Keyifli bir hafta sonu
İşimiz televizyon izlemek olduğu için, hafta sonlarında bir yerlere, ne bileyim bir sinemaya, bir tiyatroya, bir eğlence yerine gitmek, yıllardır bize haramdır. Onun için, Cuma ve Cumartesi geceleri televizyonda eğlenceli birşeyler oldu mu, dünyalar benim olur. Ne yalan söyleyeyim, haftalardır ilk kez hafta sonunda evde oturmaktan sıkılmadım. Cuma akşamı "Yeter Anne"yi izledim, doya doya güldüm. Anacığım hayatta olduğu için midir, bilemiyorum, "Yeter Anne"yi bir başka seviyorum. Hele Suna Pekuysal'ın oyununa bitiyorum. Gözleri ile, mimikleri ile oynuyor "Ben oyuncuyum" diyor. Özkan Uğur, Ziya Kürküt, Çıta Nilüfer, yani Derya Baykal da, Suna Pekuysal'ın oyunu altında ezilmiyor. "Yeter Anne", daha ikinci haftasında, mutlaka izlemem gereken dizilerin arasına girdi.
Cumartesi akşamı "Hamdi Alkan TV", "Sibel - Huysuz Show", "Hülya Avşar Show" arasında gezindim durdum.
Huysuz'un, Sibel Can, Nükhet Duru ve Safiye Soyman'ın eline birer oyuncak bebekle, çocuk bezi tutuşturup, "Haydi bakalım, bebeğin altını değiştirin" demesi ile birlikte komedi de başladı. Güle güle bir hal olduk. Hazır yeri gelmişken söylemeliyim. Safiye Soyman "Aşk Olsun"la galiba 12'den vuracak.
Hülya Avşar Show'u, Hülya, Melih ile Eray'ın canına okuyacak diye açtım. Biraz hayal kırıklığına uğradım. Melih ile Eray yanyana gelmediler. İstememişler. Hülya Avşar da benim gibi düşünüyor. Melih'in, Hülya konusunda doğruları söylemediğine inanıyor. Melih uçmuş. Pek bir havalarda. Eray'ın söyledikleri doğruysa eğer, Melih-Hülya maçının ikinci raundu pek yakındaymış. Eray "Bu iş burada bitmeyecek" diyordu Hülya Avşar'a. Haydi hayırlısı.
|
|