kapat
13.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Derbinin adamı: Hasan Özdemir!..

Son yılların en gergin İstanbul Derbisi, cumartesi günü Kadıköy'de Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda oynanacak ve bu derbinin adamı, İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir olacak..

Cumartesi günü İstanbul'da devlet var mı, yok mu, göreceğiz..

Geçen yıl ayni stada giden Galatasaray taraftarları akıllara sığmaz tertip ve tuzaklarla aşağılandılar ve işkence gördüler.. Stad önünde, yağmur altında saatlerce bekletildiler. Özel olarak su doldurulmuş bir hendekte sıraya sokuldular. Tribüne giriş için tek kapı açıldı. Bu kapıya elleri titreyen bir bileti bir saatte koparan bir emekli kondu ki, kuyrukta ve o suyun içinde beklemeler uzasın..

İçeri girince durum daha da fecileşti.. Oturacakları koltuklara yumurtalar kırılmış, üzerlerine hayvan dışkısı dökülmüştü. Aşağılama ve işkence bu kadarla bitmemiş, yan tribünlerinden üzerlerine bu defa içinde insan çişi bulunan naylon torbalar atılmıştı.

Böylesine planlı bir aşağılama ve işkenceyi futbol tarihinin başka bir sayfasında bulmak mümkün değil..

Şimdi bu yıl benzeri sahneler yaşanacak mı?.. Yoksa 50 bin Fenerlinin dolduracağı stada gidecek bin beş yüz kadar Galatasaraylı, devletin güvencesi altında tertemiz bir maç seyredip, burunları kanamadan evlerine dönecekler mi?..

Bunu sağlayacak kişi Hasan Özdemir!..

Cumartesi günü Kadıköy'de devlet var mı, yok mu, bunu gösterecek kişi, Hasan Özdemir..

Şimdi öncelikle şunlara bakacağız..

1- Maç öncesi Fener tribünlerine, stada sokulması yasak meşale, kesici ve vurucu cisimler sokulup saklanacak mı?..

2- Maç günü bunların sokulması çok sıkı aramalarla önlenecek mi?.

3- Galatasaray'a ayrılan tribün tertemiz olacak mı?.. Maça gelen Galatasaraylılar, güvenlik içinde ve kapılarda süründürülmeden içeri alınacaklar mı?..

4- Galatasaraylılara ayrılan tribünde, büfe, tuvalet gibi acil ihtiyaç bölümleri hazır bulundurulacak mı?.

5- Maça gelen polisler, yüzleri tribüne dönük şekilde yerleştirilecekler mi?.

6- Polisler, koroyla küfür halinde, İstanbul Valisi Erol Çakır'ın talimatı gereği (2000/2 Güvenlik Kararı, Madde uygulama, fıkra b) "Eyleme liderlik edenlerin, fanatiklerin ve olay çıkarmayı alışkanlık haline getirenlerin sorumlu tutulması" çalışmaları yürütülecek mi?.

7- Polisler, yan tribüne, sahaya, herhangi bir yaralayıcı, ya da tahrik maddesi atılması anında derhal müdahele edip, atanları gözaltına alacak mı?.

8- Polisler koltukların kırılma, yakılma teşebbüslerine anında müdahale edip, bunu yapanları derhal gözaltına alacaklar mı?.

9- Polisler, herkesin ama herkesin, elindeki numarada gösterilen yere oturmasını sağlayacak ve denetleyecekler mi?. Maçı bir spor müsabakası olmaktan çıkaran holigan çetelerinin, tehdit ve baskı ile başkalarına ait yerleri gasp edip, bir araya yerleşmelerini ve fesat odağı olmalarını önleyecekler mi?.

10- Polisler tüm merdivenlerin ip gibi açık olmasını sağlayacak ve karşıdan bakanlara "Bu stadda düzeni sağlayan devlet otoritesi demek varmış" dedirtecekler, merdivenlere oturan, yersiz, biletsiz kişileri stad dışına çıkaracaklar mı?..

11- Polisler ayağa kalkılmasına ve ayakta durulmasına engel olacaklar mı?.. FIFA terörün ayakta durmakla başladığı ve geliştiğini tespit edip oturmayı mecburi hale getirmiştir..

