
Üniversitede kalan yandı
Yüksek öğretimde yeni düzen getiren tasarı geçerse üniversitede "CEZA" dönemi başlıyor. Sınıfta kalan yüzde 50 fazla harç ödeyecek, yalan beyanın cezası atılmaya kadar gidecek
Hükümet'in, üniversitelerde mali özerkliği sağlamak amacıyla hazırladığı yasa tasarısından, çocuğu yükseköğrenim gören ailelere "kara haber" çıktı. Meclis Milli Eğitim Alt Komisyonu'nun önemli değişiklikler yaptığı tasarı, yarın TBMM Bütçe Plan Komisyonu'nda ele alınacak. Tasarı, okulundan normal süresinde mezun olamayan öğrencilere "yüksek harç ödeme" cezası getiriyor. Öğrenim katkı paylarının tahsili ve öğrencilere verilecek kredilerin dağıtımını Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan üniversitelere devreden tasarı, "sanal yüksek öğretim" gibi yeniliklerle birlikte yüksek öğrenim sisteminde köklü değişiklikler öngörüyor.
ÖĞRENİM KREDİSİ :
Okul harçları ve dar gelirli öğrencilere verilen öğrenim kredisi miktarları, her yıl Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek. Bakanlar Kurulu kredi miktarlarını yüksek öğretim programlarına ve coğrafi bölgelere göre farklı olarak belirleyebilecek.
HER ÖĞRENCİYE VERGİ NUMARASI :
Kredi Yurtlar Kurumu devreden çıkartılacak. Okul harçlarını ödemek ve eğitimini sürdürebilmek için kredi almak isteyen öğrenciler, Kredi Yurtlar Kurumu yerine artık, yerleştirildikleri veya kayıtlı oldukları üniversiteye başvuracaklar. Öğrencilerin gerçekten ihtiyaç sahibi olup olmadığını, bir rektör yardımcısının başkanlığında oluşturulan komite değerlendirecek. Kredi alacak her öğrenci vergi numarası almak zorunda da olacak.
YALAN BEYANA CEZA:
Kredi alan öğrencinin kasıtlı olarak yanlış beyanda bulunduğu belirlenirse, kredi kesilecek, aldığı kredi, kanuni faizi ve kredi miktarının iki katı tutarında ceza ile birlikte 6 ay içerisinde tahsil edilecek. Bu kişilere öğretimleri süresince bir daha kredi verilmeyecek. 6 ay içinde kredi cezasını ödemeyenler ise, okuldan atılacak. Kredi alan öğrencinin borcu, DİE'nin açıkladığı toptan eşya fiyat endeksindeki artışlar dikkate alınarak tahsil edilecek.
SINIFTA KALMAYIN:
Hazırlık sınıfı veya yabancı dil geliştirme programı dışında, yüksek öğretim programlarından normal süresi sonunda mezun olamayan öğrencilerin ödeyeceği üniversite harçları otomatikman katlanacak. Bu durumdaki öğrencilerden uzattıkları birinci yıl için yüzde elli, devam eden yıllarda ise yüzde 100 fazlasıyla harç alınacak.
PARALI ÖĞRENİM:
Paralı öğretime kabul edilecek öğrencilerin ödeyeceği öğretim ücretleri, aynı adı taşıyan normal örgün öğretim programları için belirlenen harçların üç katı fazlasına kadar belirlenebilecek.
YABANCI ÖĞRENCİLER :
Yabancı uyruklu öğrencilerden alınacak öğretim ücretleri ise, uluslararası rekabet koşulları göz önüne alınarak ve genel esaslara bağlı olmaksızın üniversite yönetim kurullarınca belirlenecek.
KASADA REKTÖR OTURACAK:
Toplanan paralar, üniversite ileri teknoloji enstitülerinde rektörlüğe bağlı işletme hesabına yatırılacak. İşletme hesabının 'ita amiri' rektör olacak. Bu hesapta bulunan nakit fazlaları, üniversite veya ileri teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun uygun göreceği yöntemlerle nemalandırılabilecek.
SANAL ÖĞRETİM:
Yüksek öğretim kurumları, telekomünikasyon, bilişim, medya kuruluşları ve basımevleri ile ortaklıklar ve konsorsiyum kurup eğitim yapabilecek. Bu tür eğitim programlarının öğrenci girişi, müfredat, sınav ve değerlendirme esasları YÖK tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek. Bu öğretim programlarına kayıtlı öğrencilerden alınacak öğretim ücretlerini ise ilgili üniversite yönetim kurulu tespit edecek.
YÖK BAŞKANI'NA YENİ YETKİLER :
Daha önce YÖK'ün atadığı ÖSYM Başkanı da, yeni tasarıyla YÖK Başkanı tarafından atanacak. ÖSYM Başkanı, ayrıca görevini yerine getirmekten dolayı doğrudan YÖK Başkanı'na karşı sorumlu olacak. YÖK Başkanı, ÖSYM yürütme kurulunun 5 yıl süreyle görev yapacak 2 üyesini belirleme hakkına da sahip olacak.
ESKİ BAŞKAN TEPKİLİ:
YÖK eski Başkanı, DYP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Sağlam ise, tasarıyı "facia" olarak nitelendirdi. Kredi Yurtlar Kurumu'nun devreden çıkarılmasının "keşmekeşe yol açacağını" savunan Sağlam, Kredi Yurtlar'a bağlı yurtların da üniversitelere devredilmesini eleştirdi. DYP'li Hasan Sağlam'a göre, bu uygulama nedeniyle yurt fiyatları artacak, dar gelirli vatandaşların yükseköğrenim yükü katlanacak.
TASARININ GEREKÇESİ "SAĞLIKLI REKABET"
Üniversitelerin toplumsal gelişmenin itici gücü olduğu vurgulanan tasarı gerekçesinde, Türk üniversitelerinin çağın gerektirdiği evrensel kalite düzeyine ulaşabilmeleri ve gelişmelere göre kendilerini yenileyebilmeleri için, yüksek öğretimde sağlıklı bir rekabet ortamının oluşturulmasının şart olduğu kaydedildi. Devlet ve vakıf üniversitelerinin birbirleri ve yurtdışındaki öğrenim kurumları ve ideal üniversite kavramı ile rekabet etme durumunda oldukları belirtilen gerekçede, halen yurtdışında çok yüksek ücretler ödeyerek öğrenim gören 50 binin üzerinde Türk öğrenci bulunduğu anımsatıldı. "Türk yüksek öğretiminin geleceğini yurtdışı ve vakıf yüksek öğretim kurumlarında aramak, gerçekçi bir yaklaşım değildir" görüşüne yer verilen gerekçede, tasarının "devlet üniversitelerinin yurtdışı ve vakıf üniversitelerinin sahip olduğu idari ve mali yetkilerle donatılması, yeni ve ileri uzaktan öğretim teknolojilerinden geniş şekilde yararlanabilmesine imkan sağlanması, üniversitelerin mali özerkliğinin artırılması ve idari-mali konularda kendi başlarına karar verebilmelerine imkan tanınması" amacıyla hazırlandığı kaydedildi.
Şebnem HOŞGÖR
|