
Ecevit: AB tek seçenek
Şu gerçek değişmez, Türk ulusu coğrafi açıdan da, tarihsel açıdan da, kültürel açıdan da Avrupalıdır. Avrupa Birliği'ne tam üyelik Türkiye'nin yadsınamayacak ve vazgeçilemeyecek bir hakkıdır
Başbakan Bülent Ecevit, Avrupa Birliği karşıtı açıklamalara sert yanıt verdi ve "Güçlük ve engellerden yılgınlığa kapılıp başka seçenekler aramamız söz konusu olamaz" dedi. MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç, Türkiye'nin, AB'den en ufak bir yardım görmediğini belirterek, "Türkiye'nin, Rusya Federasyonu ve İran'ı da içine alacak şekilde bir arayışın içinde olmasında fayda buluyorum" açıklamalarıyla ilgili tartışmalar genişleyerek sürüyor. Ecevit, Kılınç'ın önceki gün yaptığı açıklamayla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Ecevit tek sayfalık yazılı açıklamasında şu mesajları verdi:
* Avrupa'da kimi çevreler Türkiye'nin AB üyeliğini içlerine sindiremeyebilirler.
* Avrupa Birliği'yle aramızda zaman zaman tartışmalar ve anlaşmazlıklar da olabilir. Fakat şu gerçek değiştirilemez: Türk Ulusu, coğrafi açıdan da, tarihsel açıdan da, kültürel açıdan da Avrupalı'dır.
* Ancak Türk Ulusu yalnız Avrupalı değildir. Türk Ulusu, aynı zamanda Asya kökenlidir. Ortadoğulu'dur, Akdenizli'dir, Kafkasyalı'dır.
* Avrasya sürecinin ve Doğu-Batı yakınlaşmasının önde gelen etkenidir.
* Çağdaş, demokrat ve laik kimliğiyle kültürler ve dinler arasında uzlaşının da bir güvencesidir.
* Geçen ay İstanbul'da yapılan ve Avrupa ile İslam alemini kaynaştıran toplantı bunun bir kanıtı idi. Öyle bir toplantı başka bir ülkede yapılamazdı.
* Bu eşsiz özellikleri nedeniyle Türk Ulusu, Avrupa'nın ufkunun açılmasına da katkıda bulunmaktadır.
* Bu nedenlerle, Avrupa Birliği'nde tam üyelik Türkiye'nin yadsınamayacak ve vazgeçilemeyecek bir hakkıdır.
* Onun için üyelik yolunda karşılaştığımız veya bundan sonra da karşılaşabileceğimiz güçlük ve engellerden yılgınlığa kapılıp da başka seçenekler aramamız sözkonusu olamaz.
* Türkiye elbette bölge ülkeleriyle ve başka ülkelerle de ilişkilerini sürdürecek ve derinleştirecektir.
Mesut Yılmaz: Avrupa milli politikamızdır
Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Orgeneral Tuncer Kılınç'ın sözlerini "Amacını aşan bir değerlendirme. Bunların üzerinde düşünülüp söylendiği kanaatinde değilim" şeklinde değerlendirdi. AB üyeliği hedefinin devlet ile hükümetin izlediği milli bir politika olduğunu ve bunda bir değişikliğin söz konusu olmadığını söyleyen Yılmaz, referandum konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı: "Eğer bu tartışmalarda yaratılmak istendiği gibi bazı kurumlar, yarın bazı siyasi partiler bu milli politikadan vazgeçilmesi önerisi getiriyorsa zaman bunu kısır bir çatışmada bırakmak yerine milletin hakemliğine gidilmelidir. Bizim arayışımız öyle İran'a Rusya'ya uzanan bir arayış değil. Avrupa Birliği hedefinden vazgeçmiş değiliz."
Devlet Bahçeli: ANAP ve DSP'nin rengi belirsiz
Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, AB ile ilgili meselelere temkinli bakılmasının doğru olacağını söyledi. Kıbrıs ve Irak konularının AB ile ilişkileri olumsuz etkileyeceğini belirten Bahçeli, ortaklarını da suçladı. ANAP ve DSP'yi "ulusal hassasiyetler konusunda renksiz" olmakla suçladı. Bahçeli, MHP İzmir İl Başkanlığı'nca düzenlenen yemekte yaptığı konuşmada, idam konusuna değinerek şunları söyledi: "MHP de bu işin içinde olsun diyorlar. Yoksa MHP söylediklerinde haklı çıkar biz mahkum oluruz diyerek MHP'yi suçlamaya çalışıyorlar. İşte hodri meydan. MHP hayır oyu kullanırken siz hangi oyu kullanacaksınız. Oyunuzun rengini görelim. MHP'nin üzerinden kendinize bir renk belirlemeye kalkmayın. Zaten hepiniz milli hassasiyetler konusunda oldukça renksizsiniz."
Derviş: Ordunun stratejisi değişmedi
Devlet Bakanı Kemal Derviş, İngiltere'de yaptığı açıklamada, AB üyeliğinin Türkiye'nin geleceği için anahtar öneme sahip olduğunu söyledi. Londra'da İngiliz Endüstri Konfederasyonu üyeleri ile bir toplantı yapan Derviş, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazeteci, Derviş'e Orgeneral Tuncer Kılınç ve Genel Kurmay Başkanlığı'nın AB ile ilgili açıklamalarını hatırlattı ve bunların Türkiye'nin AB rotasını etkileyip etkilemeyeceğini sordu. Derviş bunun üzerine, bu açıklamaları görmediğini, ancak gerek Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gerekse Milli Güvenlik Kurulu'nun Türkiye'nin Atatürk'ten bu yana süre gelen Avrupa stratejisinin aksine bir şey düşündüklerini zannetmediğini söyledi.
|