kapat
04.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
'Basın etiği'ni öğreniyoruz!

Geçen Cuma yazdığım "Gazetede bir kalite olmalı" başlıklı yazımda daha çok gazetecilerin saldırgan üslupla, küfürle, cinselliği sakız etmekle kolaycılığa kaçtığı üzerinde durmuş, gelinen noktada 'yazılı basın'ın da yarar kadar zarar verdiğini söylemiştim.

Üzerinde durmamız ve kendimize çekidüzen vermemiz gereken çok önemli bir nokta daha var. Rekabet sözkonusu olduğunda 'medya'nın kendini kaybetmesi.. Ne kendine saygı kalıyor, ne okuyucuya, izleyiciye, ne de meslektaşa.. Bir fırsat çıktı mı gözü kapalı atlıyoruz üzerine.

Gerçek midir, değil midir, kanıtı var mıdır, yoksa yargıdaki bir olaya müdahale, yargıyı etkileme midir, yani kısacası, -yaptığımız- suç mudur düşünmeden herkesten önce veryansın ediyoruz rakiplerimize (genel konuşuyorum ama Sabah bu konuda dikkatli bir gazetedir.. Kendisine karşı kampanya halinde bir saldırı sürdürülmedikçe cevap bile vermez).. Ne zamana kadar yapıyoruz bunu?

Benzer bir durumla kendimiz karşılaşıncaya kadar. Rakip bir gazete benzer saldırıyı bize yaptığında sarsılarak kendimize geliyor ve birdenbire basın kurallarını hatırlayıveriyoruz.

O zaman da söylediklerimiz, itirazlarımız inandırıcı olmuyor tabii.. İnsanlar "Kardeşim, iki gün önce sen tenkit ettiğin davranışı kendi gazetende yapmamış mıydın? Araştırıp, soruşturmadan, sırf rakibin diye gerçekleri saptırarak anlatıp, çarşaf çarşaf varolmayan 'malvarlığı' listeleri vermemiş miydin? diyorlar..

Bunun zararı, güven kaybı da yalnız bana, sana, ona değil, tümüyle "basın"a oluyor. Yazık oluyor.

Keşke sadece bileğimizin gücüne güvenebilsek.. Keşke alavere, dalavere ihtiyacından artık vazgeçebilsek. Uğruna edebi yazılar döşendiğimiz 'dürüst basın', 'saygın basın' özlemimizi önce kendimizde gerçekleştirebilsek.

Keşke artık doğru, düzgün bir "medya" bir toplum olabilsek! Ve hatalarımızın cezasını gençlere çektirmesek!

Tek örnek, başkası yok!
Geçen Çarşamba akşamı Power FM'de Cem Ceminay'ın programındaydım. TV ve radyo programlarına katılmama kararımı çok nadiren bozuyorum, Cem Ceminay'ın programı bana karar değiştirtenlerden biridir. Senelerdir dinlerim, hele o saatte arabadaysam hiç kaçırmam; neşeli, dinleyicisine saygılı, Türkçe'yi güzel kullanan, olumlu mesajlar veren, pozitif enerji yayan çizgisini hiç değiştirmedi.

Program sırasında telefon eden çok sayıda okuruma teşekkür ediyorum ve bu arada sorulardan birini ve cevabını tekrarlamak istiyorum. Bir okurumuz "Tutuklu bulunan banka patronları hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sordu. Ben de kendisine "Hangi patronlar, Fon'a geçirilen bankalar arasında tutuklu bulunan tek banka patronu Dinç Bilgin.. Üstelik uzun süre önce BDDK ile anlaşmaya varılmış ve 'Kamu zararı dengelenmiştir' açıklaması yapılmış olmasına rağmen. Üstelik borçların ödemesi başlamış, tüm malvarlığına el konmuş olmasına, zararı Etibank'tan çok daha fazla olan bankalara devlet yardımı kararı alınmış olmasına rağmen" cevabını verdim.

Türkiye'de 'Ben yaptım oldu' anlayışı birçok konuda kendini gösterir ama böyle bir hata, haksızlık açıkça 'tutuklama, özgürlüğe el koyma' konusunda yapılınca boyutları binlerce kat daha büyüyor. Dinç Bilgin'in tutuklanmasının, hele diğer banka patronlarına yapılmayan, herşeyin ona yapılmasının, rakip gazete ve TV'lerin tümüyle yalan iddia ve suçlamalarla yaptığı yayınların, sebep olunan prestij zararının koskoca bir medya kuruluşu olarak çektiğimiz üzüntülerin büyük haksızlık olduğuna ilk gündenberi inandım.

Bu telafisi imkânsız zararların hesabı nasıl verilebilir bilmiyorum. Tek bildiğim Türkiye'nin imzaladığı anlaşmalarda ve Anayasa'da yer alan "vatandaşlar arasında eşitlik, insan haklarına saygı" gibi maddelerin sürekli ihlâl edildiği! Bakalım bu büyük haksızlık ne zamana kadar sürecek?



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır