kapat
13.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Asrın en büyük dolandırıcılık davası

Motorola ve Nokia'yı 3 milyar dolar dolandırdığı iddiası ile Uzan Ailesi aleyhine açılan davanın ilk duruşması, Güney New York Eyalet Mahkemesi'nde bugün yapılacak
New York ve Washington'da bir haftadır yaptığım araştırmalar, Telsim'in, Motorola ve Nokia'ya borcunu ödememesinin, artık Türkiye'nin ulusal güvenliğini ciddi biçimde tehdit eder boyuta geldiğini gösteriyor.

Burada, bırakın Motorola'nın kendisini, ABD Dışişleri Bakanlığı, Pentagon, Kongre, işadamları ve diplomatlar, "Türkiye'nin nasıl bir felakete doğru gittiğini" açık açık anlatıyorlar.

Türk halkı Motorola dendiği zaman, sadece "Cep telefonunu" hatırlıyor. Oysa Motorola, özellikle savunma ve haberleşme konularında ABD'nin en önemli kurumlarından biri. Devletle iç içe. GSM onların ikinci işi. ABD silahlı kuvvetlerinin uydularından tutun, denizaltılarına kadar hemen her şeyde Motorola damgası var.

ABD Borsası'nın durumunu gösteren Dow Jones Endeksi'ni oluşturan 30 dev şirketten biri de Motorola. Bu şirket, Kongre ve yönetim üzerinde müthiş etkili. Nitekim, başta Başkan Bush olmak üzere burada Ecevit ile görüşen herkes, Başbakan'ın yüzüne, "Türk hükümetinin bu sorunu mutlaka çözmesi" gerektiğini "Aksi taktirde, yabancı sermaye girişinin beklenmemesini", "Türkiye bir hukuk devleti olmalıdır" cümlesini kullanarak söyledi.

Ne zaman söylediler? Başbakan Türkiye'ye yatırım yapmalarını istedikten sonra.

Nitekim birkaç gün sonra Ankara'ya gelecek olan ABD'li Kongre üyeleri ve bu ayın 26'sında Ankara'da toplanacak olan Türk-ABD Ekonomik Konseyi'nin Amerikan tarafında bulunan bürokrat ve işadamları da, Türkiye'nin ekonomik isteklerinin karşılanması için, Motorola'ya olan borcun ödenmesinin önemini, Türk tarafına bir kez daha anlatacaklar.

NİYE FELAKET DEDİK?
Bu olayın Uzanlar'ı artık çok aştığını ve Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit eder boyuta geldiğini nedenleriyle birlikte irdeleyelim:

Burada bizim SPK'ya benzeyen "Securities and Exchange Comission" denen bir kurum var. Bu, tamamen bağımsız ve son derece güçlü bir kurum. Amerikan şirketleri her 3 ayda bir, durumlarını bu kuruma, denetçi raporu ile bildiriyor. Motorola şimdiye kadar, Uzan Grubu'ndan olan 2 milyar dolar civarındaki alacağını, bu kuruma verilen şirket raporlarında, "tahsil edilebilir borç" olarak gösteriyordu. Peki bundan sonra tersini yapsa, yani "Borcu geri alamıyorum" derse, ne olacak biliyor musunuz? Yukarıda sözünü ettiğimiz komisyon durumu derhal bütün dünya finans kurum ve merkezlerine bildirecek. Türkiye Cumhuriyeti'nin yurt dışından borçlanma imkanı daralacak. Örneğin Merrill Lynch, Goldman and Sachs gibi finans devleri Türkiye için olumsuz raporlar yayınlayacak. Bu, dış kaynak ihtiyacına şiddetle ihtiyacı olan Türkiye için bir felaketin başlaması anlamına geliyor.

Burada görüştüğümüz, olayı çok yakından izleyen bazı kişiler bakın ne dediler:

ANKARA FARKINDA DEĞİL
"Başbakan Ecevit, bu olayı iki şirket arasında bir anlaşmazlık sanıyor. Oysa öyle değil. Çünkü, Uzanlar, Motorola'ya kredi için başvurdukları zaman, üzerinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti antetli bir yazı ile geldiler. Bu kağıtta, GSM hakkının Telsim'e verildiği yazıyordu. Bu belge Uzanlar'ın dürüstlüğüne ve ciddiyetine kefil olmak anlamına geliyor."

Türkiye açısından ne kadar korkunç değil mi?

Okumaya devam edelim:

"Olayın nereye gittiği, Başbakan Bülent Ecevit'e ABD'de anlatıldı. Bu arada Uzanlar'a son bir şans verilmesi için, Motorola, Londra'da Hakan Uzan ile buluştu. Bu buluşmada Hakan Uzan son derece umursamaz bir ifade ile, 'Sizin kabul edebileceğiniz uzlaşmanın ancak üçte birini verebilirim' dedi.

Uzanlar'ın sadece Motorola'ya ödemediği kredi borcu 2 milyar dolar. Ve Motorola, diyelim ki 1.8 milyar dolara kadar inebilir. Yani Motorola'nın kabul edebileceği miktar 1 milyar 800 milyon dolar. Uzanlar ise 500-600 milyon dolar ödeyeceklerini bildirip, kalan bütün borcun silinmesini istiyor. Motorola bu teklifi reddediyor."

Olayın bambaşka boyutları daha var. Motorola halka açık bir şirket. Dolayısıyla, milyonlarca Amerikan vatandaşının, emeklilik fonları başta olmak üzere bu şirkette paraları var.

Bakın olay daha nerelere gidiyor:

KONGRE DEVREDE
ABD Kongre üyelerine, Motorola'da hissesi olan seçmenlerin baskısı giderek artıyor. Burada iki boyut var. Birincisi, Motorola'nın seçim süresinde Kongre üyelerine yaptığı bağışlar. İkincisi, seçmenlerin 'paramızı kurtarın' diye, kendi bölgesinden seçilen Kongre üyelerine yaptıkları baskı. Bu nedenle Kongre üyeleri giderek yoğun biçimde Türkiye'ye, Uzanlar'ın borcunun ödenmesi için baskı yapmaya başladı.

Dışişleri Bakanı İsmail Cem durumu iyi biliyor. Motorola'nın ABD'nin en az 40 eyaletinde ya fabrikası var, ya da şirketi. Düşünün etkisini.

Ve Türkiye'ye baskı yapanlar arasında, Türkiye Dostu Gurubu'ndan Kongre üyeleri de var, ne yazık ki. İşin nereye doğru gittiğini görmemek için kör olmak lazım. Adamlara hem "Gel benim ülkeme yatırım yap" diyoruz, hem de bütün bu olup bitenlere seyirci kalıyoruz.

Uzanlar 1.4 milyar dolarlık Barings olayını solladı!
Motorola ve Nokia şirketlerinin Uzanlar aleyhine "Çete suçlaması" ile açtığı davanın duruşması, bugün New York'ta saat 14:00'de (TSİ 21.00'de) yapılıyor. Yargılama, Pearl Sokağı'nda bulunan Güney New York Eyalet Mahkemesi'nin 12'nci katındaki salonda yapılacak. 3 milyar dolarlık dolandırma iddiasının görüşülecek olması davaya şimdiden asrın en büyük "dolandırıcılık davası" özelliğini kazandırdı.

Dünya ve Türk basınını günlerce meşgul eden bir başka dava 1995 yılında yaşanmıştı. O dönem İngiltere'nin en eski yatırım bankası olan 251 yıllık Barings Bank'ı batıran ünlü borsacı Nick Leeson, bankayı tam 1.4 milyar dolar "dolandırarak" iflas ettirmeyi başarmıştı.

Olay şöyle gelişmişti: 1993'te Barrings Bank'ın Singapur'daki ofisine atanan Leeson 2 yıl içinde bankanın kaynaklarını, değeri düşmesi kesin gözüyle bakılan yatırım fonlarına yatırmış, kendisi ise aynı yatırım fonlarında aldığı ters pozisyonlarla kişisel servetini "hatırı sayılır bir biçimde" büyütmüştü.

Olayların ortaya çıkması üzerine Singapur'dan kaçan ancak Almanya'da yakalanmasının ardından tekrar bu ülkeye geri gönderilen Leeson yargılamanın ardından 6.5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezaevindeyken bağırsak kanseri olan ve ameliyat geçiren Leeson iyi halinden dolayı 1999 Temmuz'unda serbest bırakılmıştı. İngiltere Kraliçesi Elizabeth'in de yatırımlarını sakladığı, bu nedenle kraliçenin bankası olarak anılan Barrings Bank, Hollandalı sigorta şirketi ING tarafından 1 sterline satın alınmıştı.

DAVAYA KÜL YUTMAZ YARGIÇ BAKIYOR
Uzan Ailesi hakkındaki 13 davanın 4'ü, şantaj, tehdit, illegal yollardan servet elde etmek gibi fiilleri işleyenlerin yargılandığı RICO Yasası (Racketeer Influenced and Corrupt Organisation Act) kapsamında açıldı. Bu yasa genelde mafya aktiviteleri ile mücadele için kullanılıyor.

Bir başka ilginç gelişme davaya bakan ve RICO konusunda kitabı bulunan mahkeme Yargıcı Jed. S. Rakoff'un "kül yutmaz" denilecek cinsten bir uzman olması. ABD yargı çevrelerinde saygın konumu olan Rakoff, Nokia ve Motorola'nın ortak başvurusu üzerine Uzanlar'a ait New York'ta bulunan 10 daire ve 8 milyon dolarlık nakit varlığına ihtiyatı tedbir kararı aldırmıştı. Ayrıca Londra Eyalet Mahkemesi de Cem Uzan'ın İngiltere ve Galler'de bulunan 50 milyon dolarlık mal varlığı dondurulmuş ve tüm havaalanı ve yat limanları da uyarılarak Uzan'a ait yat ve uçakların tespit edildiği anda müsadere edilmesi istenmişti.

Sedat SERTOĞLU



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır