Dünya hızla değişiyor. Hızlanmak için yaptığımız takvimler bile yetersiz kalıyor.
İşte, ölüm cezası meselemiz..
Daha iki gün öncesine kadar bu sorunun orta vadeli taahhütlerimiz içinde yer aldığını düşünerek "2-3 yıl sonra vereceğimiz bir karar için bugünün siyasi ilişkilerini zehirlemeyelim" diyorduk.
Ne oldu?.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, ölüm cezasının savaş suçları da dahil her koşulda kaldırılmasını öngören bir protokolü kabul etti.
Protokol 3 Mayıs 2002'de imzaya açılacak ve hiçbir ülke çekince koyamayacak.
Şimdi ne yapacağız?
"Önce Apo'yu asalım, sonra idamı kaldıralım" diyen Tansu Çiller "Türkiye'nin geleceği, Apo'dan alacağımız intikama feda olsun" mu diyecek?
İple siyaset..
Aslında kimse "intikam almaktan vazgeçelim" demiyor. Öc alma duygusu kutsaldır.
Devlet ve adalet bunun için vardır. Ama uygarlık bu tatmine daha etkin çözümler buluyor.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkan Yardımcısı Uluç Gürkan haklı:
"Apo'nun idamı PKK'nın ekmeğine yağ sürmek olur. Onu yaşarken çürütmek, şehitlerin ruhuna en büyük fatihadır. PKK da çürür böylece. Apo cezaevinde çürürken PKK kendine lider seçemez."
Hiç kimse kardeşi Özdemir Sabancı'yı terör vahşetine kurban veren Sakıp Sabancı kadar idam cezasından yana olamaz.
Ama o, "65 milyonun menfaatinden dolayı taşı bağrıma basarım; idamı kaldıralım" diyor.
Türk halkı terörle kararmış geçmişinden nasıl intikam alacağını biliyor. Bu, uygar dünyanın kalitelerine ulaşmaktır; kör inatlara, ucuz siyasi hesaplara feda edilemez.
İlerlemek için..
Wall Street Journal gazetesinde çıkan Türkiye değerlendirmesinin geniş özetini bugün SABAH'ta bulacaksınız. Mutlaka okuyun..
Türkiye budur ve yarattığımız gerçeği zedelemeye değil, geliştirmeye çalışalım.
Adam olmak için Türkiye'nin itilip kakılmaya, sürüklenmeye ihtiyacı yok.
Sadece birikimini değerlendirecek, kuşakların özlem ve çabaları ile netleşmiş tarihsel hedeflerine sahip çıkacak siyasetçilere ve toplum önderlerine ihtiyacı var.
Kararsızlık ve yavaşlıktan kaynaklanan huzursuzluğun tek sebebi, toplumsal kalitelerimizi siyasete ve meclise tam olarak yansıtamıyor oluşumuzdur.
Partiler ve Seçim yasalarındaki değişikliği temcit pilâvı gibi önünüze koymamın nedeni kapris değildir.
Halkın sağduyusuna inanıyor ve güveniyorum. Sebebi bu!