Son yılların en gergin İstanbul Derbisi, cumartesi günü Kadıköy'de Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda oynanacak ve bu derbinin adamı, İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir olacak..
Cumartesi günü İstanbul'da devlet var mı, yok mu, göreceğiz..
Geçen yıl ayni stada giden Galatasaray taraftarları akıllara sığmaz tertip ve tuzaklarla aşağılandılar ve işkence gördüler.. Stad önünde, yağmur altında saatlerce bekletildiler. Özel olarak su doldurulmuş bir hendekte sıraya sokuldular. Tribüne giriş için tek kapı açıldı. Bu kapıya elleri titreyen bir bileti bir saatte koparan bir emekli kondu ki, kuyrukta ve o suyun içinde beklemeler uzasın..
İçeri girince durum daha da fecileşti.. Oturacakları koltuklara yumurtalar kırılmış, üzerlerine hayvan dışkısı dökülmüştü. Aşağılama ve işkence bu kadarla bitmemiş, yan tribünlerinden üzerlerine bu defa içinde insan çişi bulunan naylon torbalar atılmıştı.
Böylesine planlı bir aşağılama ve işkenceyi futbol tarihinin başka bir sayfasında bulmak mümkün değil..
Şimdi bu yıl benzeri sahneler yaşanacak mı?.. Yoksa 50 bin Fenerlinin dolduracağı stada gidecek bin beş yüz kadar Galatasaraylı, devletin güvencesi altında tertemiz bir maç seyredip, burunları kanamadan evlerine dönecekler mi?..
Bunu sağlayacak kişi Hasan Özdemir!..
Cumartesi günü Kadıköy'de devlet var mı, yok mu, bunu gösterecek kişi, Hasan Özdemir..
Şimdi öncelikle şunlara bakacağız..
1- Maç öncesi Fener tribünlerine, stada sokulması yasak meşale, kesici ve vurucu cisimler sokulup saklanacak mı?..
2- Maç günü bunların sokulması çok sıkı aramalarla önlenecek mi?.
3- Galatasaray'a ayrılan tribün tertemiz olacak mı?.. Maça gelen Galatasaraylılar, güvenlik içinde ve kapılarda süründürülmeden içeri alınacaklar mı?..
4- Galatasaraylılara ayrılan tribünde, büfe, tuvalet gibi acil ihtiyaç bölümleri hazır bulundurulacak mı?.
5- Maça gelen polisler, yüzleri tribüne dönük şekilde yerleştirilecekler mi?.
6- Polisler, koroyla küfür halinde, İstanbul Valisi Erol Çakır'ın talimatı gereği (2000/2 Güvenlik Kararı, Madde uygulama, fıkra b) "Eyleme liderlik edenlerin, fanatiklerin ve olay çıkarmayı alışkanlık haline getirenlerin sorumlu tutulması" çalışmaları yürütülecek mi?.
7- Polisler, yan tribüne, sahaya, herhangi bir yaralayıcı, ya da tahrik maddesi atılması anında derhal müdahele edip, atanları gözaltına alacak mı?.
8- Polisler koltukların kırılma, yakılma teşebbüslerine anında müdahale edip, bunu yapanları derhal gözaltına alacaklar mı?.
9- Polisler, herkesin ama herkesin, elindeki numarada gösterilen yere oturmasını sağlayacak ve denetleyecekler mi?. Maçı bir spor müsabakası olmaktan çıkaran holigan çetelerinin, tehdit ve baskı ile başkalarına ait yerleri gasp edip, bir araya yerleşmelerini ve fesat odağı olmalarını önleyecekler mi?.
10- Polisler tüm merdivenlerin ip gibi açık olmasını sağlayacak ve karşıdan bakanlara "Bu stadda düzeni sağlayan devlet otoritesi demek varmış" dedirtecekler, merdivenlere oturan, yersiz, biletsiz kişileri stad dışına çıkaracaklar mı?..
11- Polisler ayağa kalkılmasına ve ayakta durulmasına engel olacaklar mı?.. FIFA terörün ayakta durmakla başladığı ve geliştiğini tespit edip oturmayı mecburi hale getirmiştir..
12- Saha içine, tribünlere yönelik kameralar konacak ve bu kameraların tespit ettiği holiganlar hakkında, gene İstanbul Valiliği genelgesi gereğince, sonucu hapis ve stada girişi yasaklama olan takibat başlatılacak mı?.
13- Emniyet Müdürü, maçtan en az bir gün önce, kulüp başkanları ile özel görüşmeler yapıp, kimliklerini ve nerden beslendiklerini herkesin bildiği amigolar ve çetelerininden oluşan tahrik odaklarını kontrol altına alacak mı?. Bu amigolar maç günü, stada girdikleri andan itibaren, özel polisler tarafından özel olarak izleneceklerini bilecekler mi?
14- Hepsinden önemlisi, İstanbul Emniyet Müdürü, maçtan en az bir gün önce bir sözlü, ya da yazılı açıklama yapıp, alınan tüm önlemleri ve yapılmaması gereken şeyleri teker teker açıklayıp, bunlara uymayanların gözlerinin yaşına bakılmayacağını ilan edecek mi?.