kültürel ve ekonomik reformları süratle tamamlayarak tam üyelik için hazırlanıyoruz AB'ye tam üyelik her dönemde Türk halkının ve hükümetlerinin ereği olmuştur. Tam üyelik için hazırlanıyoruz" dedi. İki günlük Slovakya ve Çek Cumhuriyeti gezisini tamamlayan Sezer, Türkiye'ye doğru yola çıkmadan önce basının sorularını yanıtladı:
Soru: Orgeneral Kılınç'ın çıkışını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sezer: Çıkış değil. Şöyle söyleyeyim. Biz Atatürk'ten beri 'Yurtta sulh, dünyada sulh' prensibini ilke olarak edindik dış politikamızda. O nedenle, bütün komşularımızla iyi geçinmek istiyoruz. Bunun sadece bize değil, komşularımıza, bölgeye de yararlı olduğunu belirtiyoruz. Bu nedenle AB ile bağlantılı olarak, Rusya ve İran'la ilişki kurmamızın sakıncası vardır diye bir görüş ortaya sürmek doğru değil. Yani elbette, hem AB'ye girebilir, hem de komşumuz olan Rusya, İran'la da iyi ilişkiler kurmalıyız. Bunu her zaman söylüyorum. Rusya'yı rakip olarak değil, işbirliği yapabileceğimiz bir ortak olarak görüyoruz.
Soru: Bu bir politika değişikliği mi?
Sezer: Hayır, politika değişikliği değil, durumu tanımlama. Biz AB ölçütlerini yerine getiririz. O ölçütler, hukuk alanında, siyasi kriterleri yerine getiririz. Ondan sonra müzakere süreci başlar. Adaylığımız, tam üyeliğimiz sözkonusu olduğunda da o zaman oturur düşünürüz. Ulusal çıkarlarımız, AB'yi gerekli kılıyor mu, kılmıyor mu? Onu tartışırız.
Soru: Kürtçe yayın için ne düşünüyorsunuz?
Sezer: Burada bir kavram kargaşası yapılıyor. Kürtçe eğitim-öğretim başka şey, yayın başka şey. Anayasa'nın 42. maddesi şöyle diyor: Resmi dil dışında, başka bir dilde eğitim-öğretim yapılamaz. Anayasamızın 3. maddesin de belirtiliyor "Resmi dil Türkçe'dir" diye. Eğitim-öğretim söz konusu olamaz. Ama başka bir dille yayın konusunu hükümet kararlaştırır. O zaman görüşümüzü belirtiriz.
Soru: İdam terörü de kapsayacak şekilde tamamen kaldırılmalı mı?
Sezer: İdam cezası konusunda hep söylüyorum ben bunu. Anayasa değişikliğine gerek olmadan da idam cezası, yasalarımızdan çıkartılabilir. Ama Anayasa'ya savaş, yakın savaş haliyle, terör suçları dışında, idam cezası verilemez kuralı getirildi. Savaş hali dışında tüm suçlarda idam cezası kaldırılsaydı, daha iyi olacaktı diye ben baştan beri söylüyorum. Şimdi, tabii, hükümet ortakları, bu konuda bir karar versinler.