kapat
23.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
Limasollu
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Bodur, uzağı gören tek patron mu?

Efsane yönetici Jack Welch General Electric'in (GE) tepe koltuğunda otururken, şirkette Six Sigma yönetim metodu uygulanmaya başlamış. Peki ne olmuş dersiniz? 1995 yılından bu yana GE bu sayede tam 13 milyar dolar kazanmış.

Öyleyse Six Sigma krizde kârlılığı düşen Türk şirketlerinin can simidi olur mu? Kuşkusuz bu soruyu Dow Chemical şirketinde çalışırken Six Sigma'yla tanışan ve bu metodu Türk şirketlerinde uygulamaya başlayan Kerem Bikmen'e sorunca "kesinlikle evet" cevabını alıyorum. Bikmen haklı bir noktaya parmak basıyor: "Paradan para kazanma dönemi kapandı, yani şirketlerin faaliyet dışı gelirlerini artırmaları artık mümkün değil. İş alanı her ne ise onu en iyi yapan şirket kâra geçecek artık."

Peki gerçekten Six Sigma kullanarak bir şirketi kârını artırmak mümkün mü?

Bu sorunun cevabına geçmeden önce "Six Sigma"nın ne demek olduğundan ve şimdiye kadar dünyadaki hangi şirketlerde kullanıldığından bahsetmekte fayda var. Çünkü bu öyle bir yöntem ki bir de lisanı var. Örneğin Six Sigma projesinin lideri şirket içinde Şampiyon olarak çağrılıyor. Proje yöneticilerine ise Kara Kuşak deniyor. Bir de Yeşil Kuşaklar var. Onlar projedeki takım elemanları.

Six Sigma en basit anlatımıyla bir şirkette 'kültür değişimi' anlamına geliyor. Bu kültür değişiminin temelinde de "verilere dayalı karar verme" ve "süreçlerin disiplin içinde uygulanması" yatıyor ve bu sayede hatalar azalıyor. Çevrim süreleri kısalıyor. Stok seviyeleri düşüyor. Verimlilik yükseliyor. Maliyetlerin de azalması sonucunda yüksek müşteri tatmini ve artan pazar payı ile birlikte kârlılık artışı sağlanıyor.

Kalekalıp ve Kalekim

Sistemin ilk ortaya çıkışı 15 yıl önce Motorola'da olmuş. Daha sonra Ford, DuPont, ABB, Dow Chemical, American Express, Chase JP Morgan, Johnson and Johnson, BMW, Samsung gibi pek çok büyük şirket bu yöntemi kullanarak şirket kültürünü değiştirmiş.

Bu geniş girizgâhdan sonra gelelim Kale Grubu'nun patronu İbrahim Bodur'a. Aslında bir dönem Arçelik'te de kullanıldığını ancak sonuna kadar gidilmediğini öğrendiğim Six Sigma, şu anda Kale Grubu şirketlerinden Kale Kalıp ve Kalekim'de kullanılıyor. Six Sigma ciddi bir bütçe gerektiriyor. Bir patronun, yüzde 100 kâr garanti edilse dahi, şirket kültürünü değiştirmesi, yani Six Sigma projesine hemen evet demesi kolay değil. Böylesi bir krizin yaşandığı ortamda belki hiç kolay değil. Ancak İbrahim Bodur Six Sigma'ya çoktan 'evet' demiş.

Kerem Bikmen, Kale Grubu'nda hiç zorlanmadıklarını anlatıyor. Kale Kalıp, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne silah yapıyor. Uzay ve havacılıkla ilgili sistem parçaları ve doğalgaz sayaçları üretiyor. Kalemkim de yapı kimyasalları üretiyor. Bikmen'in anlattıklarına bakılırsa, her iki firma da şimdiden yurtdışı pazarlarda temasa geçilen şirketler için tercih sebebi olmaya başlamış. Anlaşılan Six Sigma şirketler için iyi bir referans olmuş.