12- Saha içine, tribünlere yönelik kameralar konacak ve bu kameraların tespit ettiği holiganlar hakkında, gene İstanbul Valiliği genelgesi gereğince, sonucu hapis ve stada girişi yasaklama olan takibat başlatılacak mı?.

13- Emniyet Müdürü, maçtan en az bir gün önce, kulüp başkanları ile özel görüşmeler yapıp, kimliklerini ve nerden beslendiklerini herkesin bildiği amigolar ve çetelerininden oluşan tahrik odaklarını kontrol altına alacak mı?. Bu amigolar maç günü, stada girdikleri andan itibaren, özel polisler tarafından özel olarak izleneceklerini bilecekler mi?

14- Hepsinden önemlisi, İstanbul Emniyet Müdürü, maçtan en az bir gün önce bir sözlü, ya da yazılı açıklama yapıp, alınan tüm önlemleri ve yapılmaması gereken şeyleri teker teker açıklayıp, bunlara uymayanların gözlerinin yaşına bakılmayacağını ilan edecek mi?.

***
Şimdi Hasan Özdemir bunları yapmaya neden mecbur, onları sıralayalım..

a) Türkiye 1 Ocak 1994 tarihinde Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan "Avrupa Sözleşmesi Futbol Maçlarında Seyirci Şiddeti ve Kötü Davranışı Uluslararası Antlaşması"na imza atıp taraf olmuştur. Türkiye Anayasası'nın 90'ıncı maddesi gereği, bu antlaşma, artık iç hukukun bir parçasıdır. Antlaşma, stadyumda ve stadyuma yakın yerlerde gerekli düzenin polis ve mülki amirler tarafından sağlanmasını amirdir. Antlaşmanın 6. Maddesi şiddete sebeb olanların cezalarını açıklamaktadır.

b) İstanbul Valiliği 14.9. 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan "Spor Müsabakaları Nedeniyle Vuku Bulan Şiddet Olayları ve Kötü Tezahüratın Önlenmesi Suretiyle Kamu Düzeninin Sağlanmasına Dair Güvenlik Kararı" ile yukarıda 15 madde halinde sıraladığımız eylemlerin polis tarafından sıkıca takibini ve stada 200 metre mesafede zemin boyaları ve tabelalarla ayrılacak "Müsabaka Denetim Bölgesi" ilan edilmesini emretmiştir. Sadece stadda değil, bu 200 metrelik mesafe içinde de yapılanlar suç sayılacaktır.

Valilik cezalandırmaktan çok, "Caydırıcılık ve önleme"yi istemekte ve liderlik yapanların özel takibini emretmektedir. Karar, önlemlerin, olayların başlamasından önce alınmasını amirdir.

c) İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen 1 Şubat 2002 tarihinde tüm iller valiliklerine yayınladığı genelge ile "Spor Müsabakalarında Alınacak Güvenlik Tedbirleri"ni emretmiştir. Bakan Uluslararası Avrupa Sözleşmesi ve UEFA'nın Nisan 2000 tarihli talimatını atıf yaparak emirlerini sıralamıştır. Bakanlığın emirleri, kaleme aldığımız 15 maddenin tümünü içermektedir.

Bakan, maç bitiminde önce konuk takım taraftarlarının güvenlik içinde stadı terketmelerinin sağlanmasını, ev sahibi takım seyircilerinin daha sonra bırakılmasını emretmiştir. Doğrusu da budur. Geçen yıl tam tersi yapıldığı için, Galatasaray taraftarlarının staddan çıkmaları üç dört saat gecikmiş, Galatasaraylı sporseverler evlerine gece yarısından çok sonra dönebilmişlerdi.

***
Hasan Özdemir, devlet hizmetindeki en büyük sınavını bizce bu cumartesi günü verecektir.

Başarılı olması en büyük dileğimizdir.

Ona her türlü yardım da, başta ev sahibi Aziz Yıldırım ve baş konuk Mehmet Cansun olmak üzere, tüm sporseverlerin görevidir.

Cansun'dan başkan olmaz!..
Kendi asbaşkanına tuzak kuran, Galatasaray'ın adı ve hakları adına ortaya çıktığı zaman, onu yapayalnız bırakan bir Galatasaray Başkanı olur mu?..

Mehmet Cansun işte bu..

Fatih Altaylı'yı yok etmek için elinden geleni yapıyor..

Beşiktaş'ın paralı bir memuru ortaya çıkıyor.. Galatasaray'ın asbaşkanı için "O benim muhatabım olamaz. Benim muhatabım Galatasaray başkanıdır" diyor.. Cansun'dan çıt yok..

Yönetim Kurulu kararı ile yapılmasına karar verilen bir basın toplantısı için "Altaylı kulübü değil, kendi adına konuşuyor" diyor..

Cansun'dan çıt yok..

Cansun ihanetleri ile ünlü.. Kendisini başkanlığa götüren yolda Alp Yalman ve Faruk Süren'e nasıl ihanet ettiğini görmüştük..

Şimdi kişisel menfaatleri uğruna, sırf Fatih Altaylı gibi yürekli ve onurlu bir sesi yıpratmak için Galatasaray'a, Galatasaray'ı Galatasaray yapan gelenek ve göreneklere ihanet ediyor..

Galatasaray Kongresi bu kimliği artık iyi tanımak zorunda!..

Efendim!.. Ne ödülü?..
"Bu yıl yarışmaya katılan eserler, hem sayıca az, hem de etki yönünden çok güçlü değildi" diyor, Akgün Tekin, Türkiye Spor Yazarları Derneği Meslek Ödülleri jürisini anlatırken..

Neden Akgün?..

Bir zamanlar, Oscar Ödülleri gibi, nefesimizi kesip heyecanla beklerdik, sonuçları.. Kazananların fotoğrafları sıra sıra yayınlanır, büyük bir gurur konusu olur, bir yıl konuşulurdu. Ödül alanlar bayram çocukları gibi o gece ödülleri ile uyurlardı..

Şimdi, TSYD Ödülleri haber bile olmuyor gazetelere..

Kimse katılma zahmetine katlanmıyor..

O zaman bir yanlış var ortada.. Kocaman bir yanlış..

Şimdi bunu yazdım diye, bana bir kınama mektubu daha.. Bir de sövgü makalesi daha gelir mi acaba?..

Herkesi eleştirenler eleştirilmezler çünkü.. Onların dokunulmazlığı var.

Dostlar.. Beni susturmak için baskı, arkamdan kulis yapacağınıza, hepiniz gazete ve köşe sahibisiniz, fikirlerinizi açıkça yazsanız olmaz mı?.

TSYD Yönetim Kurulu, Düşünce Özgürlüğü için savaşmak için ordadır. Hıncal'ı susturmak için değil!.

Spor Duvarı
* Milli Takım kamp yaptığı oteli ararken kaybolmuş. İster misiniz yarın öbür gün "Kore'ye gidiyoruz" deyip Kuzey Kore'de alsınlar soluğu..

* Kış Olimpiyatları'nda 30 km. krosta piste hiç bu seride yarışmamış sporcu çıkardık. Kuzey disiplininde Kuzey disiplinsizliği..

* Siyasiler derbi için Cimbom kazanır demiş. O halde Fenerliler şimdiden kutlamalara başlasın. Bizde siyasiler ne dese tersi çıkar çünkü.

* Daum hacı olmak istiyormuş. Beşiktaş'ın geldiği noktayı görünce hidayete erdi anlaşılan.

hakanutku@hotmail.com

Sevsinler!..
Türk medyasına bakın.. Ne zaman Galatasaraylılar konuşmaya başlar, hemen "Barış" çağrısı yaparlar.. "Susun, germeyin.."

Fener'in tetikçi yöneticileri, amigo yazarları her türlü kin, nefret, düşmanlık tohumları ekerken, uyarmak akıllarının köşesinden geçmez.. Çünkü onlar alışmıştır.. Fener cephesinin durmadan saldırıp, Galatasaray cephesinin durmadan susmasına.. Kırk yılın bir başı, Galatasaray'da sabırlar taşar, birisi konuşur.. O zaman bizim barış melekleri hemen ortaya çıkarlar:

"Susun.. Germeyin!.."

Sevsinler!..



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır