
Apo'yu vermek zorundasınız
Dönemin Başbakanı Yılmaz, Büyükelçi Bandini'yi ziyaret ederek son derece gergin bir tavır içinde Öcalan'ı iade etmedikleri taktirde Türkiye'de İtalya aleyhine olabilecekleri hatırlattı
İtalyan polisinin Apo'yu kelepçeleyerek götürmesinden sonra adamları bindirildiği polis arabasını izledi. Bir yandan da komünist milletvekili Mantovani'yi arıyorlardı. Ahmet Yaman telefondaki kişiye şöyle bağırıyordu: Ramon sen misin? Her şey çok kötü gidiyor. Moskova'da bize söylenenden durum çok farklı. Bize ne söz verdiler? Bırak siyasi sığınmayı Öcalan'ı tutukladılar anladın mı? Hemen bir avukat bulmak lazım? Niye anlaşmaya uymadılar?
Apo'nun İtalya'da yakalandığı haberi ertesi gün Türkiye'nin her yerinde duyuldu. Gazeteler yaptıkları özel baskılarda "Öcalan tutuklandı: Bebek katili hapiste" başlıklarını kullandı. Tüm Türkiye bayram yapıyordu. Saat 08.00'de Ankara'da İtalyan Büyükelçiliği'nde Müsteşar Daniele Verga, bürosuna henüz gelen Büyükelçi Massimiliano Bandini'ye "kötü haber"i verdi: Efendim, dün Öcalan'ı Roma'da yakaladılar... Bandini zaman kaybetmeden Roma'yı aradı. İtalyan Dışişleri'nde kimsenin olaydan haberi yoktu! Hatta genç diplomatlardan biri uykulu bir sesle "Öcalan kim?" diyordu. İşin ilginç tarafı, aynı günkü İtalyan gazeteleri, Apo'nun tutuklanışını manşetlere taşımıştı.
YILMAZ'DAN ELÇİLİĞE BASKIN
Müsteşar Umberto Ranieri gizli hattan Mantovani ile konuşuyordu. Apo'nun avukata ihtiyacı vardı. Mantovani partiden arkadaşı Parlamento'da Adalet Komisyonu başkanlığı yapmış olan ünlü avukat Giuliano Pisapia'yı önerdi. Öcalan'ın avukatlarını da ayarladıktan sonra Mantovani'nin arabuluculuk rolü sona ermişti. Artık Öcalan'la ilişkileri bizzat hükümet yürütecekti.
Saat 11.00'de Dışişleri Bakanlığı'nda acil bir toplantı yapıldı. Dışişleri Bakanı Lamberto Dini'nin gizli anlaşmadan haberi yoktu. Dini'nin sözcüsü Giampiero Massolo, D'Alema'nın adamlarına sordu: Öcalan halen uçmakta mı yoksa İtalya'ya geldi mi? Dini bilinçli bir biçimde operasyonunun dışında tutulmuştu. Bu gizliliğin ardında D'Alema vardı.
Ankara'da aynı gün yerel saatle 13.00'de Büyükelçi Bandini, Başbakan Mesut Yılmaz'ı beklemekteydi. Yılmaz, Bandini karşısında son derece gergin bir tavır içindeydi. Aralarında şu konuşmalar geçti:
"Büyükelçi bu olayın bizim için en mutlak önceliğe sahip olduğunun farkında mısınız?"
"Farkındayım Sayın Başbakan. Olayla ilgili olarak hükümetinizin pozisyonunu çok iyi biliyorum. Buna idam cezası da dahil. Bildiğiniz üzere benim ülkem ise bu cezayı asla onaylamıyor."
"Öcalan'ı bize vermek zorundasınız."
"Hükümetimden henüz hiçbir talimat almadım. Ancak ülkemin anayasası ve hükümetin çizgisini iyi biliyorsam bu ihtimalin olmadığını söyleyebilirim."
"Aksi takdirde İtalya nezdinde Türkiye'de neler olabileceğini düşündünüz mü?"
"Biliyorum. Ancak İtalyanlar'ın da köşeye sıkıştırılmak istendiğinde nasıl inatçı olduğunu biliyorum."
PKKLILAR'IN BASIN TOPLANTISI
Türk basını, televizyonlar Öcalan'ı bulmak için Roma'nın altını üstüne getirirler. Türkiye'den aşırı milliyetçilere bağlı bir grup da Öcalan'ı fiziken yok etmek amacıyla Roma'ya gelir. Türkiye'deki sağ eğilimli kaynaklar olayı doğruladılar.
Ertesi gün sabah saat 11.30'da Öcalan'ı Palestrina hastanesinde Avukat Saraceni ziyaret etti. Apo, İtalyan hükümetini şikayet eder ve bu muameleyi beklemediğini dile getirdi. Öcalan şunu teklif etti:
"Bana 2-3 ay zaman yeterli olur. Böylece özgürce çalışır, her şeyi değiştirebilirim. Barış için bir çözüm bulacağım. Yeter ki beni bıraksınlar çalışayım."
İtalyanlar, Öcalan'ın teklifine kulak asmayınca bu sefer tehdit aşamasına gelindi: "Sert bir açıklama yapacağım, İtalyan hükümetini bütün gücümle protesto edeceğim. Niyetim açlık grevi yapmak."
Öcalan'ın emri üzerine PKK'lılar 14 Kasım'da bir basın toplantısı düzenlediler. Açıklama D'Alema'nın midesine bir yumruk gibi indi. Akif Hassan gizli anlaşmayı su yüzüne çıkardı: "İtalyan yetkilileri Öcalan'ın Fiumicino'ya gelişini biliyorlardı: saati, dakikası, saniyesiyle. Hükümet her şeyi biliyordu."
ÖCALAN ÇARK EDİYOR
Başbakanlıkta boyutları düşünülemeyecek bir fırtına kopmak üzereydi. Başbakan D'Alema müsteşarı Marco Minniti'ye bir çözüm bulunmasını emreder. Ortaya Roberto Cuillo'nun ismi atıldı. Cuillo'ya PKK'nın Roma sözcüsü Ahmet Yaman'la bir araya geldi ve resmi teklifi iletti: İtalyan hükümeti siyasi sığınma verecek. Ancak Öcalan'ın gelişi üzerine İtalyan hükümeti ile anlaşıldığı açıklamasını yalanlanacak.
Yaman zaman kazanmak isterken, Cuillo "hemen" diye çıkıştı. Bir saat sonra Öcalan bir yalanlama metni hazırladı. Saat 18.00'de ajanslar şu haberi geçiyordu: "Öcalan: Roma'ya tek başıma geldim."
Senatör Russo Spena da Kürtler'in hükümetle parlamento'yu birbirine karıştırdığını, parlamenterlerin davetini hükümetin daveti gibi yorumladıklarını söyleyerek durumu kurtarmaya çalıştı.
Artık Öcalan da hastanede daha rahattı. Adamları ile görüşüyor, röportajlar yapıyordu. Bu arada büyük bir kan kaybı yaşadı. MİT'in de Roma'da faaliyetlere başlaması üzerine kamikaze militan Rozelin, Roma'dan Avrupa'daki bir ülkeye kaçtı...
Rozelin Deniz bölücübaşının sevgilisi miydi?
Öcalan, Rusya'dan hareket ederken yanında PKK'nın Rusya'daki temsilcilerinden Mecit Mamoyan ve yanından ayrılmayan kamikaze militan Rozelin Deniz (Ayfer Kaya) bulunuyordu. Rozelin Yunanistan, Romanya, Bulgaristan ve Macaristan'la ilişkilerden sorumluydu. Yirmiüç yaşındaki sarışın, yeşil gözlü bu genç kadın Apo'nun sevgilisi olduğu iddiasını şiddetle reddediyordu. Rozelin daha sonra kendisi ile İtalya'da yapılan röportajda "Ben bir savaşçıyım. Dağlarda savaştım. Apo ve yoldaşlar beni kendisine yanında hizmet etmem için seçtiler. Ölüme kadar onu savunacağım" sözlerini sarfediyordu. Apo'yu Yunanistan'a götürmek isterken başarılı olamayan Rozelin daha sonra aslında Norveç'e gitmelerinin de mümkün olduğunu ancak İtalya'yı bir Akdeniz ülkesi olması nedeniyle seçtiklerini söylüyordu.
YARIN
* Clinton yönetimi ne zaman devreye girip D'Alema'ya baskı yapmaya başladı?
* Başbakan D'Alema, Roma'da Erdal İnönü'yle ne görüştü?
* İtalya Büyükelçisi ile Müsteşar Faruk Loğoğlu, poker masasında neyi tartıştı?
* İtalya, Apo'ya ne zaman "Git artık" restini çekti?
dYasemin TAŞKIN
|