Bu sistemi uygulayınca kârlılık patlaması olacağını öğrenen bir patronun hayır diyebileceğine kuşkusuz inanmıyoruz. Ancak Türkiye'de hâlâ "süreçleri ölçüp..." diye cümleye başlayan bir Six Sigma yöneticisine, patronu "süreç ne demek" diye sorabiliyorsa işin ne kadar da başında olduğumuzu tahmin edersiniz.

Six Sigma'yla şirket kültürü sonsuza dek değişiyor
Six Sigma, süreçleri ölçüp, analiz ederek, daha sonra da iyileştirip, bunun sürdürülebilir hale gelmesini sağlamak amacıyla geliştirilmiş bir metodolojiye sahip. Kerem Bikmen'e göre, bu metodun Toplam Kalite Yönetimi veya benzeri programlardan en önemli farkı sonuçların ölçülebilir olması ve bir bölümün tekelinde kalmayıp tüm şirkete yayılıp tüm süreçleri içine alması ve şirket kültürünü değiştirmesi.

Bu arada merak edenler için Six Sigma'nın nereden geldiğini de anlatalım. Sigma, Yunan alfesinin 18. harfi, aynı zamanda standard sapma ile değişkenliğin simgesi. Six Sigma ise iddialı bir hedef ile yola çıkan, çok güçlü bir felsefeye dayanan, müşteri sadakatini ve şirket kârlılığını esas alan, bunun başarılması için en modern yönetim ve istatistik araçları ile donatılmış bir yönetim sistemi. Six Sigma'nın rakamsal hedefi, her ne iş yapılıyorsa ki, bu araç üretimi veya sipariş alımı olabilir, her milyon fırsatta 3.4'den daha az hata yapıyor olmak. Diğer bir deyişle yaptığınız işte yüzde 99,9996 oranında hatasız çıktı elde ediyor olmanız demek.

Cimbom, yöneticilerinin şirketlerine de örnek olacak
Bir öğlen yemeğinde buluştuğum Galatasaray Spor Kulübü Genel Sekreteri ve Hunca Kozmetik'in sahibi Tuncer Hunca, kartvizitini verirken epey zorlandı(!) Cüzdanının her köşesine baktı ama bir tane bile Hunca'lı kartvizit çıkartamadı. Galatasaray Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla (eski görevi) ve Genel Sekreter sıfatıyla kartvizitleri vardı da Hunca Kozmetik yazılı bir tane bile yoktu. Şaka bir yana futbol tutkusunun ne demek olduğunu iki hafta önce yapılan ve 2000'in üzerinde kişinin akın ettiği Galatasaray'ın halka arz toplantısıyla daha iyi anladım aslında.

Galatasaray Spor Kulübü'ndeki asil ve yedek yönetim kurulu üyelerinden kimlerin şirketlerinin halka açık olduğunu soruyorum. Hunca biraz düşünüyor ve aklına hiçbir isim gelmiyor. Ya Hunca Kozmetik? Hunca Kozmetik'in ilk halka açılma girişimi esnasında fabrikada bir yangın çıkıyor, plan erteleniyor. Toparlanma zaman alıyor. Tam herşey yoluna girmişken ikinci kez halka açılma planı yapılıyor. Bu kez de şu bizim meşhur Şubat krizimiz çıkıyor, yine kalıyor. Anlaşılan o ki, hisseleri Borsa'da işlem gören Galatasaray, Hunca ve diğer yöneticiler için ilerde kendi şirketleri için de kullanabilecekleri bir deneyim olacak.

Hunca'nın anlattıklarına bakılırsa kendi şirketinin halka açılmaya pek ihtiyacı yok. Çünkü yatırımın yüzde 95'ini tamamlamış, yani bir kaynağa gereksinimi yok. "Biz açılırsak sadece prestij için açılırız" diyor. Hunca Kozmetik bu yıl iç piyasada 36 trilyon lira ciro ve 4.5 milyon dolarda ihracat hedefliyor.

Tuncer Hunca, belki şirketinin kartvizitini uzatamadı ama hedefleri konusunda ciddi bir vizyon çizdi. Çerkezköy'de 400 kişinin çalıştığı Hunca fabrikasının en büyük planlarından biri İsviçre ya da Fransa'da üretim yaparak, bu pazarlarda etkili olmak.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır